Hükümetin düşük zam teklifini kabul eden ve “Uzasa işi karıştıracağız” diyen Türk-İş Başkanı Atalay’a tepkiler devam ediyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Ergün Atalay’ın toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde hükümetin düşük zam teklifini kabul etmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a söylediği, “Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle” sözleri tepki çekmeye devam ediyor. 

Tekgıda-İş’ten Atalay’a istifa çağrısı

İmzalan toplu sözleşme ve Atalay’ın sözlerine, Tekgıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel’den tepki geldi. Türkel, “Ergün Atalay ve Türk-İş yönetimi derhal istifa etmelidir. İşçilerin önünü açmalıdır” dedi. 

Türkel, mayıs ayında yaptığı açıklamada “Sendikaların emek mücadelesinde işçileri savunurken konfederasyon yapılarının siyasi iktidar eliyle kontrol edilerek kişilerin lehine kararları engelleyici, öteleyici bir misyon üstlenmeye başladıklarını düşünüyoruz” demişti.

Harb-İş Eskişehir Şubesi: “Varılan anlaşma, işçi sınıfına hakarettir”

Türk-İş’e bağlı Harb-İş Sendikası Eskişehir Şubesi, yaptığı basın açıklaması ile Atalay’a tepki gösterdi. Şube binası önünde bir araya gelen sendika üyeleri, anlaşmanın işçiler adına kayıp olduğunu söyledi. 

Basın açıklamasında konuşan Harb-İş Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak,  “Varılan anlaşma işçi sınıfına hakaret ve saygısızlıktır” dedi. Atak, verilen sözlerin tutulmadığını, kamuda çalışan 200 bin işçinin Türk-İş eliyle mağdur edildiğini belirtti. 

Ergün Atalay’ın anlaşmadan iki gün önce grev vurgusu yaptığını hatırlatan Atak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Grev ve mücadele diyenler ne olmuştur da bu rakamlara evet demiştir? Hükümetin 220 günde Türk-İş ile sadece üç defa görüşme yapması, hükümetin işçi konfederasyonunu dikkate almadığının bir göstergesi değil midir? Türk-İş Genel Başkanının hem siyaset üstü olduğunu söylemesi, hem de ‘Zam oranını Cumhurbaşkanı ile görüşerek aldık, yoksa bunu da vermeyeceklerdi’ demesi, içine düştüğü açmazın ve teslimiyetin yansımasıdır. Türk-İş işçiler tarafından kendisine emanet edilen hakları ve hukukları koruyamamıştır. Bu sözleşme süreci göstermiştir ki Türk-İş kurum olarak saygınlığını ve yaptırım gücünü kaybetmiştir. Yıllardır partiler üstüyüm diye diye işçilerden çok uzak noktalara savrulan, her zaman ve daima işçiden yana taraf olmak zorunda olan Türk-İş artık kendini sorgulamalıdır.”

Akademisyen Aziz Çelik: “Türkiye’de kamu işçileri toplu pazarlığında bir dönem kapandı

Akademisyen ve sendika uzmanı Aziz Çelik, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, zam oranlarınının düşüklüğünün ve Türk-İş Genel Başkanı Atalay’ın mikrofon gafının buzdağının görünen kısmı olduğunu belirtti.

Çelik, “200 bine yakın kamu işçisini kapsayan Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü imzalandı. Bu protokol ile Türkiye’de kamu işçileri toplu pazarlığında bir dönem kapandı. Bu düzenleme bir garabettir. İşkolu sendikalarının toplu pazarlık yetkisini boşa düşürmekte ve greve başvurmalarını imkansız hale getirmektedir. Anayasaya aykırıdır. Yasanın diğer maddeleri ile çelişkilidir. Ancak sonuç olarak protokol aksi bir yargı kararına kadar bağlayıcı” dedi.

2020’de kadroya alınan taşeron işçilerin toplu iş sözleşmesinin gündeme geleceğini ve toplu pazarlığın bu kadar kolay geçmeyeceğini belirten Çelik, “Asgari ücret civarında ücret alan bu işçileri ikinci sınıf kamu işçisi olarak kalmaya hangi maharetli sendikacı ikna eder merak konusu” diye yazdı.

Atalay: “İşçileri utandıracak bir şey yapmadım”

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise, FOX TV’de katıldığı programda, tepki çeken sözlerini “Ben işçileri utandıracak bir şey yapmadım. Beni tanıyan, bizim geçmişimizi bilenler tanır. Biz her zaman işçilerden yana olduk, olmaya da devam edeceğiz” diyerek savundu.

Türk-İş ne istiyordu, anlaşma nasıl oldu?

Türk-İş, en düşük ücretlerin 3 bin 500 liraya yükseltilmesini, tüm kamu işçilerine seyyanen brüt 300 lira zam yapılmasını, ilk altı ay yüzde 15, ikinci, üçüncü ve dördüncü altı aylarda enflasyon artı 3 puan refah payı talep ediyordu. 

Anlaşma sonucu, ücreti 3 bin 500 liranın altında olan işçiye 150 lira iyileştirme, tüm işçilere ise bu yıl ilk altı ay için yüzde 8, ikinci altı ay için yüzde 4, 2020’nin ilk ve ikinci altı ayı için yüzde 3’er ve enflasyon farkı oranında zam yapılacak.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus