Büyük gazetecilik başarısı: Washington Post muhabirleri kendilerine kurulan tuzağı nasıl açığa çıkardı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Washington Post gazetesine, ABD’li senatör tarafından cinsel istismara uğradığını iddia eden kadının, gazeteyi aldatmak için kurulan bir tezgâhın parçası olduğu ortaya çıktı. Üstelik Washington Post, tezgâhın arkasında ana akım medyayı karalamak ve aldatmak için çalışan sağcı bir kuruluşun olduğunu da ortaya çıkardı.

Washington Post ile irtibata geçen ve gazetenin muhabirine mülakatlar veren Jaime Phillips, ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Roy Moore’un 1992 yılında, 15 yaşındayken kendisini hamile bıraktığını ve kürtaj olmak durumunda kaldığını iddia etti. İki hafta boyunca Washington Post muhabirlerine verdiği bir dizi mülakatta Moore’la yaşadığı cinsel ilişkiye dair dramatik bir hikâye anlatan kadın, mülakatlar süresince bunların yayınlanması halinde, bunun Moore’un adaylığına nasıl bir etkisi olabileceği konusunda Washington Post muhabirlerinin görüşlerini almak için ısrar etti.

Washington Post, temelsiz bulduğu bu iddiaları yayınlamadı. Post muhabirleri, hikâyedeki tutarsızlıklar ve sosyal medyadaki bazı paylaşımları nedeniyle kadından şüphelendiler. Bunları kendisine dile getirdiklerinde, kadın, gazetecileri hedef alan herhangi bir kuruluş için çalışmadığını söyledi.

Fakat Pazartesi sabahı, Washington Post muhabirleri, Phillips’i Project Veritas isimli kuruluşun New York ofisine girerken gördü. Project Veritas ana akım medya kuruluşlarını ve sol grupları hedef almasıyla tanınan bir kuruluş. Project Veritas mensupları, kılık değiştirerek yaptıkları yalan haber röportajlarını ve video kayıtlarını kullanarak “medyanın yalan ve yanlı haberler ürettiğini” ortaya çıkarmak için tezgâh kurmalarıyla biliniyorlar. Bu kuruluşun başındaki isim de sağcı bir aktivist olan James O’Keefe.

O’Keefe, 2010 yılında sahte kimlikle federal hükümete bağlı ait binaya giriş yaptığı gerekçesiyle suçlu bulunmuştu. Phillips’in Project Veritas’a girdiğini gören Post muhabirleri derhal kuruluşla irtibata geçti ancak James O’Keefe cevap vermeyi reddetti ve “Şu an bir röportaj yapıyorum, size hiçbir şey söylemeyeceğim” dedi.

Daha sonra Washington Post muhabirlerinden biri, O’Keefe’yi yolda yakaladı ve konuyla ilgili sorular yöneltti. Project Veritas için çalışıp çalışmadığının defalarca sorulmasına rağmen O’Keefe yanıt vermedi ve acelesinin olduğunu söyleyip gitti. O’Keefe’ye Beyaz Saray’ın eski danışmanı Stephen Bannon ya da Cumhuriyetçi stratejistler için çalışıp çalışmadığı da soruldu fakat yanıt alınamadı.

Konuyla ilgili olarak Cumhuriyetçi Senatör Moore’un sözcüsüne de soru soruldu fakat sözcü yorum yapmayı reddetti.

Pazartesi günü Jaime Phillips’in Project Veritas ile bağlantısı olduğunun tespit edilmesinden sonra Post muhabirleri Phillips’i defalarca telefondan aradı fakat Phillips yanıt vermedi. Washington Post’un iddiasına göre Phillips’in arabası Project Veritas’ın otoparkında bir saati aşkın süre kaldı.

https://www.youtube.com/watch?v=WjIpa50tMyI

Washington Post muhabirleri, cinsel istismara uğradığını iddia eden Phillips’in hikayesindeki tutarsızlıklardan şüphelendikleri için titiz bir çalışmayla iddiaların asılsız olup olmadığını araştırdılar. Phillips’in nerede yaşadığını, nerede çalıştığını, kimlerle bağlantılı olduğunu tespit eden muhabirler, günler boyunca evinden ofisine kadar Phillips’i takip ettiler. Nihayetinde Washington Post tuzağa düşmemekle kalmadı, tuzağın ne olduğunu ve kimler tarafından kurgulandığını da ortaya çıkardı.

Phillips’in Project Veritas ile bağının ortaya çıkması üzerineyse Washington Post, olağandışı bir karar aldı ve Phillips ile yaptığı “off-the-record” görüşmeleri yayınlamaya karar verdi. Washington Post’un yöneticisi Martin Baron, “İyi niyetle yapıldığı takdirde ‘off-the-record’ anlaşmasına daima sadık kalırız. Fakat söz konusu olay, bizi aldatmak ve utandırmak için yapılmış bir düzenden ibarettir. Project Veritas’ın niyeti, açıkça, bizi tuzağa düşürdükten sonra konuşmaları yayınlamaktı. Fakat gazetecilik ilkelerine gösterdiğimiz özen ile oyuna gelmedik ve bu kötü niyetle yapılan ‘off-the-record’ anlaşmasına sadık kalmamız için bir neden yok” dedi.

 

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus