İddia: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çin devlet medyasının Sincan bölgesiyle ilgili “mutluca yaşıyorlar” şeklinde aktardığı sözleri yanlış çevirildi

Hong Kong merkezli South China Morning Post gazetesinde Jun Mai imzasıyla yayımlanan bir yazıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2 Temmuz’da Pekin’de Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yaptığı görüşme sırasında Sincan Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili söylediği sözlerin Çin devlet medyasında yer alma şekli ele alınıyor.

Çin devlet medyasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması Pekin yönetiminin Sincan’da yaşayan Müslüman azınlık gruplara yönelik uygulamalarını destekler şekilde alıntılanmıştı.

Mai’nin yazısında, Pekin’deki Türk Büyükelçiliğinde geçen hafta yapılan diplomatların katıldığı bir toplantıdan bahsediliyor. Bu toplantıda yetkililer Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının Türkiye tarafından Çinceye yanlış çevrildiğini iddia etti. Yazara göre, yanlış çeviri fark edildikten sonra düzeltilmesi istendi ve bu istek Çinli yetkililer tarafından kabul edilmedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması Çin devlet medyasına, “Bu gerçektir ki Çin’in gelişmişliği ve refahı içerisinde Sincan’da halklar mutlulukla yaşıyor” şeklinde yansımıştı. Türkiyeli yetkililer ise Erdoğan’ın “Çin’in Sincan bölgesinde halkların refah ve barış içerisinde mutlulukla yaşayacağını umut ediyoruz” dediğini belirtti. Ayrıca, iki liderin görüşmesinde Erdoğan’ın ticaret de dahil karşılıklı ilişkilere odaklanmaya çalıştığı, Xi Jinping’in ise Sincan bölgesindeki meseleye odaklandığı vurgulandı.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde “eğitim merkezleri” adı altındaki kamplarda Uygurlar da dahil Müslüman azınlık gruplarını zorla tutulduğu iddia ediliyor

Aktivistler ve Birleşmiş Milletler insan hakları gözlemcileri Uygur Türkü ve diğer Müslüman azınlıklara mensup en az bir milyon insanın “eğitim merkezi” adı altındaki kamplarda zorla tutulduğunu iddia ediyor. Çin ise ısrarla “eğitim merkezleri” adını verdiği kamplarda Çince eğitimi, mesleki eğitim ve İslami aşırılığa karşı eğitim verdiğini söylüyor.

Haberde, Türk Büyükelçiliğinin konuyla ilgili yorum yapmadığı belirtiliyor ve yanı sıra, pazartesi günü Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi tarafından Uygur Türkleri’nin kökeninin Türk olmadığı ve Müslümanlığı da zorla kabul ettikleri gibi iddiaların yer aldığı rapordan da bahsediliyor.

Türkiye’nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki insanların kamplarda tutulmalarını direkt kınayan az sayıda “Müslüman ülke”den biri olduğu söyleniyor. Geçen şubat ayında Dışişleri Bakanlığı tarafından, Çin’in Uygurlara muamelesinin “insanlık adına büyük bir utanç” olduğu söylenerek Çin kınanmıştı.

Haberde ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2 Temmuz’da gerçekleşen ziyareti sırasında Sincan bölgesiyle ilgili daha ılımlı bir üsluba sahip olduğu belirtildi. Erdoğan “İki tarafın da hassasiyetlerini gözettiğimiz bir çözüm bulabilir” dedi.

İki hafta önce 22 ülkenin büyükelçisi, Çin’e Uygur Türkleri’nin kitlesel tutuklanmalarını durdurması için çağrıda bulundu. Habere göre, Türkiye bu çağrıya dahil olmaktan kaçındı.

Çin de bu çağrıya, içlerinde Suudi Arabistan ve Pakistan gibi “Müslüman ülkelerin” de yer aldığı 37 ülke büyükelçisinin Pekin’i destekledikleri bir mektupla karşılık verdi.

Bu yılın başında Çin Büyükelçisi Deng Li birçok Çinli şirketin Türkiye’ye yatırım yapmak istediğini, fakat Ankara Çin’in Uygurlara yönelik uygulamalarını eleştirmeye devam ederse iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin sıkıntıya gireceğini belirtti.

Haberde, Asya Pasifik Çalışmaları Türkiye Merkezi Direktörü Selçuk Kozanoğlu’nun konuyla ilgili yorumuna da yer veriliyor. Kozanoğlu, Türkiye kamuoyunda Uygurlara önemli bir desteğin olduğunu ve Ankara için Sincan bölgesinde Pekin yanlısı bir politika yürütmenin sürdürülebilir olmadığını belirtti.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar