Mansur Yavaş, hakkındaki iddialara yanıt verdi: “Cumhuriyet tarihinin en çirkin kumpası, asıl mağdur benim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, asılsız senet hazırladığına dair hazırlanan iddianameye ilişkin açıklama yaptı. Söz konusu iddiaları “Cumhuriyet tarihinin en çirkin kumpası” diye niteleyen Yavaş “Anketlere yansıyan fark, rakibimiz tarafından olgunlukla karşılanmamıştır. Aday olmamla birlikte asılsız iddialarla seçmen karşısında itibarım zedelenmeye çalışılmıştır” dedi.

AKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıklayan Yavaş, “Avukatlığını yaptığım şirketin ödemesini alıp kaçmış, şahsıma bıraktığı senedi icraya verdiğimde, senetteki imzanın sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Bir suçun mağdurunu suçlu ilan etmek çirkef iddiadır. Rakibim bu şahsı bana karşı maşa yapmaktadır” diye konuştu.

“Asıl mağdur benim”

Mansur Yavaş’ın açıklamasına İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray ve CHP Ankara Milletvekili Haluk Koç da katıldı. Yavaş, söz konusu iddiayla ilgili “Asıl mağdur benim. Yargıtay’ın hakkımda onayladığı herhangi bir ceza davası, kararı yoktur” dedi.

Yavaş söz konusu iddiaları ortaya atan Necmettin Kesgin’in şizofren raporu bulunduğunu, belgede sahtecilikten hapis cezasına çarptırıldığını, çocuk istismarından da halen yargılandığını açıkladı.

Mansur Yavaş hakkındaki iddialara şöyle cevap verdi:

“Alnımız ak yürüyoruz. Ankara halkının iradesi arkamızda oldukça hiçbir komplo bizi yolumuzdan alamayacaktır. Gerek haberi yapan gazete, haberlere dayanarak adil yargılamayı etkilemek isteyen Mehmet Özhaseki ve Ömer Çelik hakkında suç duyurusunda bulunacağız.

Türkiye’de şeffaflık ilkesi gereği şeffaflık beyannamesini ilk imzalayan belediye başkanı benim. Bunun arkasında mal beyanında bulunmam, ayrıca 1994’ten beri kamu görevi yapan rakibimin de mal beyanında bulunmasını istemem şu anda içinde bulunduğumuz iftira kampanyasına sebep olmuştur. Mal beyanından kaçmak için sığınılan bu yöntem asla bu talebimizden geri adım attırmayacaktır.

Anketlere yansıyan fark, rakibimiz tarafından olgunlukla karşılanmamıştır. Aday olmamla birlikte asılsız iddialarla seçmen karşısında itibarım zedelenmeye çalışılmıştır. Sanki suçmuş gibi Makedon olduğum söylenerek itibarım azaltılmaya çalışılmıştır. Ardından ‘Taksicileri Kızılay’a sokmayacak’ denildi. Demokratik ve hilesiz bir yarışta sandıktan çıkamayacağını anlayanlar, duvarlara ‘Yavaş Yavaş devrim’ sloganları yazdırdılar. Şikayetçi olduk. Bizim PKK ile ittifak yaptığımız yönünde iftira atmaya çalıştılar. Bunlar çare olmayınca, belediye çalışanlarının işten çıkarılacağı, yerine 20 bin PKK’lının işe alınacağı duyuruldu.

Siyasi tarihimizin en ahlaksızca yürütülen kampanyasının özeti şudur: Bu şahıs resmi evrakta sahtecilik, şantajdan hapis cezası almış bir kişidir. Avukatlığını yaptığım şirketin ödemesini alıp kaçmış, şahsıma bıraktığı senedi icraya verdiğimde, senetteki imzanın sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Bir suçun mağdurunu suçlu ilan etmek çirkef iddiadır. Rakibim bu şahsı bana karşı maşa yapmaktadır. Yargıtay’ın onayladığı herhangi bir ceza kararı bulunmamaktadır. Şahsın bana verdiği sahte senetle ilgili bir icra inkar kararı vardır.

“Yaptığınız suç”

Sayın Ömer Çelik bu şahıs için saygın bir işadamı diyor ya, bu şahıs kendisi hukuk fakültesinden ayrılmış zamanında ve afla da geri dönüyor. Staj yaparken okul ÖSYM’den gelen belgesi sahte bir şekilde 100 puan artırarak Gazi Üniversitesi’nde geçiş yaptığını ortaya çıkarıyor. Bunun da mahkeme kararı hepinizin önünüzdedir. Dosyaya intikal eden belgelerden anlaşılıyor ki bu ‘saygın’ iş adamı çocuk istismarından yargılanıyor. Aynı zamanda şizofren raporu var. Hiçbir ilişkim olmadığı demesine rağmen ıslak imzalı ikrarı da orada.

Bu sahteci şahıs ne amaçlıyor? Karar onanırsa hapse girecek. Ayrıca diğer istismar dosyasından da ceza alması yüksek. Hapse girmekten kurtulmak için rakiplerimizin adalet gücünü kullanmak için harekete geçiyor. Ona bu imkanı verenlerin yüzlerine silemeyeceği bir kara leke olarak kazınmıştır. Siyasileri avuçlarına alanı da, bundan medet uman siyasileri de ilk defa gördüm. Siyasi rant uğruna sığınılan bu şahsın ağzıma almaktan utanacağım suçları vardır. Dün parti sözcüsü dedi ki: İnceledik. Avukatım burada, maden incelediniz tekzip kararlarının içerisinde bu bilgilerin hepsi var. Eğer bunları bilerek yapıyorsanız durum çok daha fecaat.

Mansur Yavaş’ı lekelemek için ne yapacaksınız? Devam eden davalar var, yaptığınız suç. Onu çocuk istismarı davasından beraat ettirmek için mi kolluyorsunuz? Siyaset için bu kadar küçülmeye değer mi? Bu şahsa sahip çıkıyorsunuz. Bir koltuk uğruna böyle sabıkalı, konusuz suç oluşturan birinin arkasına sığınması, onu televizyonlara çıkarması, beni karalaması acizliktir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus