Post-sovyetçilikten çıkış: Ermenistan’da sokak eylemleri

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Le Monde gazetesinde Gaidz Minassian tarafından yayınlanan analiz haberin özetini paylaşıyoruz:

Ermenistan 1991 yılında diğer örneklerde olduğu gibi Sovyetler Birliği’nden ve sovyetçi anlayıştan ayrılmıştı. Peki iki haftadır Ermenistan’da yaşananlara baktığımızda bugün Ermenistan’ın post-sovyetçilikten çıktığını söylemek mümkün mü? Bu eylemler, Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana başkent Erivan’daki en büyük sokak hareketlerini oluşturmaktalar.

Ermenistan’da 1991’den bu yana üç yönetim vardı ve bunların yönetim teknikleri birbirine çokça benziyor. Levon Ter Petrossian (1991-1998), Robert Kotcharian (1998-2008), Serge Sarkissian (2008-2018) dönemlerindeki teknik her zaman kendi siyasal tercihleri dışında başka bir alternatif olmadığını insanlara ispatlamaktı.

İki haftadır Ermenistan’da komünizmle hiç tanışmamış gençler tarafından gerçekleştirilen eylemler, Karabağ Komitesi neslini bitirmiş oldu. Karabağ Komitesi nesli 1988 yılından itibaren Sovyetler’e karşı bağımsızlığı savunmuş ve 1991 yılındaki bağımsızlıktan sonra hep iktidarda olmuştu.

Sokak hareketinin başında ise genç bir milletvekili bulunuyor: Nikol Pachinian. Pachinian ve eylemlere katılan insanlar ülke kaynaklarının oligarkların, iktidara yakın bir kaç ailenin elinde heba olmasına karşı çıkıyorlar. Aynı zamanda hükümetin ülke kaynaklarını ahbap-çavuş ilişkisi ile dağıtması ve devlette kayırmacılığın sonlanmasını talep ediyorlar.

Eylemciler aynı zamanda hükümetin halka hiç bir hesap vermeksizin düpedüz egoist ve ikiyüzlü politikalar izlemesinin de sonlanmasını ve dayanışmacı bir yönetim sergilenmesini talep ediyorlar. Protestocular ayrıca devletin, rejime karşı korunmasını istiyorlar (parti-devlet anlayışına karşı). Protestocular devletin rejime değil halka ait olduğunu ve cumhuriyetin bir kaç aileye ve tekellere değil halka çalışması gerektiğinin altını çiziyorlar.

Ayrıca ilginç olan şey eylemcilerin şiddetten uzak durmaları. Bugüne kadar eylemlerde bir şiddet vakası yaşanmadı. Hatta gençler toplandıkları yerlerin çöplerini bile topluyorlar. Protestocular aynı zamanda şartlarının müzakare edilmesini kameraların önünde kamunun karşısında yapmak istiyorlar. Bu ise şu ana kadar tüm kararların siyaset kulislerinde alındığı Ermenistan siyasetinden oldukça uzak bir anlayış.

Post-sovyetçilikten uzak bir başka görüntü ise, hareketin Ermeni toplumuna odaklanarak Rusya ya da Batı yönlendirmesinden uzak olması. Bu anlamda söz konusu olan şey Gürcistan ya da Ukrayna’daki gibi renkli devrimler kuşağı değil.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus