Alman solunu birleştirmek için hareket başlattılar, solu bölmekle suçlanıyorlar

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya’da Sol Parti’nin (Die Linke) Meclis grubu Başkanı Sahra Wagenknecht’in başını çektiği farklı parti ve sivil toplum kuruluşu üyelerinin inisiyatifinde yeni bir sol hareket başlatıldı. Ancak yeni harekete sol içerisinden eleştiriler de var.

“Aufstehen-Ayağa Kalk” adı verilen sol eğilimli hareketin başını Sol Parti’nin önde gelen isimlerinden Sahra Wagenknecht ve yine Sol Partili politikacı ve aynı zamanda Wagenknecht’in eşi olan Oskar Lafontaine çekiyor. Partiler-üzeri bir bünyeye sahip olması planlanan hareketin önde gelen isimleri arasında Sosyal Demokrat Partili (SPD) politikacı Simone Lange ve Marco Bülow ile Yeşiller Partisi’nin eski liderlerinden Ludger Volmer de yer alıyor. Harekete ayrıca çok sayıda yazar, sanatçı ve akademisyenin de aralarında bulunduğu 80 kişi destek veriyor.

Hareketin amaçları neler?

Hareketin tanıtımı dün Berlin’de bir basın toplantısıyla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan 49 yaşındaki Wagenknecht, “ülkedeki atmosferin sertleştiğini, çünkü ihracata dayalı ekonomik büyümeden Almanya’da yaşayan 82 milyon vatandaşın eşit şekilde istifade edemediğini” ifade ederek, “bölüşümdeki adaletsizliğin nefret ve şiddeti besleyen bir zemin haline geldiğini” söyledi.  “Ekonomik büyümeye rağmen ülkedeki vatandaşların yüzde 40’ı 20 yıl önce elde ettiği net geliri şu anda elde edemiyor. Demokrasi artık işlemiyor” şeklinde konuşan Wagenknecht, geçtiğimiz günlerde Chemnitz kentinde yaşanan aşırı sağcıların neden olduğu şiddet olayları ve gösterileri hatırlatarak hareketi kurmakla amaçlarının; “şiddetli bir kriz içindeki demokrasiyi” yeniden ayağa kaldırmak, sol eğilimli insanları biraraya toplamak ve orta vadede sol bir federal hükümetle iktidara gelmek olduğunu ifade etti. Wagenknecht, “eğer ülke böyle yönetilmeye devam ederse 5 ila 10 yıl arasında tanınmaz hale gelecek” dedi.

Öte yandan Wagenknecht; hareketin ilerleyen süreçte yeni bir partiye evrilip evrilmeyeceği sorusuna ise kaçamak bir yanıt vererek, “böyle bir tartışmanın boş olduğunu” söyledi. Wagenknecht “sürekli muhalefette yer almak istemediğini” de sözlerine ekledi.

“Ayağa Kalk” hareketinin tanıtıldığı basın toplantısı

Geçtiğimiz aylarda SPD içerisindeki başkanlık yarışını Andrea Nahles’e karşı kaybeden Flensburg kenti Belediye Başkanı ve “Ayağa Kalk” hareketinin öncülerinden Simone Lange ise toplantıda; “SPD, Yeşiller ve Sol Parti gibi partiler artık birbirleri için hayatı zorlaştırmayı bir kenara bırakmalı” şeklinde konuştu.

Hareketin önde gelen bir diğer ismi olan Yeşiller Partisi’nden Ludger Volmer ise “demokraside bir yenilenmeye ihtiyaç var” derken “Ayağa Kalk” hareketine karşı ifadeler kullanan sol partilerden önde gelen isimleri eleştirdi.

Toplantıda “Adil ve barışçıl bir ülke için hep beraber” başlıklı beş sayfalık bir kuruluş çağrısının da tanıtımı yapıldı. Çağrıda; asgari ücret, servet ve gelir eşitliği, giderek küçülen orta sınıf gibi konulara atıf yapılırken, sosyal sorunların yeniden siyasetin merkezine alınması gerektiği belirtildi ve sol partilerden oluşan bir koalisyonun iktidara gelmesini mümkün kılacak şartların oluşması için çalışılacağı vurgulandı.

Harekete Almanya solu içerisinde de tepki var

Bununla birlikte “Ayağa Kalk” oluşumu Alman siyasetinin sol kanadındaki herkesten olumlu not alamadı. Deutsche Welle’nin haberine göre; SPD Genel Sekreteri Lars Klingbeil; hareketi, Sol Parti içindeki iktidar çatışmasının bir tezahürü olarak yorumlarken, hareketin solun daha da bölünmesine yol açabileceğini savundu. SPD Başkan Yardımcısı Ralf Stegner de, Sosyal Demokratlar’ı uyararak, hareketin başını sol içerisinde “hizipçilikleriyle ünlü” Wagenknecht ve Lafontaine’in çektiğini hatırlattı.

Oskar Lafontaine ve Sahra Wagenknecht

Sol Parti’nin Eşbaşkanlarından Katja Kipping daha önce, parti içi liderlik yarışındaki rakiplerinden olan Wagenknecht’in hareketine destek vermeyeceğini açıklamıştı. Wagenknecht’le birlikte meclis grubu başkanlığını paylaşan Dietmar Bartsch ise “her türlü düşünceye saygı duyduğunu” söylemekle yetinmişti. Bartsch bununla birlikte; “Sol Parti olarak toplumdaki herşeyi tek başlarına değiştiremeyeceklerini” de sözlerine eklemişti.

Amaç solu birleştirmek mi, parçalamak mı?

“Ayağa Kalk” hareketi ile ilgili haberler Alman basınında da geniş şekilde yer aldı. Basında yapılan yorumlarda harekete getirilen en büyük eleştirilerden biri, hareketin söylemindeki “solu birleştirip iktidara getirme” vurgusuna rağmen arka planda yatan gerçeğin Sol Parti içindeki iktidar çatışmaları olduğuydu.  Wagenknecht ve Lafontaine’in politik konularda bazen sert tavırlar takınması ve uzlaşmacı olarak bilinmemeleri de getirilen diğer eleştiriler arasında.

Diğer taraftan, Alman basınındaki bazı yorumlarda; harekete solun önemli isimlerinin değil, yalnızca şu anda sol partilerin daha alt düzeydeki isimleriyle birlikte, geçmişte sol partilerde önemli görevlerde yer almakla birlikte, bugün daha arka planda yer alan isimlerin destek verdiği eleştirisi geldi. Nitekim hareketin kurucularından Wagenknecht ve Lafontaine’in partisi olan Sol Parti’den yalnızca Sevim Dağdelen ve Fabio De Masi’nin destek veriyor.

Hareket kamuoyunu etkileyemedi

Öte yandan Civey şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre; Almanlar’ın yüzde 62’si yeni hareketin kararsız seçmenleri etkileyebileceğine inanmıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 20’si ise hareketin uzun vadede başarılı olacağını düşünüyor.

Almanya’daki önde sol partiler olan SPD, Sol Parti ve Yeşiller; Eylül 2017’deki genel seçimlerde toplam olarak yüzde 40’ın altında oy elde etmişlerdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus