Heineken Afrika’da: Ruanda soykırımındaki tavrı ve etkileri

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Fransız Mediapart sitesi, Heineken şirketinin Afrika’daki yatırımlarını ve işleyişini araştıran Hollandalı yazar Olivier van Beemen’in kitabının bilgilerini haberleştirdi. Kitap Fransa’da 30 Ağustos’ta çıktı. Beemen kitap için 400’e yakın kaynakla görüşme gerçekleştirdi. Kitabın Ruanda bölümünde ise Heineken şirketinin soykırımda oynadığı rol araştırıldı. Haberin özetini paylaşıyoruz:

Hollandalı gazeteci Olivier van Beemen, 2011 yılında gazetesi Het Financieele Dagblad tarafından diktatör Bin Ali’nin düşüşünü izlemesi için Tunus’a gönderildi. Beemen burada dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi Heineken’in diktatör ile bağları olduğunu fakat şirketin bu konuda yalan söylediğini keşfetti. Bu konu Beemen’in dikkatini çekti ve şu soruyu sormasını sağladı: “Heineken burada bu şekilde başarılı bir yalanla işlerini yapabiliyorsa Afrika’da başka diktatörlük rejimlerinde nasıl çalışma sürdürüyor?” İşte bu şekilde, Beemen Afrika kıtasında Heineken şirketinin nasıl çalıştığını ortaya koyan bir araştırmaya girişti ve ortaya ‘Heineken Afrika’da’ kitabı çıktı.

Heineken Afrika’da

İlk olarak ortaya çıkan şey, Heineken’in Afrika’da güzel kadınları sokakta promosyoncu olarak çalıştırdığı ve bira üretimini teşvik ettiğiydi. Kadınların kullanılması söz konusuydu. Şirket ise 2000’li yıllarda Afrika’da bu tür uygulamaların olağan olduğunu belirterek durumu normalleştirmeye çalışmıştı.

Ancak kitaba göre durum daha iğrenç bir hâl almış durumdaydı. Örneğin, Kongo’da kadınlar şirketteki işlerini korumak için şirketin sorumlularıyla yatmaları için zorlanmışlar.

Heineken 1930 yılından beri Afrika’da yatırımlarını sürdürüyor. Son yıllarda ortaya çıkan orta sınıfların alkol talebinden ötürü ise biracılık endüstrisinin yeni cenneti olarak görülüyor. Heineken’in Afrika’da 16’dan fazla bira fabrikası var. Tunus, Cezayir, Mısır, Sierra Leone, Nijerya, Etiyopya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti Ruanda, Burundi, Güney Afrika ve Kongo Cumhuriyeti’mde çalışmalarını sürdürüyor.

Heineken’in Afrika’daki üretim yerleri

Beemen’e göre şirket burada tekelleştiği için bira fiyatları Avrupa’ya göre çok az ucuz ve hatta bazı bölgelerde Avrupa’dan daha pahalı. Bundan dolayı Nijerya bira sektörü Heineken’in dünyada en çok kâr elde ettiği yerlerden biri.

Ruanda’da Heineken’in tavrı

Ancak Mediapart, şirketin esas olarak Ruanda soykırımındaki tavrıyla ilgili olan bilgileri paylaşmak istiyor. Ruanda soykırımı zamanı Heineken’in en büyük müşterilerinden birinin ordu olduğu biliniyor. Hatta şirketin bölgedeki eski yöneticilerinden biri 1990’ların ilk yarısında yani iç savaş zamanındaki bira tüketiminin çok fazla olduğunu ve bu oranın 2000’li yıllarda dahi yakalanamadığını ifade etti.

Heineken tıpkı Burundi’de olduğu gibi Ruanda’da da tekel konumundaydı ve hükümetle çok yakın ilişkiler içerisindeydi. Öyle ki hükümet, şirketin bazı vergileri ödememesine göz yumuyordu.

Soykırım resmi olarak 6 Nisan 1994’te başladı. İç savaş süresince Heineken’in bira fabrikaları anti-füze sistemleriyle ve hükümetin yolladığı askerler tarafından korundu.

Bu soykırımı sürdüren askerler için iyi bir haberdi çünkü görgü tanıklarına göre soykırımı gerçekleştirenler çoğunlukla bira ve uyuşturucu içiyor ve bunun ardından katliamlarını yapıyorlardı. Bunun etkisiyle çılgınlık belirtileri gösteriyorlardı. Başka bir çok görgü tanığı da Heineken’in yerelde iş yaptığı firma Bralirwa biralarını askerlerin ellerinde gördüğünü söylemişti.

Heieneken Olivier van Beemen’in iddialarına ve kitabına nasıl yanıt verecek ve bu Avrupa siyasetinde nasıl ses getirecek hep beraber göreceğiz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus