İspanya’da bir bar: Konsepti faşist diktatör Franco, müdavimleri aşırı sağcılar, işletmecisi ise bir Çinli

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

New York Times’dan Patrick Kingsley, İspanya’da bir Çinli tarafından işletilen, Franco dönemi temalı barı haberleştirdi. Ülkenin başkenti Madrid’in güney banliyösündeki Oliva adlı barın duvarlarını, 1975 yılında ölen faşist diktatör Franco’nun fotoğrafları süslüyor.

NYT muhabiri Kingsley “Adımınızı içeri atmanızla birlikte 44 yıl geriye gidiyorsunuz” diye başladığı yazısında, mekanın iç düzenlemesinin detaylarına yer veriyor. Haberin fotoğraflarında da görüldüğü gibi, duvarlarında General Franco’nun portrelerinin, tezgahında ise büstünün bulunduğu barın masalarının hemen üzerinde, İspanya İç Savaşı’ndan kalma İspanya haritası duruyor. Kapının yanındaki “Franco burada” yazısını işaret eden Kingsley yazısına, “tabii aşırı sağ da öyle” diye devam ediyor. 

Kingsley’in aktardığına göre, mekana gelenlerin çoğunu yabancı düşmanı Vox partisinin tabanı oluşturuyor. Seçimleri kazanması durumunda Vox, ülkede 40 yıldan bu yana parlamentoya giren ilk aşırı sağ parti olacak.

Oliva, İspanya’da Vox yanlılarının gidebileceği yerler olarak işaretlenmiş 12 yerden biri.

Barın işletmecisi Xianwei Chen’e göre, Franco’nun kabrini ziyaret etmek üzere İspanya’nın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, generallerini andıktan sonra Oliva’ya geliyor. Barın müdavimlerinden Jesús López, ilk zamanlar Chen’e “Franco hayatta olsaydı seni yaşatmazdı” diye “takıldıklarını” anlatıyor. Chen ise bu şakaları pek önemsememiş olmalı ki, 4 yaşındaki oğluna Franco adını vermekten ve evinin balkonuna Franco İspanyası’nın bayrağını asmaktan (haberde anlatıldığına göre Chen, komşularından birinin şikayeti üzerine bayrağı kaldırmak zorunda kalmış) çekinmemiş. 

“Franco barajlar inşa etti”

Chen Franco’yu eleştirenler hakkında “İnsanlar Franco’nun zamanında özgürlüğümüz yoktu diyor, ama o farklı bir dönemdi. Bakın, Franco sayesinde İspanya İkinci Dünya Savaşı’na girmedi. Franco sayesinde İspanya’nın sosyal güvencesi oldu. O, hiçbir ülkeden yardım almadan barajlar inşa etti” diye konuşuyor. 

Kingsley’e göre bu, ömrünün yarısından fazlasını doğup büyüdüğü Çin’de geçirmiş bir insan için pek eşi benzeri görülmemiş türden bir hayranlık. 1999 yılında İspanya’ya göç eden Chen, burada uzun yıllar kuzeninin işlettiği fabrikada çalıştıktan sonra, 2010’da Oliva’yı satın almış. İlk zamanlar burayı herhangi bir bar gibi işletiyormuş, ancak zaman içinde Franco hakkında bilgiler edinmiş ve bu bilgiler kendisinde diktatöre karşı hayranlık uyandırmış. İşletmesini Franco için bir anıta dönüştürmeye 2013 yılında karar vermiş. Söylediğine göre, böyle yaparak kendince Franco’nun itibarını iade etmek istiyor: “Franco hakkında çok şey söylüyorlar ama onu aslında tanımıyorlar.” 

Muhabir Kingsley’e göre, Franco’nun adının cadde ve sokaklardan kaldırıldığı ve heykellerinin çoğunun söküldüğü İspanya’da böyle bir bar aslında anomali teşkil ediyor. Ama en az bunun kadar tuhaf olanı, Francoist siyasetçilerin hâlâ siyaset yapabiliyor olması. 
Gazeteye konuşan solcu gazeteci Antonio Maestre, bu durumu “diktatörlüğün coşkuyla ve sınırsızca övülmesinin çağdaş İspanyol toplumunca kabulü” olarak yorumluyor. Nitekim akşam vakti, hareketlerinin politik anlamı üzerine düşünmeksizin bara gelen 12 polis memuru, Maestre’nin tespitinin adeta somut bir örneği.
Chen ise genel olarak halinden memnun. Vox’un yükselişi ve Katalan kriziyle birlikte barının daha faza müşteri çektiğini anlatıyor: “Gönlünde milliyetçi duygular yatan bir sürü insan korkularını aştı, artık kendilerini ifade etmekten korkmuyorlar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus