İstihdamda LGBTİ anketi: “LGBTİ bireyler iş hayatında cinsel kimliklerini gizlemek zorunda kalıyorlar”

İ

Kaos-GL ve Kadir Has üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadın Araştırmaları Merkezi, kamuda ve özel sektörde çalışan lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve intersekslerin durumuna dair hazırladığı raporu gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla tanıttı. Toplantıda, LGBTİ bireylerin iş hayatında yaşadığı sorunlar, ayrımcılık, ayrımcılığa karşı kurumsal koruma, cinsel kimliğin iş verimliliğini etkilemesi, bu sorunlara karşı neler yapılabileceği gibi başlıklarla sunumlar gerçekleştirildi.

Kaos-gl ve Kadir Has Üniversite Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadın Araştırmaları Merkezi, “İstihdamda LGBTİ 2018” anketi sonuçlarının açıklandığı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenen basın toplantısında, LBGTİ bireylerin kamu ve özel sektörde yaşadığı sorunların ele alındığı rapor tanıtıldı ve ilgili başlıklarla sunumlar düzenlendi. 

Basın toplantısının açılış konuşması Prof. Mary Lou O’neil ve Dr. Öğr. Üyesi Reyda Ergül tarafından gerçekleştirilirken, temel meseleler, cinsiyet kimliği sorunları, özel sektör ve kamuda çalışan LGBTİ bireylerin durumları, iş arama kanalları, iş yerinde açık olma durumu, ayrımcılığa karşı kurumsal koruma, kurum içi ayrımcı kural ve uygulamalar, maruz kalınan ayrımcılığı bildirme, ayrımcılığa karşı talepler gibi başlıklarla sunumlar,  Selma Değirmenci, Doğancan Erkengel, Murat Köylü. İlki 2015 yılında yapılan araştırmada bu yıl 198 katılımcı katılarak anket sorularını cevapladı.

Yapılan araştırma ışığında “Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İntersekslerin durumu” ve “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İntersekslerin Durumu” iki rapor hazırlanarak sunumları yapıldı.

İstihdamda LGBTİ’lerin durumu

Araştırma, LGBTİ olduğunu beyan eden ve Türkiye kamu sektöründe memur kadrosunda çalışan 64 kişi (%71,91), sözleşmeli 22 kişi (%24,72) ve kamuya iş yapan taşeron bir şirkette çalışan 3 kişi (%3,37) olmak üzere toplam 89 katılımcı üzerinden ele alınıyor.

Araştırmanın yoğunlaştığı sektörler ağırlıklı olarak kamunun eğitim (15 kişi), akademi (21 kişi), sağlık (11 kişi) sektörleri olarak görünse de birçok farklı meslek gruplarından katılımcılar bu araştırma grubunu içinde yer almakta.

Toplam 89 katılımcı, beyan ettikleri cinsiyet kimlikleri ve cinsel yönelimlerinin dağılımı izleyen tablolarda sunuldu. Katılımcılar arasında geylerin çoğunlukta olduğu, intersekslerin ise örneklemde hiç yer almadığı, transların da yine çok az sayıyla yer alması dikkat çekti. Biseksüellerin ise geçtiğimiz yıla göre katılımında az da olsa artış görünmekte.

Çalışılan Kurumların Özellikleri ve Çalışan Özellikleri 

Araştırmaya farklı kurumlardan ve pozisyonlardan LGBTİ çalışanlar katıldı. Katılımcıların büyük bölümü eğitim ve sağlık alanında (15 öğretmen, 17 öğretim üyesi, 5 öğretim görevlisi, 9 psikolog/ psikiyatrist ve 11 sağlık personeli) çalışıyor, bu da Türkiye’de LGBTİ’lerin özellikle eğitim ve sağlık sektöründe çalıştığını; daha ziyade araştırmanın ulaşabildiği alanların daha çok buralar olduğuna işaret ediyor. Bu bulgular aynı zamanda, bu sektörlerde hem LGBTİ çalışanlar açısından hem de genel anlamda daha yüksek bir farkındalık düzeyi olduğunu düşündürtüyor.

Katılımcıların çalıştıkları kurumlardaki pozisyonlarına bakıldığında 2018 bulgularına göre, katılımcıların büyük bir kısmı memur statüsünde (%52,82) çalışmakta. Öte yandan bu yılki verilere göre memur ve orta düzey yönetici sayısında artış görünmekte ve üst düzey yönetici pozisyonu az sayıda da olsa örneklemde yer almakta. 2018 bulgularındaki başka bir önemli değişiklik ise sözleşmeli çalışanların sayısındaki artış. Sözleşmeli çalışma tipi istihdamdaki artış, güvencesiz çalışma koşullarının kamuda da belirgin olarak yerleştiğinin göstergesi olarak düşünülebilir.


İşyerinde Cinsel Kimlik Açısından Açık Olma Durumu 

“Cinsel kimliğiniz açısından işyerinizde açık davranabildiğinizi düşünüyor musunuz?” şeklindeki soruya 89 katılımcının 32’si, yani %36’sı, “tamamen kapalı oldukları”yanıtını verirken, 35 kişi (% 39) kısmen açık olduğunu, sadece 6 kişi (% 7) ise cinsel kimliği açısından işyerinde “tamamen açık” olduğunu belirtiyor. 

“Açık olmasalar da tahmin edildiklerini” düşünenlerin oranı %18(16 kişi). Bu yıl tamamen kapalı olduğunu beyan eden katılımcıların oranı düşerken, kısmen açık olduğunu beyan edenler en yüksek oranı oluşturmakta. Tamamen açık olduğunu beyan eden katılımcıların oranında bir değişiklik olmasa da, kısmen açık olduğunu beyan eden katılımcıların sayısındaki artış, çalışma alanlarının çeşitliliği de düşünüldüğünde, dikkat çekici. 

Bu bulgular, kamu sektöründe cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim bakımından açık davranabilme oranının düşük olduğunu ortaya koysa da katılımcıların büyük bir oranının etraflarındaki belirli kişilerle cinsiyet kimliği ve/veya cinsel yönelimlerini paylaşabildiklerini göstermekte. 

 Kaos GL ve Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi’nin 2018 yılında yürüttüğü Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ’lerin Durumu araştırmasında, işyerinde tamamen açık olduğunu beyan edenlerin oranı %22.

İki araştırma karşılaştırıldığında, LGBTİ çalışanların özel sektörde kamuya göre nispeten daha açık olabildiği görülüyor. Bu durumsa raporda, kamunun, bir işveren olarak, ayrımcılığı yasaklayan uluslararası sözleşmelerden ve ulusal mevzuattan kaynaklanan yükümlülükleri dolayısıyla “endişe verici” olarak nitelendirilmekte.

Kurum içinde ayrımcılık deneyimleri

Yapılan araştırmada katılımcıların iş yerinde maruz kaldığı ayrımcılık deneyimlerine de yer verildi. “İşyerinizde bizzat kendinize yönelik cinsel kimlik ayrımcılığı veya nefret suçu vakalarıyla karşılaştınız mı?” sorusunu 12 katılımcı “Karşılaştım”, 20 katılımcı “Karşılaşmadım”, 18 katılımcı “Karşılaşmadım. Çünkü cinsel kimliğim belli olmuyor”, “39 katılımcı ise “Karşılaşmadım çünkü cinsel kimliğimi gizliyorum” şeklinde cevapladı.

En yüksek oranın ayrımcılığa maruz kalmamak için cinsel kimliğini gizleyenlerin oluşturması ise yine dikkat çeken konulardan biri oldu.

Öte yandan araştırma kapsamında katılımcılara maruz kaldıkları ayrımcı deneyimler de soruldu ve bu deneyimlere raporda yer verildi. Raporda yer alan bazı deneyimlerse şu şekilde: 

“Cinsel kimliğimin kendi düşüncelerine göre farklı olduğunu tahmin edip ara ara bana soruyorlar. Anlaşılmasın diye inkâr etmeme rağmen alay, hakaret, aşağılama içeren tavır ve davranışlar sergiliyorlar. Yaptığımın toplum kurallarına ve dine aykırı olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. Aba altın sopa göstererek bu tarz kişilerin işten atılma haberlerini örnek gösteriyorlar.” (öğretim üyesi olarak çalışan bir trans kadın)

“Dışlandım!” (psikolog olarak çalışan bir lezbiyen)

 “Hastalarım (özellikle yaşlı, erkek hastalar) nedense benden hoşlanmıyorlar ve hoşlanmadıklarını sürekli olarak bakarak, bakışlarını kaçırmayarak belli ediyorlar.” (sağlık personeli olarak çalışan bir gey) 

“Klasik şeyler… ‘Ben bununla çalışmam; gece hiç çalışmam’ gibi. Yasalar gereği olması gereken şeyi, yönetmeliğin ilgili maddesini gösterdiğiniz halde ‘Bu ibne iş yapmak istemiyor’ , ’Müdürüm bu ibneyi kimse istemiyor’ tarzı laflar söylendi yüzüme karşı bile!” (polis olarak çalışan bir gey) 

“Yakın dostluklar kuruyorum. Zamanla durumumu belli eden ipuçları verdiğimde ise dostluklarım bitiyor. İbne, top gibi terimler sıklıkla bulunduğum ortamlarda kullanılıyor. Cinsel kimliğimi sakayla karışık ifade ettiğimde sapıklık/sapkınlık/sübyancı gibi algılanıyorum. Utanılan, uzak durulan bir cüzzamlı gibiyim. Tehditler, dokundurmalar var. Şakayla karışık şikâyet edilebileceğim söyleniyor.” (psikolog olarak çalışan bir gey)

 “Sevgilim olmadığı için gey olduğumu düşünüp yüz yüzeyken laf sokan kişiler oldu.” (memur olarak çalışan bir gey) 

“Karşılaşmadım, gizliyorum. Ama çok samimi olduğum arkadaşlara az hissettirdiğimde tepki alıyorum. Örneğin cilt bakımı yapmam hoş karşılanmadı. İş, hayatımın tamamını kaplıyor, kendim hiç olamıyorum.” (mühendis olarak çalışan bir trans kadın)

 “Kurumsal değil ama kişisel olarak bir amir, yükselmemle ilgili takdir yetkisini ‘dolapta güzel elbiselerin vardır’ diyerek aleyhime kullandı.” (memur olarak çalışan bir trans erkek) “Üniversite hayatımda yaptığım aktivizm gözdağı vermek maksadıyla hatırlatıldı.” (öğretmen olarak çalışan bir gey)

“Cinsel yönelimimden dolaylı direkt değil ama gönüllü olduğum STK’lar hakkında müdürümden uyarı gelmişti. O ara çalıştığımız yerden sürülmek konusu gündemde idi. Genel görüşe uymayan arkadaşlar ve LGBTİ örgütleriyle bağı olan ben sözlü uyarı aldık.” (sosyal hizmet uzmanı bir biseksüel kadın)

Kaos-GL ve Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eştiliği ve Kadın Araştırmaları Merkezi’nin hazırladığı her iki raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz: http://www.kaosgldernegi.org/yayin.php?id=6

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar