MUĞLA (Medyascope, Gündem Fethiye) – Bodrum Demirbükü’nde iki turizm tesisi projesine verilen “ÇED Olumlu” kararına TMMOB tepki gösterdi. Kurul, projelerin bölünerek ÇED sürecinden kaçırıldığını öne sürdü ve dava açtığını duyurdu.

Bodrum’un Demirbükü mevkisinde, Sakızbükü Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. ile Tüya Turistik Yatırımlar ve İnşaat A.Ş.’nin ayrı ayrı planladığı iki turizm tesisi projesi gündeme geldi. Bakanlık, her iki projeye de EK-2 kapsamında “ÇED Olumlu” kararı verince TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu (İKK) kararlara tepki gösterdi.
Kurul, dün (15 Eylül) düzenlediği ve TMMOB Bodrum İKK Başkanı Mustafa Erdoğan’ın okuduğu basın açıklamasında, kararın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Muğla İdare Mahkemesi’nde dava açtığını duyurdu.
İki proje de aynı portföy şirketine bağlı
Sakızbükü Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş.’nin projesine 3 Haziran 2026’da, Tüya Turistik Yatırımlar ve İnşaat A.Ş.’nin projesine ise 31 Temmuz 2026’da “ÇED Olumlu” kararı çıktı. Sadece bir yolla birbirinden ayrılan iki proje için TMMOB, firmaların iletişim bilgilerinin aynı olduğunu ve hisselerinin yüzde 100’ünün Repie Portföy’e ait olduğunu aktardı.
Kurul, bu nedenle iki projenin ayrı değil birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu ve bütüncül değerlendirmede oda sayısının 227’den 335’e çıktığını belirtti.
Proje alanı korunması gereken bölgelerde yer alıyor
Açıklamaya göre 15 parselden oluşan ve 196 bin metrekarelik alanı kapsayan iki proje için hazırlanan dosyada, 600 bin metrekareye kadar yapılaşmaya izin veriliyor. Çevre Düzeni Planı ise aynı alanı orman, tarım arazisi, doğal sit alanı, turizm koruma ve gelişim merkezi ile önemli doğal alan olarak tanımlıyor.
TMMOB, Proje Vaziyet Planı’nın doğal varlıkları gözetmeden hazırlandığını, alanın yüzde 30’unun kısmen korunması gereken taşınmaz kültür varlığı statüsünde olduğunu ve bir bölümünün de koruma bandında yer aldığını savundu. Kurul, buna karşın Muğla Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun görüşünün alınmadığını vurguladı.

10 aydır süren müdahaleler alanı çölleştirdi
TMMOB, 1/100.000’lik plan notlarının ağaç kesimini kurul kararına bağladığını ve doğal dokuya müdahaleyi yasakladığını hatırlatarak, buna karşın alanda 10 aydır süren müdahalelerin bölgeyi çölleştirdiğini savundu.
Kurul, Proje Tanıtım Dosyası’nda altyapı kapasitesi, atık yönetimi, su tüketimi, kıyı kullanımı baskısı ve ekosistem etkilerinin birlikte ele alınmadığını, yani kümülatif etki değerlendirmesi yapılmadığını aktardı. TMMOB ayrıca, flora ve fauna çalışmasının sadece Mayıs 2026’da yapıldığını belirterek bir aylık gözlemin ekosistemin bütününü temsil edemeyeceğini vurguladı.
Demir Deresi’nin güzergahı değiştirilecek
TMMOB, şirketin Demir Deresi’nin güzergahını değiştirerek bu alana “ekolojik gölet” adıyla suni bir gölet ekleyeceğini iddia etti ve bu müdahalenin su döngüsünü, taşkın kontrolünü ve yeraltı suyu beslenmesini bozacağını savundu. Kurul, söz konusu göletlerin DSİ’den izin alınmadan vaziyet planına eklendiğini aktardı.
TMMOB, mimari proje paylaşılmadan “ÇED Olumlu” kararı alındığını belirterek Bodrum’un en önemli sorunlarından birinin su kaynaklarının yetersizliği olduğunu vurguladı ve projeyi Bodrum’un “Kanal İstanbul’u” olarak tanımladı.
Atık su deniz ekosistemini tehdit ediyor
Projeye göre tesis, kıyıdan bin 150 metre uzaktan çekeceği deniz suyunu ters ozmoz yöntemiyle kullanım suyuna dönüştürecek. TMMOB, bu işlem sonucunda oluşacak iki kat tuzlu atık suyun deniz canlılarına ve kıyı ekosistemine geri dönüşü olmayan zarar vereceğini savundu.
Kurul, Ağa Han Ödülü sahibi mimar Turgut Cansever’in tasarladığı Demir Tatil Sitesi’nin bulunduğu Demir Koyu’nun önemine dikkat çekerek, 335 odalı tesisin Torba-Gölköy ulaşım sistemine ağır bir trafik yükü ekleyeceğini belirtti.

TMMOB dokuz talebini sıraladı
TMMOB, açıklamanın sonunda dokuz talebini sıraladı. Kurul, “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesini, iki projenin bütüncül olarak yeniden değerlendirilmesini ve orman, tarım alanları ile kıyı ekosisteminin korunmasını istedi.
TMMOB ayrıca, Demir Deresi’nin doğal işlevlerinin korunmasını, kuraklık senaryolarının dikkate alınmasını, ters ozmozla oluşacak tuzlu suyun denize verilmemesini ve flora-fauna incelemesinin dört mevsim boyunca yapılmasını talep etti. Kurul son olarak, trafik ve altyapı sorunlarının kümülatif ele alınmasını, Turgut Cansever’in eserlerinin korunmasını ve bilimsel verilerin kamuoyuyla şeffaf paylaşılmasını istedi.
Açıklamanın ardından başka isimler de konuştu
Basın açıklamasının ardından MUÇEP Bodrum Meclisi’nden Umay Karabaş, Bakanlığın belgeleri haritada değerlendirmediğine dair Sayıştay raporları bulunduğunu belirterek “Bu Bakanlığın ihmalidir” dedi.
Eski Bodrum Kent Konseyi Başkanı Gamze Türk Oğuz ise projenin iki ayrı proje gibi gösterilmek istendiğini söyleyerek, “Buranın EK-1 listesinden bütüncül bir proje olarak yürümesi gerekiyor. ÇED sürecine tabi olması gerekiyor” diye konuştu.






