Çin hükümeti, ödüllü fotoğraf sanatçısı Lu Guang’ı neden tutukladı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Çin’de son zamanlarda sanatsal ifadeleri engellemek amacıyla birçok Uygur sanatçı tutuklanıyor. Bu duruma karşı uluslararası kamuoyuna hakim olan kayıtsızlık, ödüllü fotoğraf sanatçısı Lu Guang’ın geçen kasım ayında Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne yaptığı ziyaret esnasında tutuklanmasıyla az da olsa bozuldu.

Lu Guang, geçimlerini sağlamak için kanlarını satan ve bu yüzden AIDS hastalığına yakalanan fakir Çinli köylüleri fotoğrafladığı serisi sayesinde 2004 yılında ilk kez Dünya Basın Fotoğrafları Ödülü aldı.

Şu an tutuklu bulunan Lu Guang’ın neyle suçlandığı resmi kaynaklar tarafından henüz açıklanmasa da, Frieze’de yer alan bir analize göre sanatçı, ABD’nin Çin’i “bir azınlık nüfusunun en büyük ve kitlesel hapishanesi” olarak nitelendirmesinde payı olduğu için tutuklandı.

Lu Guang’ın son 20 yıllık üretimlerinin odağında Çin’de dışlanan ve ayrımcılığa uğrayan insanların hayatları var. Ayrıca sanatçı, fotoğraflarında kirlilik ve çevresel yıkım gibi Çin basınında yer almayan hassas konuları da işliyor. Özellikle geçimlerini sağlamak için kanlarını satan ve bu yüzden AIDS hastalığına yakalanan fakir Çinli köylüleri fotoğrafladığı serisi çok ilgi görmüş ve sanatçı bu serisiyle 2004 yılında Dünya Basın Fotoğrafları Ödülü’nü kazanmıştı. Lu Guang ayrıca, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından misafir öğretim üyesi olarak ABD’ye davet edilen ilk Çinli fotoğrafçı olma özelliğine sahip.

Çin hükümeti, son birkaç yıldır yaklaşık 1 milyon Müslümanı, adına “mesleki eğitim merkezleri” dedikleri, dikenli çitlerle çevrili, silahlı muhafızların nöbet tuttuğu kamplarda alıkoyuyor. İddialara göre, bu kamplarda tutulan insanların, kültürel ve dini değerleri aşağılanarak, Çin Komünist Partisi’ne bağlılıkları perçinlenmeye çalışılıyor. Kampta tutulan çoğu insan ise 1949’dan bu yana Çin’e tamamen entegre olmuş Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne mensup Uygur Türkleri. Ancak Uygurlara karşı yapılan bu muamelenin tarihi kamplardan daha eski. Bu kamplar kurulmadan önce de Çin hükümeti, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde bir nevi “polis devleti” olarak faaliyet yürütüyordu.

Çin Komünist Partisi, bölgedeki kontrol stratejilerini ve tartışmalı varlığını Uygurların ve diğer halkların iyiliği için sürdürdüğünü iddia ediyor. Bölgedeki sosyal ve çevresel sorunların görünür hale gelmesi, resmi politikanın başarısızlığını ortaya koyacağı için bölgedeki yaşam koşullarını belgeleyen sanatçı ve gazeteciler, hükümet için ciddi bir sorun. Lu Guang’dan çok daha önce Çin hükümeti, ünlü çağdaş sanatçı Ai Weiwei’yi de benzer bir sebeple tutuklamıştı. Uygur kimliğini ve kültürünü destekleyen iki ünlü Uygur müzisyen ise 2018 yılında Çin’de ortadan kaybolmuştu. Tüm bu tutuklamalar, Pekin yönetiminin bölgeye dair sanatsal ifadeleri engellemeye çalıştığını gösteriyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus