Barış Akademisyenleri’ne, duruşmalar beklenmeden art arda beraat

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlerin duruşmaları yeni adli yılın açılmasıyla başladı. Mahkemeler Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararının ardından akademisyen davalarında resen beraat kararları vermeye başladı. Bu kararlar akademisyenlerin üniversiteye dönüş yolunu açacak mı? Hukuki süreç nasıl işleyecek? KHK ile görevlerinden uzaklaştırılan Barış Akademisyenleri bundan sonra ne yapacaklarını Medyascope’tan Caner Polat ve Dilek Şen’e anlattı.

Haber : Dilek Şen- Caner Polat

Kurgu: Caner Polat

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “hak ihlali” kararına atıfla peş peşe beraat kararlarının çıktığı davalarda yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma tarihlerini beklemeden beraat kararları açıkladı. Mahkeme, ilk duruşması aralık ayında gerçekleşecek olan bir Barış Akademisyeni ile ilgili 6 Eylül tarihli kararında “Her ne kadar duruşma günü değil ise de; Davaya konu bildiri ile ilgili AYM’nin 26.07.2019 gün ve 2018/17635 başvuru sayılı kararı dikkate alınarak re’sen duruşma açılmasına karar verilmiştir” dedi. Bu duruşmada, sanığın savunmasına gerek görülmeden AYM kararına atıfla beraatine karar verildi. Öte yandan savcılık makamı da Barış Akademisyenleri’nin beraatini talep etti. Mahkeme ayrıca, kararın bir nüshasının “sanığın görev yaptığı son kuruma gönderilmesine” hükmetti.

Yine İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi, beş Barış Akademisyeni ile bir destekçinin beraatine açık duruşma olmaksızın karar verdi. Beraatine karar verilen akademisyenler arasında Cem Terzi, Sevilay Çelenk, Alper Açık, Yasemin Özgün de var.

Ali Rıza Güngen: “Haklarımız geri verilmeli”

İstanbul’da görülen duruşmada beraat eden Ali Rıza Güngen, görülen tüm davaların beraatle sonuçlanması gerektiğini vurguladı. Güngen, hukuk devletinin gereği olarak tüm ilk derece mahkemelerin beraat kararı vermesi gerektiğini söyledi:

Akademisyen Ali Rıza Güngen, “Hukuk devletinin gereği olarak Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında ilk derece mahkemelerinin buna uygun karar vermesi gerekiyor” dedi.

“Bu kararların devamının gelmesini ve tüm davaların beraatle sonuçlanmasını beklemek gerekiyor. Hukuk devletinin gereği olarak AYM kararı sonrasında ilk derece mahkemelerinin buna uygun karar vermesi gerekiyor. Aynı zamanda başka soruşturmalar nedeniyle ya da sözkonusu davalar gerekçe gösterilerek işlerinden edilen bütün Barış Akademisyenleri’nin de bir an önce görevlerine dönmesi ve seyahat hakkı, çalışma hakkı gibi elimizden alınan haklarımızın geri verilmesi gerekiyor. Beklentimiz budur.”

Fikret Uyar: “Dışarıda iki seminer verdim, hiçbiri üniversitenin tadını vermedi”

Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi de bugün Barış Bildirisi imzacısı akademisyenler Süleyman Kızıl, Murat Biricik ve Fikret Uyar’ın beraatlerine karar verdi. Beraat eden akademisyenlerden Fikret Uyar, ilerleyen süreçte kararla birlikte OHAL Komisyonu’na başvuracaklarını belirtti. Uyar, akademiye geri dönüp dönmeyeceğine ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı:

“Akademiye dönüş çok da anlamlı olmayacak. 28 ay geçti, sanırım altı-yedi ay daha devam edecek. Üç yıl aradan sonra akademiye dönüş için nereden başlayacağız? Böyle bir şey olur mu? Onu bilmiyorum. Üniversite adına içimde bir şey varsa, o da öğrencilerimle buluşmak. Onları gerçekten çok özledim. Onlarla beraber ders yapmayı çok özledim. Dışarıda iki seminer verdim Eğitim-Sen’de, hiçbiri onun (üniversite) tadını vermedi.”

Sevilay Çelenk: “Elbette geri döneceğiz”

Hakkında beraat kararı verilen Barış Akademisyenleri’nden Sevilay Çelenk de, “Duruşmam 14 Kasım’daydı. AYM kararından bu yana beraat vermelerini bekliyorduk, ama ben bugün için beklemiyordum. Bu, olması gereken bir şeydi. Toplum vicdanını çok rahatsız eden, özgür düşünceye büyük bir tehdit oluşturan yargılama süreçleri sona ermiş oldu. Yaşanmaması gereken bir şey sona ermiş oldu. Elbette çok sevinçliyiz. Bu, kendiliğinden olmadı. Biz bütün bu üç yılı, bunun hukuksuzluğunu ve haksızlığını göstermek üzere dayanışma sergileyerek geçirdik” diye konuştu.

“Geri dönmek, her şeye rağmen politik olarak hepimizin yapması gereken bir şey” diyen Çelenk, şöyle devam etti: “Döneceğiz elbette. Ondan sonrasına bakacağız. Üniversiteler öyle çoraklaştırıldı, öyle içler acısı duruma sürüklendi ki… Oralarda ne yapabileceğimize bakacağız. Büyük bir geri dönüş arzusu olarak değil, daha politik bir şey olarak geri dönmek istiyoruz.”

Erhan Keleşoğlu: “Zincirleme beraat kararlarının önü açılıyor”

Barış Akademisyenleri’nden Erhan Keleşoğlu ise, hakkında mahkûmiyet kararı verilen akademisyenler için de yeniden yargılama talep edileceğini belirtti. Keleşoğlu, “Şimdiye kadar yüzlerce akademisyen yargılandı. Yaklaşık 164 arkadaşım, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla cezalandırıldı. Cezası ertelenen dört akademisyen var. Mahkûmiyet kararı alan ve üst mahkemeye itirazda bulunan 36 akademisyen görünüyor. Toplam davalar içerisinde, bugün itibarıyla devam eden davaların sayısı 577. Toplam 12 arkadaşımız da beraat kararı aldı. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar, zincirleme beraatlerin önünü açacak gibi görünüyor” dedi.

Keleşoğlu: “Toplam davalar içerisinde, bugün itibarıyla devam eden davaların sayısı 577. Toplam 12 arkadaşımız da beraat kararı aldı.”

Ne olmuştu?

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza attıkları için “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması ile yargılanan ve hapis cezalarına çarptırılan akademisyenlerden bazıları, yerel mahkemelerin kararlarını AYM’ye taşımıştı. AYM Genel Kurulu, 10 akademisyenin bireysel başvurularını birleştirmiş ve görüştüğü dosya üzerinden “hak ihlali” kararı vermişti. AYM ayrıca, başvuruculara tazminat ödenmesine ve ihlalin ortadan kaldırılmasına da hükmetmişti. 2 Eylül 2019’da başlayan yeni adli yılın ardından devam eden yargılamalar kapsamında, ilk beraat kararı AYM’nin kararına atıfla İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nden 6 Eylül’de gelmişti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus