Avusturya anaokulları ve ilkokullarda başörtüsünü yasaklamayı tartışıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avusturya, ilkokullarda ve anaokullarında kız çocuklarının başörtüsü takmasını yasaklayıp yasaklamamayı tartışıyor. Konuyla ilgili olarak Avusturya’nın Wiener Zeitung gazetesinde Martina Madner ve Jan Michael Marchart imzasıyla yayınlanan makaleyi Ekin Bayur, Medyascope tv için çevirdi.
Avusturya Başbakan Yardımcısı ve sağ popülist Özgürlükler Partisi (FPÖ) lideri Heinz-Christian Strache 31 Mart’taki Krone’ye verdiği röportajda; “anaokulları ve ilkokullarda ülke çapında bir başörtüsü yasağının başlatılmasını destekliyorum. Daha en küçükleri topluma entegre etmek için çalışmazken, ‘onları daha gençken kaybettik’ diye şaşırılmamalı” dedi.

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz ise, geçtiğimiz hafta Bakanlar Kurulu toplantısından sonra basına konuştu: “Avusturya’daki tüm çocuklar aynı fırsatlara sahip olmalı ve ayrımcılığa uğramamalı”. Hükümet, bu açıklamayla azınlıklara bir mesaj verdi.

Heinz-Christian Strache ve Sebastian Kurz
Heinz-Christian Strache ve Sebastian Kurz


Peki, neden başörtüsü yasağı? Strache’ye göre, Almancayı öğrettikten sonra, uyumu sağlamak için gereken ikinci önemli adım bu. Bu kaç genç kızı etkiliyor? Eğitim Bakanı Heinz Faßmann herhangi bir sayı olmadığını söylüyor ve “yasama, olayın nicel boyutuna bağlı değildir” diyor. Peki, başörtüsü sadece bir sembol değil mi? Faßmann’a göre; “bu şüphesiz sembolik bir eylem”.

Böyle bir sembol siyaseti entegrasyonu kolaylaştırır mı? Kurz “Her şeyi çözen tek bir eylem değil, bir sürü önlem alınması gerekiyor.” diyor. Peki, bu önlemler neler? Yaz tatilinin başlangıcına kadar yasa teklifinin hükümet tarafından hazırlanması bekleniyor.

Yasaklar daha iyi bir entegrasyon için uygun araçlar değil
Avusturya Veliler Birliği Sözcüsü Andreas Ehlers, entegrasyon tartışmasının yalnızca başörtüsü tartışmasına dönüşmesi konusunda rahatsız, çünkü ona göre gerçek bundan ibaret değil. “Başörtüsü şu anda da konuşulduğu gibi zorlayıcı bir önlem, ama bütünleşmeyi devam ettirebilmek için kesinlikle uygun bir tedbir değil. Baskı ve teşvik birbirinden çok farklı şeyler.” dedi.

Daha iyi bir entegrasyon nasıl sağlanır? Birlik Başkanı Karl Dwulit; “şu anda gündem genellikle yasaklar ve cezalar. Fakat ceza vermek, okul hayatını veya anaokulu dönemini daha iyi hale getirebilecek bir yöntem değil” dedi. Ancak o da çocuklarını okula başörtüsüyle yollamak isteyen velilere karşı anlayışlı değil, dinin kişisel bir şey olduğunu düşünüyor: “Cezalar yerine eğitim ve entegrasyona ihtiyaç var.”

Peki yasağa uymayan ebeveynler ve çocuklara ne olacak? Anayasa hukukçusu Theo Öhlinger bilmediğini ve bunu pedagogların düşünmesi gerektiğini söyledi. Veliler cezalandırılabilir, çocuklarda ise daha hassas yollara başvurulmalı. Para cezası veya öğrenciyi okuldan atmak doğru olur mu? “Uyum konusunda, okuldan atmak daha büyük problemlere yol açar. Burada öğretmenlerin hassasiyetine ihtiyaç var ve bu durum yasal bir plana sıkıştırılamaz.”

Kurz’un Dışişleri Bakanı olduğu dönemde entegrasyon danışmanlığını yapan, geçmişte birçok parti için de çalışmış olan sosyoloji ve entegrasyon uzmanı Kenan Güngör, okul içindeki ve ebeveynler arasındaki bu yasağın aralarındaki ilişkiyi kuvvetlendireceğini düşünüyor. Fakat birçok ebeveynin bu yasağı kabulleneceğini; az sayıdaki daha dindar ailelerin ise çocuklarını normal okullardan alıp İslami özel okullara gönderebileceğini de kabul etti.

Kenan Güngör
Kenan Güngör



Anaokulu ve İlkokul Öğretmenleri Sendikası Başkanı ve Hıristiyan Sendikası üyesi Paul Kimberger de okulda başörtüsü yasağından bir şeyler kazanılabileceğini düşünüyor. “Entegrasyona yardımcı olmadığı için, okulda başörtüsünden seve seve vazgeçeceğini” söyledi. “Avusturya, kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğu özgür bir ülke. Değerlerimiz tartışmaya açık değildir” dedi. Metropollerde, okullarda birçok başörtülü genç kız var ancak Kimberger sayıları sorulduğunda cevap vermedi.

Okullarda ve anaokullarında gerçekte neye ihtiyaç var?

Öğretmen temsilcisi, entegrasyonun başarılı olabilmesi için başörtüsü yasağının çok uygun bir yöntem olmadığını düşünüyor. Öğretmenler farklı kültürlerden öğrencilerle karşılaşıyorlar ve iletişimde gerginlikler oluyor. Bununla birlikte çok farklı heterojen bir ortam oluşuyor: “Öğrenciler okula üç veya daha fazla yıllık gelişimsel farklılıklarla geliyor ve bunun geldikleri yerler ile bir ilgisi yok.”

Dolayısıyla okullarda birçok önlem alınması gerekiyor: Ek sosyal hizmet görevlileri, psikologlar ama aynı zamanda daha çok öğretmen –ilk iki sınıfı iki katına çıkarmak için, özellikle “kriz bölgelerinde öğretmenler”. Neden? “Çünkü bu uygulama 90’ların başında mülteci çocukların uyum sürecinde başarıya ulaşmayı sağladı”. Kimberger bu uygulamanın sadece çocuklar için değil, ebeveynleri için de başarılı olduğunu söyledi ve ekledi: “Ailelerin içine girdiler, bu tüm problemleri çözmedi ancak oldukça yardımcı oldu”.

Göç Konseyi üyeliği yapmış eğitim psikoloğu Christiane Spiel, karışık sınıflarda çocuklar için Almanca dersleri ve kadın pedagoglar için eğitim düzenliyor, sadece çocukların değil eğitim personelinin de “heterojen” olması gibi kriterlerle entegrasyonu başarılı bir şekilde devam ettirmek istiyor. Sosyal ilişkiler de entegrasyon için önemli bir faktör: “Farklı kültürlerden arkadaş edinmek için sınıf en uygun yerdir. Okul dışında, bu pek mümkün değil.”

Eğitim pedagojisi burada önemli bir rol oynuyor: “Anaokulları, öğrenme ve entegrasyonun oyunla gerçekleştiği öğretim kurumları. Bu yüzden anaokullarına yapılan yatırımlar entegrasyona çok yardımcı oluyor.

Anaokullarında başörtüsü bir sorun mu? Viyana’daki anaokullarından sorumlu 10. Belediye Dairesi Şube Başkanı Daniela Kochler, çok az olduğunu, hatta hiç olmadığını söylüyor: “Zaman zaman filme almak için anaokullarında başörtülü öğrenci bulup bulamayacağımızı soruyorlar, henüz hiç bulamadık. Ancak varsa bile, istisnai bir durum diyebiliriz.”

Karşılaşılan tek zorluk başörtüsü değil. Sağlıklı beslenme, doğru kıyafetler, ve tabii ki entegrasyon. “Çözülmesi zor bir güçlük.” Almanca öğrenmek bir önkoşul. Çocukların rol modellere ve teşvik edici bir çevreye ihtiyaçları var, diyen Kochler ekliyor: “Anaokulunda çocuklar Almancayı şarkı söylerken veya el işi yaparken bir dil kursunda öğreneceklerinden daha iyi öğreniyor. Öğrenme, ancak olumlu bir tecrübe olursa başarılı olur.”

Başbakanın aksine SPÖ ve NEOS konuyu görüşmek istiyor
NEOS: Şimdi ne olacak? Koalisyon partileri FPÖ (Avusturya Özgürlük Partisi) ve ÖVP’nin (Avusturya Halk Partisi) başörtüsü yasağı için, yasa eyalet yetkilerini de kapsadığı için, Ulusal Konsey’in üçte ikisinin oyuna ihtiyacı var. Kurz, çoğunluk olmayı umarak, “sosyal demokrasi” çağrısı yaptı.

Avusturya Sosyal Demokrat Partisi’nden (SPÖ) bazı yetkililer şimdiden başörtüsü yasağını desteklediklerini söylediler. Parti Başkanı Christian Kern de keza anaokulu ve ilkokul çocuklarının başörtüsü takmasını istemiyor, ancak SPÖ’nün işbirliği şartlara bağlı. Kern, entegrasyon tedbirlerinde kesintiye gidilmesinin de iptalini kapsayan bir torba yasa yapılması gerektiğinde ısrar ediyor ve aksi halde bunun üzerinde düşünülmemiş bir hareket olacağını düşünüyor. Kurz ise bunun  “müzakere gerektirecek bir şey” olduğunu düşünmüyor: “Bu bir teklif. Üçte iki çoğunluğa ulaşılırsa yasa olacak. Ulaşılamazsa, olmayacak”.

NEOS (Yeni Avusturya ve Liberal Forum) ise üçte iki çoğunluğa ulaşmak için ikinci ve son seçenek. Ancak parti lideri Matthias Strolz bu yasağa şüpheli bakıyor: “Liberal demokrasilerde kıyafet düzenlemeleri ve yasakları konusunda dikkatli olmalıyız.” Yine de hükümetin talebini görmek istiyor. “Başörtüsüne kısıtlama getirilmemeli ve başörtüsü takanlar rahatsız edilmemeli.” dedi Strolz.  Entegrasyon tedbirlerindeki maddi kısıtlamaları da eleştirdi ve ekledi: “Federal hükümet, bütçe kesintileriyle gerçek entegrasyon çalışmalarını zorlaştırırken, popülist söylemlerin arkasına gizlenmemeli.”

(Çeviri: Ekin Bayur)

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus