Akşener MHP’ye seslendi: “Terörle aranıza mesafe koyun”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu. Abdullah Öcalan’ın 23 Haziran İstanbul seçiminden önce gündeme gelen mektubundan söz eden Akşener, “MHP’li yöneticilere sesleniyorum, terörle aranıza mesafe koyun” dedi.

Akşener’in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

“Erdoğan Doğu Türkistan’daki zulme sessiz kalmamalı”

“Geçtiğimiz hafta yakın tarihimizdeki iki büyük acının yıl dönümünü andık. Madımak ve Başbağlar. Milletimize kasteden bu alçakça katliamları kınıyorum. Sayın Erdoğan geçtiğimiz hafta Japonya ve Çin’e geçti. Ziyaret öncesinde Sayın Erdoğan’a çağrıda bulunmuştuk, Doğu Türkistan’daki kardeşlerimize yönelik zulmü gündeme getirmesini istemiştik. Gördük ki, zulüm gören Türk ise Erdoğan’ın umurunda olmaz. Çin medyası daha vahim bir iddiada bulundu, Sayın Erdoğan’ın “Doğu Türkistanlılar mutlu” dediği söylendi. Sayın Erdoğan buna açıklama getirmeli. Türk devletinin cumhurbaşkanı zulme sessiz kalmamalı.”

“MHP’li yöneticilere sesleniyorum, terörle aranıza mesafe koyun”

“Geçtiğimiz hafta Meclis grubumuz bazı önergeler verdi. 74 yiğidimizin katili bir teröristin araştırılmasını istedik. AKP, MHP ve HDP’nin oylarıyla reddedildi. Bir gün sonra Washington Post bir teröristin yazısını yayınladı. Hemen AKP’den tepki geldi. Söylenenler doğrudur ama pişkinliğe bakın. TRT’ye terörist çıkarıp Türk yasalarını çiğnemek umurlarında olmamış ama ABD yasalarının çiğnenmesini dert etmişler. TRT ile Washington Post’u aynı rezaletle buluşturanlara yazıklar olsun. Teröristbaşı ile mektup arkadaşı olanların şimdi HDP ile ağız birliği edip partimize saldırmaları çok doğal. Mektup arkadaşlığı ile başlayan sürecin geldiği noktaya bakar mısınız? MHP’li yöneticilere sesleniyorum, terörle aranıza mesafe koyun.”

“Erdoğan’ın asıl görevden alması gereken kişi damat”

“Sayın Erdoğan ve damadı yapısal reform lafını dillerinden düşürmüyor. Ama dediklerinin tam tersini yapıp kendilerinden önce başlayan kazanımları yıkmakta sınır tanımıyorlar. Cuma gecesi KHK ile Merkez Bankası başkanını görevden aldılar. Sayın Erdoğan asıl görevden alması gereken kişinin damadı olduğunu göremiyor. Zaten bu senenin başında kârını hazineye aktarmışlardı. Şimdiyse gözlerini ihtiyat akçesine diktiler. Buna karşı koyanlara ise yoluma taş koyma diyerek ansızın görevden aldılar. Görevden almanız gereken kişinin damadınız olduğunu herkes görüyor siz de görün. Bakalım gençler anlayacak mı? Yerde grafit var Sayın Erdoğan. Damat enflasyonda hedefi tutturduk diyor. Kıyamet kopsa dengeleniyoruz diyecek. Damada göre her şey 3.6 röntgen. Her şey ne çok iyi ne de felaket.”

