Evvel Zaman Dışında: Büyükada Rum Yetimhanesi

Yöneten ve Kurgulayan: Ceren Acun & Defne Sarıöz

12.03.2018 ve 27.07.2018 tarihleri arasında Atina ve İstanbul’da gerçekleştirilen görüşmelerle yapılan bu belgesel, yarım asrı geçkin bir süredir kapalı vaziyette duran Büyükada Rum Yetimhanesi’nin unutulmuş tarihine ışık tutuyor. Çalışma 120 yıllık geçmişiyle sadece Büyükada’nın değil, tüm İstanbul’un toplumsal ve kültürel hayatında bir zamanlar önemli bir yere sahip olan ancak kapatılışının ardından kaderine terk edilen bu dev ahşap yapının karanlıkta kalmış belleğini, farklı tarihlerde orada okumuş ve yaşamış “çocuklarına” sorarak ortaya çıkarıyor. Yetimhane’yi bizzat deneyimleyenlerin anlatıları aynı zamanda kent tarihini, azınlıklara yönelik ayrımcı politikaları ve resmi tarih ile bireysel/kolektif hafıza arasındaki çelişkileri gündeme getiriyor.

Tarihçe

Büyükada Rum Yetimhanesi, ilk olarak 1898-1899 yılları arasında Prinkipo Palas adıyla Compagnie des Wagon-Lits ismindeki Fransız/Belçikalı kuruluş tarafından bir casino otel olarak inşa ettirilir. Binayı tasarlayan dönemin önde gelen mimarlarından, Mektebi Tıbbiye-i Şahane, Osmanlı Bankası, Pera Palas gibi önemli yapılara imzasını atmış İstanbullu Levanten Alexandre Vallaury’dir.

Farklı kaynaklarda dünyanın birinci veya ikinci en büyük ahşap binası, Avrupa’nın ise birinci büyük ahşap binası olarak geçen bina, 20,000 metrekarelik ormanlık bir alanın içine yerleştirilmiştir. Yan bölümleri 6, diğer bölümleri 5 katlı ve 206 odalıdır.

Prinkipo Palas inşa edildikten sonra kullanım izni alınamadığı için, 1902’de Rum Cemaatinin önde gelen hayırseverlerinden Eleni Zarifi ve oğlu Leonidas Zarifi tarafından 3700 altına satın alınarak, yetimhane olarak kullanılmak üzere Patrikhane’ye bağışlanır.

21 Mayıs 1903’teki açılışına bu girişime kendisi de bağış yaparak katkıda bulunan dönemin padişahı 2. Abdülhamit, Patrik 3. Yoakim ile birlikte katılır.

İstanbul’dan ve Anadolu’nun her yerinden gelen çocuklar için çatı olan yapı, Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan gerilimlerle birlikte, ülkede uygulanan azınlık politikaları sonucunda 1964 yılında kapatılır ve mülkiyeti 1964 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilir.

24 saat içinde boşaltılması istenen yetimhane binasının içinden ne resmi belgeler ne de öğrencilerin kişisel eşyaları kurtarılabilir. Kuruluşundan, kapatılana dek yaklaşık 6000 kadar öğrenciye bir yaşam ve eğitim alanı olan bina boşaltılmasıyla birlikte ıssız ve işlevsiz kalarak kaderine terk edilir.

2007 yılında AİHM’e yapılan başvurunun karara bağlanması ile Yetimhane binası 2010 yılında Fener Rum Patrikhanesi’ne iade edilir.

2017 yılının Haziran ayında gönüllü bir girişimin çabalarıyla başlayan sürecin sonunda,

2018 Mart ayında Europa Nostra sivil toplum kuruluşu tarafından “Avrupa’nın Tehlike Altındaki 7 Kültürel Mirası” arasında gösterildi.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar