Saha dışındaki tartışmaların damga vurduğu bir kariyer: Arda Turan

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Futbola Bayrampaşa’da Altıntepsi Makelspor’da başlayan Arda Turan, sonrasında kaptanlığa kadar yükseleceği Galatasaray’a 2000 yılında transfer oldu. Beş yıl kadar altyapıda forma giyen Arda Turan, 2005-2006 sezonunun ikinci yarısında Manisaspor’a kiralandı. Galatasaray’a döndüğü sezon Şampiyonlar Ligi 3.ön eleme maçında Mlada Boleslav maçında yaptığı iki gol ve bir asitlik performansla kendisini takip edenleri heyecanlandırdı. Hemen ardından düzenli olarak forma şansı bulan Arda Turan, ‘10’ numaralı forma ile birlikte Galatasaray takımının kaptanlığını aldı.  2011/2012 sezonunun başında, 12 milyon euroluk bir bedelle kendisini İspanya’nın önemli kulüplerinden Atletico Madrid’de buldu.

Selçuk İnan’ın Euro 2016 elemelerinin baraj maçında İzlanda’ya karşı attığı son saniye frikik golüyle Türkiye, kendisini 13 Kasım 2015 itibariyle Euro 2016 grup aşamalarına katılmaya hak kazandı. Kader gölünün sahibi Selçuk İnan olsa da basın tarihimize o gün gözleri yaşlı bir şekilde tribünleri selamlayan Arda Turan geçti. Tüm gazeteler manşete Arda Turan’ın o fotoğrafını koydu.  Tarihler 13 Kasım 2015’i gösterdiğinde Barcelona’da kariyerini sürdüren ve Milli Takım’da kaptan olan Arda Turan, halihazırda bir Türk oyuncuya ödenen en yüksek bonservis bedeli apoletine sahip. Aradan geçen birkaç yılın ardından, başarılarla dolu İspanya kariyerinde kendisine ‘El Turco’ denilen Arda, persona non grata’ya dönüştü. 40 milyon Euro’nun üzerinde bir bonservis bedeliyle başladığı Barcelona kariyerine, bedelsiz bir şekilde Medipol Park Başakşehir’e kiralanarak veda etti. Bu süreç içerisinde Arda Turan’ın kariyerinin satır başlarını sizler için derledik.

foto2

İspanya’da mutlu günler

2011/2012 sezonunun başında, Galatasaray’da Atletico Madrid’e transfer olan Arda Turan için İspanya kariyeri oldukça umutlu başladı. Atletico Madrid gibi, yeniden tepeye oynamak isteyen bir takıma transfer olan Arda Turan, böylelikle çok problem yaşadığı Türkiye’den uzaklaşacak, futboluna konsantre olacaktı. Hatta heyecanını imza töreni sırasında gizleyemeyen Arda Turan, Atletico’nun bir gün İspanya Ligi’ni kazanabileceğini söyleyecek, ancak kendisiyle aynı fikirde olmayan İspanyol medyasından “Biri ona İspanya ligine geldiğini hatırlatsın” şeklinde bir cevap alacaktı. Geçen zaman Arda Turan’ı haklı çıkardı. Atletico uzun yıllardır süren Barcelona-Real Madrid hegemonyasını şampiyonlukla delecek, aynı sezonda da Şampiyonlar Ligi’nde final oynama başarısı gösterdi. Uzun saçları, güler yüzü ile Atletico taraftarının çok sevdiği bir isim olmayı başaran Arda Turan, sahada Madrid ekibine güven veren bir oyuncuydu. Bu özellikleri ve başarısı onu daha sonra 40 milyon euronun üzerinde bir bedel ile Barcelona’ya transfer olmasını sağladı.

foto3

Arda  Turan Nou Camp’ta

Arda Turan’ın Barcelona kariyeri oldukça çalkantılı başladı. Kendisiyle birlikte Katalan ekibine katılan Alex Vidal, Barcelona’nın o dönem aldığı transfer cezası nedeniyle 6 ay futboldan uzak kaldı. Dönemin Barcelona teknik direktörü Luis Enrique, Arda Turan’a olan güvenini her seferinde dile getirdi. Cezanın hemen ardından da 7 numaralı formasını sırtına geçirip takıma katkı vermeye başladı. Enrique ile geçirdiği bir buçuk sezonda ortalamanın üzerinde gözükse de kendisine ödenen 40 milyon euroluk bedelin gölgesinde kaldı. Özellikle Katalan basınıyla yıldızı hiç barışmadı. Arda Turan’ın yaşam tarzı ve profesyonelliğini manşetlere çıkaran Katalan basını, o dönem Barcelona’nın kötü gidişini yaptığı tartışmalı transferlere bağlayacak, Arda Turan ise bu transferlerin başında gösterilecekti. Hemen ardından Euro 2016 ile başlayan süreçte Arda Turan hem Türkiye’deki hem Barcelona’daki kredilerini hızla tüketecekti.

foto4

“Biz bitti demeden bitmez” sloganıyla Fatih Terim’in önderliğinde Euro 2016’ya hazırlanan Milli Takım, henüz kamp aşamasındayken gündeme takım içi tartışmalar ile geldi.

Fatih Terim – Arda Turan gerilimi

Türkiye Milli Takımı Avrupa Şampiyonası maçlarına Arda Turan ve Fatih Terim arasında yaşanan tartışma iddialarıyla girdi. Tartışmanın sebebi kamuoyuyla paylaşılmasa da o dönem takım içerisinde bir prim sorunu olduğu ve bu prim tartışmasını Arda Turan’ın başını çektiği bir grubun başlattığı iddiaları yüksek sesle dile getirildi. 2016’nın ikinci maçı olan İspanya maçında Türkiye’nin sergilediği silik futbolun faturasını “El Turco” Arda Turan’a çıkaran Türkiye tribünleri onu İspanyolların önünde yoğun olarak ıslıkladı ve onu teselliye Barcelona’daki takım arkadaşları geldi.

foto6

Arda Turan ise, galibiyetle sonuçlanan ve grup aşamasının son maçı olan Çek Cumhuriyeti maçının ardından “Bazı kişileri affetmeyeceğim ama bunları konuşmanın zamanı değil” şeklinde değerlendirmesiyle bu tartışmaların peşini bırakmayacağını ilan etti, bir yandan da hedefi tam olarak belli olmayan birtakım kişilere ve kurumlara karşı yepyeni bir meydan okudu.

arda-terim-640

Turnuvanın ardından ise Fatih Terim, Arda Turan’ın da içerisinde bulunduğu ve Selçuk İnan, Burak Yılmaz, Gökhan Gönül ve Caner Erkin’i gibi yüksek profilli oyuncuları kadro dışı bırakınca, Euro 2016’da yaşananlar iyiden iyiye merak edilmeye başlandı. Kamuoyuna prim krizi olarak yansıyan olay ile ilgili ne Terim’den ne Arda Turan’dan net bir açıklama uzun süre boyunca gelmedi. Ta ki, Fatih Terim “Benden değil, halktan özür dilemeleri lazım” diyene kadar. Hemen ardından konuyla ilgili açıklamalar yapan Arda Turan, kimseden özellikle toplumdan özür dileyecek kadar vahim olayların yaşanmadığını belirtirken, kendisini ‘primci’ olarak lanse edenlere de meydan okumayı ihmal etmedi.

Daha sonra TFF başkanı Yıldırım Demirören’in ve önemli siyasi figürlerin araya girmesiyle tatlıya bağlanmaya çalışılan Fatih Terim-Arda Turan krizinin çözülmediği Terim’in 13 Kasım 2016’da şu sözleri ile anlaşılacaktı: “Kadroya aldım, gönlüme almadım.”

Arda Turan’dan “evet” kampanyası

Arda Turan, eski futbolcu ve yorumcu Rıdvan Dilmen’in başlattığı anayasa referandumuna “evet” kampanyasına katılmasıyla da gündeme geldi.  Faizlerin düşmesi hakkındaki fikirlerinden siyasal bir referanduma, Türk futbolun durumundan Bayrampaşa’ya, iyi insan olmaktan Türkiye’de girişimci olmaya kadar, çok geniş bir yelpazede yaptığı açıklamaların ardından tartışma yaratan bir figür halini aldı. O zamana kadar başarıyla devam eden futbol kariyeri hem saha içindeki performans düşüklüğünden hem de saha dışındaki iddialı kişiliğinden ötürü zarar görmeye başladı.

Terim’in gönlüne giremese de Milli takım kampına tekrar katılan Arda Turan, kadroya tekrar davet edilmesinden çok kısa bir süre sonra, 6 Haziran 2017’de Milli takım uçağında bulunan gazeteci Bilal Meşe’ye fiziksel saldırıda bulundu. Meşe’nin prim kriziyle ilgili kendisini hedef aldığını ve algı ürettiğini iddia eden Arda Turan’ın uçakta gazeteciye saldıracak kadar gözünün dönmesi ise onun kariyerini dibe çeken süreci başlayacaktı. Yaşanan hadisenin hemen ardından yaptığı basın toplantısında gazeteciler basın toplantısını terk ederek Arda Turan’ı protesto etti.  Bu olayın ardından kayıtta bulunan kameraların ve Milli Takım’dan birkaç arkadaşının önünde Milli Takım kariyerini noktaladığını şu sözlerle belirtti: “Hayatım boyunca ne yaptıysam bedelini ödemeye hazırım. Yine ödeyeceğim ve gereğini yapıyorum ve Milli Takım kariyerimi sonlandırıyorum. İnşallah insanlara iyi futbolculuğumu ve adamlığımı bırakırım.” Ve açıklamayı, olay ile ilgili pişmanlık duymadığını ve yine olsa yine aynı tepkiyi vereceğini de ekleyerek noktalar.

turan

Terim bu olayın ardından Arda Turan’ı kamptan kendisinin gönderdiğini ancak Milli Takımı bırakma kararının tamamen futbolcunun kendi takdiri olduğunu belirtip şu sözler ile Arda Turan’a yüklendi “Burak Yılmaz’ın primle ilgili hiçbir talebi olmadı. Arda Turan da Burak’ın hakkını ararken sesini fazla yükseltmiştir. Ben de ona sesini fazla yükseltmemesini söyledim. O kadar. Oradakiler sadece primle ilgili değildi. Antrenmanlara geç çıkıldı, fotoğraf çekimlerine girildi, çıkıldı ama bunları anlatmama gerek yok.”

Son durak: Başakşehir

Arda Turan’ın gidererek futbol dışındaki meseleler ile gündeme gelmesi üzerine Barcelona’daki varlığı da tartışılmaya başlandı.  Kendisini Barcelona’ya getiren teknik direktör Luis Enrique, Barcelona’daki görevinden ayrıldı ve yönetim Bilbao’nun teknik direktörü Ernesto Valverde ile anlaştı. Arda Turan, Valverde’nin yönetiminde resmi hiçbir maça çıkmadı. Kadroya alınmaması ile ilgili pek çok iddia ortaya atıldı. Katalan basını da tıpkı Terim gibi Arda Turan’ın saha dışı yaşantısını ön plana çıkarsa da Valverde’nin yeni bir kadro yapılanmasına gitmesinden ötürü şans bulamadığı üzerinde duruldu.

Hikâyenin ilginç kısmı, gazeteciye saldırarak Milli Takım kariyerine nokta koyan Arda Turan’ı, bir kebapçıda karıştığı kavganın ardından görevinden alınan Fatih Terim’in izlemesiydi. Arda artık futbol hayatını, maçları Fatih Terim Stadyumu’nda oynayan Medipol Park Başakşehir’de sürdürecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus