Almanya’daki yeni hükümet Avrupa’daki ekonomik dengeleri değiştirir mi?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya Federal Meclisi’ndeki oylamada Hristiyan Demokratik Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel 4. kez başbakan seçildi. 315’e karşı 364 oyla seçilen Merkel, CDU, kardeş partisi CSU ve SPD’nin toplam vekil sayısının oylarından 35 oy az alarak seçilebildi. Almanya’da Hristiyan Demokrat partiler CDU ve CSU ile Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) oluşturduğu büyük koalisyonun performansı en çok konuşulan konulardan biri. Amerikan gazetesi New York Times yeni kurulan büyük koalisyonun uygulayacağı ekonomi politikaları üzerine bir yazı yayımladı. Yazıda Almanya’nın Avrupa’nın lider ülkesi pozisyonuna devam edip edemeyeceği ve bunun nedenleri ile olası sonuçlarına yer verildi.

Alman ekonomisi altın çağına devam edebilir mi?

Alman ekonomisi altın çağlarından birini yaşıyor. İşsizlik oranı çok düşük (%3,6), borsalar rekor seviyede ve enflasyon sorunu (yıllık bazda %1,4) yaşanmıyor. Güçlü ekonomik yapısı ve uzun zamandır aynı isim tarafından yönetilmesinin sonucu olarak Avrupa’nın en önemli ekonomik gücü ve doğal lideri konumuna gelen Merkel yönetimindeki Almanya bu başarısını sürdürebilecek mi?

Bu soruya cevap arayan New York Times’taki makalede bunun çok kolay olmadığına vurgu yapılıyor ve çeşitli gerekçeler sıralanıyor. Alman ekonomisinde birçok verinin iyi olmasına karşın Merkel’in yeni dönemde önemli sorunlarla karşı karşıya olduğu, ücretlerin yükselmediği, iş güvencelerinin az olduğu ve en önemlisi iyi zamanların onlar için geride kaldığına inanan insanların arttığına yer veriliyor.

Yine aynı yazıya göre, Sosyal Demokrat’ların koalisyon hükümetine destek vermelerini sağlamak için, Merkel taviz vermek zorunda kaldı. Bu tavizlerin arasında işçi haklarını koruyan, güvenlikçi, büyümeyi ve girişimi destekleyen politikaların yer aldığı belirtiliyor.

Almanya’daki yeni duruma göre sosyal demokratlar yeni dönemde politikalar üzerinde daha etkili olacak. Merkel’in Maliye Bakanlığı’ndan feragat etmesi, finansal disiplinde gevşeme yaratabilir. 2009 senesinden geçen yılki istifasına kadar Maliye Bakanlığı yapan Wolfgang Schäuble sadece Almanya için önemli bir isim değil. Yunanistan ve Portekiz’in yaşadığı ekonomik krizler sonrasında bu ülkelere karşı aldığı tavır onu Avrupa’nın da takip ettiği isimlerden biri yaptı.

Avrupa’nın liderliği Almanya’dan Fransa’ya geçer mi?

Almanya uzun süredir Avrupa’nın lider ülkesi konumunda. 2009’un sonunda başlayan Avrupa borç krizinden en az etkilenen ve bu sayede Avrupa’daki konumunu güçlendiren Almanya’nın Merkel’in 4. döneminde de bu başarıyı göstermesi kurulan büyük koalisyon ile birlikte zor olduğunu düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Bunlardan biri de Berenberg Bankası başekonomisti Holger Schmieding. New York Times’a konuşan Schmieding “Koalisyon, Almanya’yı Avrupa’nın hasta adamından lokomotif ülke yapacak tüm reformları iptal etmiş olacak” dedi. Schmieding ayrıca, Almanya’nın göreceli olarak zayıflayacağını ve Avrupa’nın liderliği için Fransa’ya yol açacağını tahmin ettiğini söyledi.

Emmanuel Macron liderliğindeki Fransa’nın genel hatlarıyla Almanya’nın 2000’lerin başında yaşadıkları reformcu dönemi yaşadığı belirtilen haberde iki ülkenin birbirinden farklı hikayeleri olduğu belirtildi. Almanya’nın Avrupa ekonomisinin hala en büyük lokomotifi ve Macron’un bölgesel öncelikleri karşılamak ve Avrupa Birliğinin bozulan makinasını düzeltmek için Merkel’e ihtiyacı var.

Fransa’nın Almanya’yı geçip geçemeyeceği tabii ki sadece Almanya’ya bağlı değil. Fransa’nın da uygulayacağı politikalar bu konuda belirleyici. Örneğin, İngiltere, Hindistan için Avrupa’ya bağlanan yatırım köprüsü konumundaydı. Brexit sonrası bunun sarsılacağını düşünen Macron, Fransa’yı bu konuma hazırlamak istiyor. Macron’un geçtiğimiz günlerde Hindistan’a yaptığı ziyarette bu yönde adımlar attı. Macron’un bir diğer hamlesi de Fransa girişimcilik merkezi yapmak. Bu yönde de çeşitli politikalar üretiyor.

Ekonomik göstergeler

İki ülkenin ekonomik göstergelerini kıyasladığımızda şu an için Almanya’nın birçok başlıkta Fransa’nın önünde olduğunu görüyoruz. Almanya’nın kişi başına düşen gayri safi yurt içi milli hasılasının 42 bin dolar seviyesinde iken Fransa’da bu rakam 36,5 bin dolar. İşsizlik rakamlarında da Almanya, Fransa’dan daha iyi durumda. Almanya’da işsizlik yıllık %3,6, Fransa’da %9,2. Büyüme verilerine baktığımızda ise durum şu şekilde: 2017 yılında Almanya %2,2, Fransa ise %1,2 büyüdü.

Screenshot_1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus