Vizyona yeni giren “Hürkuş” filmi üzerine Kudret Sabancı, Bahadır Yenişehirlioğlu ve Cihan Özdeniz ile söyleşi

İlk Türk uçağını yapan ve düşman uçağını düşüren ilk Türk pilot olarak tarihe geçen Vecihi Hürkuş’un hayatını anlatan Hürkuş filminin galası, geçtiğimiz gün Kanyon AVM’de yapıldı.

Medyascope.tv olarak izlediğimiz gala öncesinde, filmin yönetmeni Kudret Sabancı ve oyunculardan Bahadır Yenişehirlioğlu ve Cihan Özdeniz ile görüştük.

Kudret Sabancı

Vecihi Hürkuş hakkında bir film yapmaya nasıl karar verdiniz, araştırmanızı nasıl yaptınız?

Öncelikle tarih… Tarihimizi öğrenmemiz ve ona sahip çıkmamız gerekiyor. Başka bir dönem projesi çalışırken rastladım ilk defa Vecihi Hürkuş’a. Çok ilgimi çekti karakter, bir tarafa ayırmıştım günün birinde belki çalışırız diye. Daha sonra Vecihi Hürkuş projesi gelince, üzerine biraz araştırdığım ve bir kenara ayırdığım proje ile bu birleşti. Vecihi Bey’in hatıralarını temel aldık. Her şeyi yazmış. Bunları dönemin belgeleriyle karşılaştırdık. (…) Tarihleri tam yerlerine oturttuk. Sonra bunu hikayeleştirmek gerekiyordu film olacaktı ve iki saatte bitmesi gerekiyordu bunun. Fakat Vecihi Bey’in hayatı, 3 filmle 5 filmle bitecek gibi değildi, (bu yüzden) bir dönemine odaklandık. Döneme odaklanınca da biraz, sinemanın, hikaye anlatmanın gerektirdiği ufak tefek değişiklikler yaptık. Çarpıtma değil değişiklik, mesela 25 yıl geriye çektik. Çünkü aşk hikayesi olmuyordu filmde. Bunları tabii ailenin onayıyla yaptık, Vecihi Bey’in ailesinin. Sonra mesela başka, Ahmet Ali Çelikten, çok önemli bir karakter, dünyanın ilk siyahi pilotu, Vecihi Bey’le aynı dönem uçmuşlar ama beraber uçmamışlar, bizim filmimizde beraber uçuyorlar. Bu tür, tarihi olayları değiştirmeyecek, çarpıtmayacak fakat hikayeye hizmet edecek değişiklikler yaptık, bunları yaptıktan sonra da filmi çektik.

Devam filmi çekmeyi düşünüyor musunuz?

Olabilir, çekilmesi lazım, şart. Yani sırf Vecihi Bey’in değil, tarihimizin diğer figürlerinin hayatına da bakılması gerekiyor özellikle bu dönem… 1912-1920 arasında geçiyor bizim hikayemiz, ama 1870’lerden başlayıp 1930’lara kadar olan dönemin mutlaka anlatılması gerekiyor, mutlaka öğrenebilmemiz gerekiyor. Bugünü anlamak için bilmemiz gerekiyor, bugün Ortadoğu’da Türkiye’de neler oluyor, bölgemizde neler oluyor bilmek için dünyayı anlamak için bunları anlamamız gerekiyor, öğrenmemiz gerekiyor ve bu hikayeyi kendimizin anlatması gerekiyor biz anlatmazsak başkaları anlatacak çünkü Arabistanlı Lawrence örneğinde olduğu gibi.

Neydi sizi en çok heyecanlandıran Vecihi Hürkuş’un hayatını anlatan bir film yapmakta?

Vecihi Hürkuş’un kendisi, öncelikle. İkincisi, bu tür bir film yapılmadı sinemamızda… Yani dünya sinemasında bile 1. Dünya Savaşı hava filmleri çok az, Türk sinemasında hiç yok. Bir ilk bu anlamda, ileri teknolojilerin kullanılması anlamında da ilk olacaktı, mesleki olarak da ağzımın suyunu akıtan bir projeydi bu benim, yani ben istediğim filmi çektim.

Bahadır Yenişehirlioğlu (Ratip Albay)

Bir dönem filminde oynamak nasıl bir deneyim?

Ben dönem dizilerine alışkınım zaten, dönem dizisinden gelerek dönem filmine katıldım, Payitaht Abdülhamit’ten buraya geldim. Vecihi Hürkuş’u zaten bilirdim, hayatıyla alakalı araştırmalarım vardı yazar olarak. Ne olduğunu, kim olduğunu ne yapmak istediğini, kendi menkıbesini çok iyi bilirdim. Böyle bir dönem filminin içinde yer almak benim açımdan da güzel oldu. çünkü Vecihi karakterini severim. Kendisini heyecanlı ve aksiyoner bulurum. Hem sinematografik olarak sinemacı açısından, sinemada beyaz perdede görmek istenecek bir karakter…. Yazar olarak da her zaman Vecihi’nin hayatını yazmayı istemiştim dolayısıyla benim için güzel oldu.

Rolünüze nasıl hazırlandınız?

Ben Vecihi’nin hem albayını, aynı zamanda da kayınpederini canlandırıyorum. Neticede bir asker şahıs, evet belli kuralları kalıpları kırmızı çizgileri olan, yetiştirilme tarzı ve aynı zamanda da içinde bulunduğu o kurumsal kimliği sebebiyle otoriter bir adam Ratip Albay, ama aynı zamanda da yufka yürekli biri. Vecihi’nin pilot olmasının ana sebeplerinden. O önünü açmamış olsaydı, Ratip Albay ona o izni vermeseydi, Vecihi’nin göklere uçması mümkün olmayacaktı. Aynı zamanda Vecihi’nin gönlünün, kalbinin uçmasının da bir noktada aracısı çünkü Vecihi’nin karısının babası. Karakteri ortaya iyi koyduğumu düşünüyorum yani hem otoriter hem şevkatli, olayları kontrol edebilen, insanların önünü açan, sebep sonuç ilişkileri kurabilen, merhametli bir adam.

Filmde sizi çok zorlayan bir sahne oldu mu var ise hangisiydi?

Ben genelde içselleştirmediğim işleri yapamıyorum, ‘-mış gibi’ yapamıyorum açıkçası. Neticede profesyönel bir oyuncu -mış gibi yapabilmelidir, ama maalesef ben öyle değilim, ben işin içine girdiğimde artık kendi kimliğimden (sıyrılıp) yani ben artık Bahadır Yenişehirlioğlu değil Ratip Albay oluyorum. Oynadığım dizide de aynı şekilde, öncekilerde de aynı şekilde gerçekleşti. Bunun daha gerçekçi, daha sahici olduğunu düşünürüm ve bu seyirciye geçen bir şeydir yani karşı tarafa ulaşmanızın ana payandalarından biridir. Vecihi Hürkuş filminde de kreşendosu çok yüksek bir sahne vardı. Ev içinde bir sahnemiz, benim kızımla olan, kızımın cinnet haliydi, kocasının Nargin Adası’na yani Yılanlı Ada’ya gittiğini ve artık geri gelemeyeceğini artık düşünüyordu. Korkmuştu, o noktada onu sakinleştirmem gereken, duygusu çok güçlü bir sahne bizi bir hayli hırpalamıştı.

Cihan Özdeniz (Arif Rıdvan)

Nasıl hazırlandınız?

Bir kere rolü aldım okudum bitti, karakter çözümlememi yaptım. Pilot değilim Cihan olarak ama Arif rıdvan olarak pilotluğu öğrenmem gerekiyor, astsubaylığı öğrenmem gerekiyor, bunları ayrı ayrı araştırdım, ayrı ayrı çalıştım ve Osmanlı dönemi askeri özelliklerine baktım o dönem hava harp okulu mezunlarının özelliklerine baktım. Hepsini tek tek çalıştım. Pilot yakınım vardı ondan öğrendim. Simülasyona gittim, yani o atmosferi yakalamak için elimden geleni yaptım. Denk düşen bir çok öğeyi de aldıktan sonra o rolü çıkarmak için elimden geleni yaptım. Öncelikle de anlamaya çalıştım.

Vecihi Hürkuş’un hayatını anlatan bir filmde oynamak nasıl bir deneyimdi?

Harika. Zaten gerçek bir insan Arif Rıdvan. Vecihi Hürkuş’un sınıf arkadaşı ve biz birlikteyiz, pek çok maceraya atılıyoruz, aslında hepsi de gerçek hikayeler. Kurtuluş Savaşı’na büyük katkıları olan insanlar, tarihi insanlar. Bu ruhu yakalamaya çalıştım öncelikle ve bunun için de Vecihi Hürkuş’u da çok iyi anlamak gerekiyor.

Gurur duydum, yani vazgeçmeme hikayesidir Vecihi Hürkuş. 1930’larda topladığı malzemelerle, motorlarla uçak yapabilmiş, yani şu anda bile çok zor olabilecek bir şeyken o yıllarda başarmış.  Önünü kesmişler tekrar başka bir şey yapmış, uçak okulu kurmuş, hava yolu kurmuş… Hiçbir şekilde vazgeçmiyor, mutlaka kafasındakini ortaya koymaya çalışıyor. Hatta önü kesilmeseydi, engellenmeseydi muhtemelen uzaya çıkan ilk insan bile olabilirdi…

Bu filme niçin gitmeli?

Bir Türk kahramanı anlamak için, bir, vazgeçmeme hikayesini görmek için… Aynı zamanda Vecihi Hürkuş denildiği zaman akla Şener Şen geliyor, bu bambaşka bir hikaye, gerçek bir kahramanı tanımaları ve önemli bir sürece de eşlik edebilmeleri ve şahitlik edebilmeleri için.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar