Cumhurbaşkanlığına aday olmayacağını açıklayan Abdullah Gül’ün 23 yıllık siyasi yaşamı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 29 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Gül, muhafazakar bir çevrede yetişti. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldu. Üniversite yıllarında milliyetçi ve muhafazakar Milli Türk Talebe Birliği öğrenci liderleri arasında yer aldı. Gül, 12 Eylül darbesinin ardından bir süre gözaltına tutuldu.  Doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kalan Gül, doktor unvanını aldıktan sonra Sakarya Üniversitesi’nde ekonomi dersleri verdi. 1983-1991 yılları arasında merkezi Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde, İslam Kalkınma Bankası’nda çalıştı. Gül, ilk kez 1991 yılında Refah Partisi’nden Kayseri milletvekili seçildi.

28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısı yapıldığında Gül, devlet bakanı ve hükümet sözcüsüydü. Gül, daha sonra yaptığı açıklamalarda MGK sonrası Erbakan’ın daha sert tepki göstermesi ve gerekirse erken seçime gitmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi. Refah Partisi’nin kapatılmasından Necmettin Erbakan ve bazı isimlere siyaset yasağı  gelmesinin ardından kurulan Fazilet Partisi’nin başına Recai Kutan geçti. 14 Mayıs 2000’de yapılan Fazilet Partisi kongresinde ”yenilikçiler”in adayı Abdullah Gül, Recai Kutan’la yarıştı. Kutan’ın 633 oyuna karşılık 521 oy alan Gül ve ekibi, Fazilet Partisi’nin kapatılmasının ardından 14 Ağustos 2001’de AKP’yi kurdu. ”Gelenekçiler” ise siyasete Saadet Partisi çatısı altında devam etti. AKP’nin genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan olurken, partinin öne çıkan dörtlüsü Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener oldu.
Erdoğan’ın siyasi yasaklı olması nedeniyle Gül, 2002-2003 yılları arasında dört ay başbakanlık yaptı. 2003-2007 yılları arasında ise Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerini yürüttü. 2007 yılı cumhurbaşkanlık seçimleri öncesinde Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, ”Cumhuriyetin temel değerlerine sözde değil, özde sahip olan bir kişinin cumhurbaşkanı seçilecek olmasını” umduğunu söyledi. Erdoğan ise partisinin grup toplantısında, Gül’ün adaylığını açıkladı. Açıklamanın ertesinde Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde e-muhtıra olarak anılan 27 nisan açıklamasını yayımladı: ”Unutulmamamlıdır ki, TSK bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur.”
Anayasa Mahkemesi cumhurbaşkanlığı seçiminde genel kurulda en az 367 milletvekili bulunması yönünde karar aldı. Yeterli sayıya ulaşılamayınca seçim yapılamadı.  27 Haziran’da yapılan erken seçimde AKP yüzde 46.6 oy aldı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, genel kurula gideceklerini açıkladı. Gül, 339 oyla 28 Ağustos’ta cumhurbaşkanı seçildi. Gül, 7 yıllık cumhurbaşkanlığı döneminde önüne getirilen 836 yasanın sadece dördünü veto etti. Gül, atadığı üniversite rektörlerinin kimilerinin birinci olmayan isimler olması tartışma yarattı. 2013 Mayıs’ında başlayan Gezi Eylemleri sürecinde Gül, mesajın alındığı söylerken  “Demokrasi sadece seçim demek değildir. Barışçı gösteriler de bir parçasıdır. İyi niyetli mesajların alındığının bilinmesini isterim” dedi.
17-25 Aralık döneminde ise dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ”dış komplo ve darbe” olarak nitelediği soruşturmalar konusunda Gül, ”yolsuzlukların üstünün örtülmemesi ve suçluların yargılanması” çağrısında bulundu. 2014’de Erdoğan cumhurbaşkanlığına aday olurken partisinden istifa etti. Yeni genel başkanı seçmek üzere yapılacak olağanüstü kongrenin zamanlamasının Gül’ün görev süresinin dolmasından bir gün önce düzenlenmesi kamuoyunda tartışıldı. AKP’nin yeni genel başkanı Ahmet Davutoğlu olurken, kongrede Gül’ün adı geçmedi. Buna Abdullah Gül’ün kırgın olduğu iddiaları basında yer alırken eşi Hayrünnisa Gül, cumhurbaşkanlığına veda resepsiyonunda gazetecilere ”Abdullah Bey, kibarlığından söyleyemiyor. Kendisine çok yanlışlar, saygısızlıklar yapıldı. Bu süreçte bazı yaşadıklarımızı 28 Şubat döneminde benim başörtümün tartışıldığı günlerde bile görmedik. İntifadayı ben başlatacağım” dedi. Aralık 2017’de ise 696 sayılı sivillere yargı muafiyeti getiren Kanun Hükmünde Kararname’ye yönelik, eleştirilerde bulundu. Erdoğan, bu açıklamaları üzüntü verici bulduğunu söyledi.
2018 parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 24 Haziran’da yapılacağının açıklanmasından sonra Abdullah Gül’ün ismi tekrar ortaya atıldı. Cumhuriyet Halk Partisi ve Saadet Partisi’nin Gül’ün ortak adaylığında ısrarcı olduğu ancak İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in kendi adaylığına ısrarcı olduğu iddia ediliyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus