Fransa’da laiklik tartışmaları: “Boş tartışmaları bırakıp hukuku yeni şartlara uyumlu kılalım”

Fransa’da laiklik tartışmaları sürüyor. Hükumete bağlı Laiklik Gözlem Komisyonu (l’Observatoire de la laïcité) mensupları Jean-Louis Bianco ve Nicolas Cadène, 28 Ocak 2019’da Le Monde’a yazdıkları makalede 1905 Laiklik Kanunu tarafından sağlanan düzenin korunması için hukukun yeni şartlara uyum sağlaması gerektiğini ileri sürüyorlar. Yazıyı Türkçeye Onur Bülbül çevirdi.

Fransa Laiklik Gözlem Komisyonu Başkanı Jean-Louis Bianco

Emmanuel Macron’un 16 Ocak’ta Grand-Bourgtheroulde’da “düzeni sağlayan ilke” olarak adlandırdığı laiklik, tartışmalara konu olmaya devam ediyor; farklı tarih anlatımları, verilen uzun mücadeleler zikrediliyor ve kişisel kanaatler dillendiriliyor. Bütün bu tartışmalar hiç şüphesiz gerekli ve faydalıdır.

Büyük Müzakere, Cumhurbaşkanı tarafından 15 Ocak’ta gerçekleştirilirken Laiklik Gözlem Komisyonu da vatandaşları bilgilendirme görevi çerçevesinde laikliğin en doğru şekilde anlaşılması ve uygulanması maksadıyla gerekli her türlü bilgiyi resmî internet sitesi laicite.gouv.fr adresinde kamuya arz etmektedir.

Etkili bir şekilde tartışabilmek için öncelikle tartıştığımız konuyu iyi bilmemiz gerekir. Kısaca laiklik; vicdan, inanma ve inanmama hürriyetini garanti altına alan, aynı zamanda inançları veya kanaatleri ne olursa olsun herkesin kanun önündeki eşitliğini sağlayan ilkedir. Bu ilke ancak dinlerden arınmış, tarafsız bir devlet ve aynı şekilde devlet iktidarından bağımsız dinler ile mümkün olabilir. Laiklik bir görüş değil, kamu düzenine saygı göstermesi şartıyla her görüşün özgürlüğünü garanti altına alan bir prensiptir. O yüzden bu konuyu ele alırken gereksiz çıkışlardan ve tartışmalardan kaçınıp karşılıklı saygıyı esas almalıyız.

 Kiliseyi ve devleti birbirinden ayıran dokunulmaz bir ilke

Bu tanım başbakanlığa bağlı olarak faaliyet gösteren Laiklik Gözlem Komisyonu tarafından, Fransa genelinde gerçekleştirilen ve yüz binlerce insana ulaşan çeşitli platformlarda sık sık tekrarlanmaktadır.

Ancak Cumhurbaşkanı’nın da kendisine bağlılık hissettiğini söylediği Aristide Briand’ın bu tanımı bazılarını tatmin etmemektedir. Bu kişiler tarafsızlığın daha geniş alana yayıldığı ve din-devlet ayrılığının yeniden ele alındığı bir “yeni laiklik”i desteklemektedirler. Bu iki nokta yeni laiklik çerçevesinde beraber veya ayrı ayrı zikredilebilir.

Bu tip yönelimler 9 Aralık 1905 Kanunu’nun ilk maddesi gibi anayasal pek çok değere engel olabilir. Yargı kararlarıyla da açıklanmış 1905 Kanunu, devlet ve dinleri birbirinden ayıran ve tarafsızlığı, kamuyu temsil eden ve kamu hizmetinde bulunan fertlerle sınırlayan, bunlar dışındakileri ise kapsamayan bir kanundur.

Fakat hukuk, 1905 Kanunu ile sağlanan dengeyi bozmadan yeni sosyal gerçeklere adapte olmak için evrilebilir. 15 Mart 2004 Kanunu bu çerçevede kabul edilmiş bir kanundur. Bu kanunun amacı, çoğunlukla hatalı olarak yorumlandığı gibi öğrencilere tarafsızlığı dayatmak değil, onların “ilkokul, ortaokul ve lisede dinî aidiyetlerini açıkça gösteren simgeler ve kıyafetler taşıması”nı engellemektir. Bu kanun ile eğitim kurumlarında dinî, siyasi ve ticari propagandayı yasaklayan 1936 ve 1937 tarihli Jean Zay Genelgeleri genişletilmiştir.

Kurulduğu günden beri Laiklik Gözlem Komisyonu bu kanunu yabancı muhatapları nezdinde de savunmuş, komisyonun çalışmaları farklı uluslararası yargı kararlarında ele alınmıştır.

Kamu düzenini şiddet yanlısı dinci yayınlardan korumak

Bizzat Laiklik Gözlem Komisyonu, hukukun teknik açılardan evrilmesi için birçok teklifte bulunmuştur. Bunlardan bazıları 1905 Kanunu’nun günümüzde tartışılan dört ve beşinci başlıkları hakkındadır. Bunlara örnek olarak dinî nitelikli kültürel faaliyetlerde bulunan derneklerin 1905’e göre içinde bulunduğumuz 2019 yılında daha şeffaf olması gerekliliği veya şiddet yanlısı dinci yayınların virüs gibi yayıldığı modern dünyada kamu düzenine duyulan saygıyı güçlendirme ihtiyacı zikredilebilir. Ayrıca Laiklik Gözlem Komisyonu bütün din adamlarının takip etmesi gereken bir laiklik eğitimi de sunmaktadır. Bu din adamlarına Cezayir, Türkiye ve Fas hükûmetlerine bağlı olarak hizmet veren imamlar da dahildir.

Bununla birlikte din-devlet ayrılığı ilkesinden vazgeçmek, dinlerin siyasi araç haline getirilmesi ve halkın egemenliğinin zarar görmesi riskini taşımaktadır. Ayrıca tarafsızlık ilkesi uygulamasını kaldırmak kanaat ve inançların açıkça sergilenmesi neticesinde kamu düzeninin ve devlet işleyişinin bozulmasına neden olabileceği gibi yarın bütün azınlık inançlarını sınırlayacak bir yolun kapısını da açabilir. Böyle bir teşebbüs de en bağnaz dinci grupların ve cumhuriyetçi devlet sistemimize muhalif toplulukçuların (communautaristes) eline malzeme verecektir.

Fakat bütün bunlar tartışmaya mani değildir. Bilhassa laikliğin günlük hayata uygulanması konusunda yapılacak güçlendirmeler çok önemlidir. Bu çerçevede 1905 Kanunu’nun sözcüsü Aristide Briand’ın, dinin günümüzden çok daha saygın olduğu bir dönemde dile getirdiği şu hakikati hatırlamamız gerekir: “Cumhuriyetin düşmanlarını silahla donatmamak gerekir, çünkü bir gün o silahlar cumhuriyete çevrilecektir.

Jean-Louis Bianco (Laiklik Gözlem Komisyonu Başkanı)

Nicolas Cadène (Laiklik Gözlem Komisyonu Genel Sözcüsü)

Nicolas Cadène

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar

Haftanın En Popüler İçerikleri