“Kasetle tehdit edildim”

“Şimdi kendi hayatımdan beş yıldır yaşadığım bazı konuları sizinle paylaşmak istiyorum. Sizler aracılığıyla milletimizle paylaşmak istiyorum. 7 Haziran 2015 seçimleri. Damadın kardeşinin yönettiği, sayın Erdoğan’ın sahibi olduğu söylendiği bir televizyonda ‘Kadının bir kadına yakışmayacak hareketlerinin bulunduğu bir kasetin duyumu var’ dendi. Elbette kadınlar beni anlayacaktır. Lütfü (Türkkan) Bey arayıp bildirdi bana. Önce, bütün vücudum uyuştu. Sonra acaba bir hata mı var diye baktım. 45 dakika kendimi bilemedim. Dişlerim takır takır vurdu. Saklanmak istedim. Sonra kalktım. Ben Hz Ali’yi çok severim, ‘Medet ya Ali, Allah’ım yardım et’ dedim. Kalktım ve mücadeleye başladım. Dört gün sonra Sayın Erdoğan aradı ve AK Parti’den insanlar aradı. Beşinci gün Bahçeli bir kadın genel başkan yardımcısını gönderdi. Dedi ki ‘Kasetlerle ilgili arkadaşlarımıza yönelik zamanında yapılan o kumpasla ilgili bütün veballeri ödedik. Kendini yormasın, üzmesin. Kaseti olsa ne gam! Onunla yollarımızı ayırmayacağız” dediler. Eşimin yanında bu cümleyle karşılaştım. Sonra işin ucunu bırakmama kararım sebebiyle mücadeleye devam ettim. Bugün aramızda bulunan, Sayın Bahçeli’nin özel kalemi tarafından aranıp ‘Bu kadar bağırıp çağırmasın, kampanyamızın projelerini örtüyor’ diyerek uyarıldım. Sonra sistem yürüdü. Ama çok genç kadınlardan müthiş hikayeler dinledim. Onlar için, o mobbinge uğrayan, sözlü ve fiziksel tacize uğrayan o kadınlar için mücadele ettim. Mahkemeyi sonuna kadar takip ettim. Ne oldu biliyor musunuz? Bir kadın hakim, Sayın Erdoğan’dan korktuğundan, Saray’dan korktuğundan konuyu dinlemeden bu üç iftiracıya beraat verdi. Yani Sayın Erdoğan, devr-i iktidarınızda artık sizin eşiniz, gelinleriniz, kızlarınız ve ailenizdeki her kadın ve Türkiye’deki her kadın için ‘Birinden duydum, bir kadına yakışmayacak hareketlerinin bulunduğu bir kaseti varmış’ demek serbest kaldı. Övünün, övünün!”

“Bana kadın olduğum için çok çirkin şeyler yapıldı”

“Sonra 1 Kasım seçimleri oldu. Sonra biz Sayın Özdağ, Aydın, Oğan bir yola çıktık. İmza toplayarak demokrasi mücadelesi bir kongre talebiyle yola çıktık. Bütün erkek arkadaşlarımıza çok çirkin iftiralar atıldı, biliyorum. Ama sadece bana cinsiyetim üzerinden, kadın olduğum için çok çirkin şeyler yapıldı. Bugün bizimle olan bir arkadaşımızı Sayın Bahçeli çağırdı, evimin önünde çekilmiş bir fotoğrafı gösterdi. ’01 plakalı bir otomobil ile beni her türlü izlettiğini’ söyledi ve arkasından burada terbiyemin müsaade etmeyeceği bir söz söyledi. Arkasından 19 Haziran Kongresi oldu. Bir MHP genel başkan yardımcısının sekreteri, bir başkasının yeğeni, torunumun gayrimeşru olduğunu yazdı sosyal medya paylaşımlarıyla. Ve ben bu işi de hukuki olarak çok sıkı takip ettim. Sayın Erdoğan, devr-i iktidarınızda polisleriniz, emniyet teşkilatınız IP numarasını bulamadılar, IP numarasını bulacak imkânlarının olmadığını söylediler. Bugün artık canı isteyene dokuz aylık bebeğe gayrimeşru demeyi serbest bıraktınız, övünün.”

Sayın Erdoğan bir gün devran döner aynı sözler sizin için söylenir, aynı hakaretler sizlere söylenir. Kısaca, beş yıldır kadın olarak bedenim üzerinden analarımızın ruhları incindi. Annelerimize sövüldü, bize sövüldü, erkeklerimizin eşlerine sövüldü ama bir delikanlı gibi çıkıp yakamıza mertçe yapışan olmadı.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar