TÜSİAD, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmamasını eleştirdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) 48. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, Anayasa Mahkemesi’nin tutuklu gazeteciler hakkındaki kararına yerel mahkemenin uymamasını eleştirdi. Bilecik şunları söyledi:

“Anayasa Mahkemesi’nin, tutuklu gazetecilerin tutukluluk hallerinin kalkması için verdiği karar alt mahkeme tarafından maalesef uygulanmadı. Önde gelen hukukçularımızın, anayasal düzene aykırı buldukları bu kararla aslında Türkiye’nin AB üyeliğini, demokrasinin yetersizliği üzerinden engellemek isteyenlerin eline güzel bir koz verdiğimizden şüphe yoktur.”

TÜSİAD Genel Kurul’da isim değişikline de gitti. Derneğin adındaki “İş adamları” kısmı “İş insanları” olarak değiştirildi. Derneğin kısaltması ise değişmedi.

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik konuşmasında Olağanüstü Hal’in kalkmasını da istedi. Bilecik şunları söyledi:

“Türkiye’nin hem dünyada hak ettiği saygın konumu koruyabilmesi hem de gelişmesi, kalkınması için yakın tarihin hepimizi sarsan bu travmalarından kurtulup hızla normalleşmeye başlaması gerekir. Bu nedenle atılması gereken ilk adımın, daha önce de başka vesilelerle gündeme getirdiğimiz OHAL’in sonlanması ve bir daha tekrarlanmaması olduğuna inanıyorum. “

Toplantıda bir konuşma yapan eski TÜSİAD Yüksek İstişare konseyi başkanı Tuncay Özilhan da Çoğulcu, özgürlükçü, demokratik rejimlerin dünyada refah ve barışı sağlamakta açık ara önde olduğunu söyledi. Özilhan’ın dikkat çeken sözleri şu şekildeydi:

“Liberal demokratik düzenin eşitlik ve adalet getirmediği, sadece batının emperyalist politikalarına hizmet ettiği iddiaları birçok ülkede güç kazanıyor. Dünyanın ağırlık merkezi batıdan doğuya doğru kayıyor. Bu sadece ekonomik güç açısından değil, siyasi ve askeri güç açısından, hatta kültürel açıdan da geçerli. Kültür ve inanç sistemleri olarak batının hegemonyası zayıflıyor, doğunun değerleri giderek yükseliyor. Eğer uzun dönem eğilimleri açısından bakıyorsak, ki sadece kendi çıkarımızı değil çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini düşündüğümüzde mutlaka uzun dönemli bakmamız gerekiyor. Çoğulcu, özgürlükçü, demokratik rejimler dünyada refah ve barışı sağlamakta açık ara önde.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus