HDP Eş Başkanı Sezai Temelli: “28 Şubat’ta özgürlükleri nasıl savunduysak bugün de savunacağız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında konuştu. Temelli: “12 Eylül’den sonra iktidara gelen partiler ‘YÖK’ü kaldıracağız’ dedi ama daha da pekiştirdiler. YÖK, faşizm düzenini sürdürdüler. 97’deki post-modern darbe de aynısını yaptı, üniversiteye saldırdı. Özgürlük, barış hepimiz içindi. İstanbul Üniversitesinde türban takanları caydırmak için Ergenekon akıllı rektör ikna odaları kurdu” dedi.

“OHAL döneminde de üniversitelere saldırılar sürüyor”

Bugün OHAL döneminde de üniversitelere saldırılar sürüyor. KHK’lerle ihraçlar sürüyor. Direnen rektörler görmedik, ihraç listeleri hazırlayan rektörler gördük. Rektör seçimini sindiremeyen iktidar, kendi atadığı rektörlerle üniversite kıyımı yaşatıyor. Soruşturma açılan binlerce akademisyen söz konusu. Hangi akademisyen diye baktığımızda ‘toplumun bilim hakkını savunan’ akademisyenler olduğunu görüyoruz. Onlar aynı zamanda Barış Akademisyenleri. Birkaç gün önce hocam İzzettin Önder 1 yıl 3 ay ceza aldı. Tabii ki barışı savunacaktı. ’97’de nasıl özgürlükleri savunduysak bugün de savunacağız. Nasıl ki postmodern darbeyi yapanlar utançla anılıyorsa bunlar da utançla anılacaktır.

“Sende daha diploma yok”

Üniversiteye yönelik müdahaleler bununla sınırlı değil. İktidar kendi kadrolarının düzenlenmesi peşinde. Bir anda bir baktık 30 bine yakın yardımcı doçent özlük haklarını kaybetti. Cumhurbaşkanı diyor ki “Allah aşkına nedir bu yardımcı doçentlik?”. Sen anlamazsın tabii sende daha diploma yok.

“İşçiler yoksullaşıyor”

Çok yaygın bir işsizlik sorunu var. TÜİK başkanı büyük bir marifetle işsizliği 1 ayda iki puan düşürdü ama gerçekte iki puan arttı. Taşeronlaşma gibi çalıştırma biçimleri her gün hayatımıza giriyor. Bu, beraberinde yoksullaşmayı getiriyor. İşçiler yoksullaşıyor, Türkiye büyüyor. Madem büyüdükçe yoksullaşıyoruz o zaman büyümesek mi? İktidar büyümeyi kendi siyasi ikbali için hayırlı görüyor. Haksız zenginleşme, yolsuzluk ekonomisiyle karşı karşıyayız.

“Halk sağlığı, çiftçiler ne olacak?”

Neden şeker özelleştirmesi bir anda gündeme geldi? Bir; artık her şeyi satıyorlar. İki; büyük firmalar artık şeker üretimini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Bugün şeker pancarı üretiminden geçinen nüfus sadece çiftçiler değil, bir milyon kişiyi etkileyecek bir karar bu. Halk sağlığı, çiftçiler ne olacak? Şeker fabrikaları anlatıldığı kadar kötü ve zararlı bir şey değil. Muş’taki, Burdur’daki şeker fabrikasını kapatıp kör savaşı beslemeye çalışan bir iktidar var. Şimdi damat tutturdu “Bor madenciliği” diye, köstebek gibi bütün memleketi kazıyacaklar.

“BM güvenlik konseyi kararı acilen uygulanmalıdır”

BM güvenlik konseyi kararı acilen uygulanmalıdır. Karar sadece Doğu Guta’da değil Afrin’de de uygulanmalıdır. Bu savaş siyasetinden beslenenlere karşı barış siyaseti bizlerin sorunudur. Bu konuda insiyatif alacağız. Bu savaşın bedelini Afrinliler, Kürtler, Ezidiler, Süryaniler ödüyor. Ölüm güzellemesi yapanlara karşı biz yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Bu savaşın rantı kime gider? Kim zenginleşir? Bedelini kim öder? Diyor ya Erdoğan, “Düşsün SİHA’lar”, iyi ki damat yolcu uçağı üretmiyor.

“Çocuklar yaşasın”

5 yaşında çocuğa asker kıyafeti giydirmişsiniz. Çocuğun şehit olacağını söylüyorsunuz. Geçen gün arkadaşım anlattı, çocukları alıp askerlik şubesine götürüyorlarmış. Biz, çocuklar yaşasın diye siyaset yapıyoruz. Birileri de çocukları savaşa sürüklüyor. Allah herkese sıralı ömür versin.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus