Siyasette daha etkin bir yolun başlangıcı-CHP Suriye Konferansı izlenimleri

“CHP’nin böyle önemli bir dış politika sorununda etkin tutum takınmasının, partideki zihniyet yenileşmesinin bir göstergesi olduğunu ümit ediyorum.” CHP’nin Uluslararası Suriye Konferansı’nı kendi adına izleyen emekli bir dışişleri mensubunun sözleriydi bunlar. 

Gerçekten de konferansı, CHP’nin hem iç hem de dış politikada yaşadığımız en yakıcı sorunların merkezinde duran Suriye meselesinde daha aktif bir tutum alma ve özellikle Suriyeli sığınmacılar konusunda yeni bir siyaset üretme çabası olarak görmek mümkün.

Daha aktif, çünkü CHP daha önce de çözüm için Şam’la diyalog kurulması gerektiğini savunduysa da, artık bunun zeminini yaratmaya, mekanizmalarını oluşturmaya hazır ve talip olduğunu, Suriye yönetiminin resmi görüşlerini yansıtacak isimlerin de davet edildiği uluslararası bir konferansla hem Türkiye hem dünya kamuoyuna duyurmuş oldu.

Yeni siyaset üretme arayışı bağlamında ise, iktidarın milyonlarca sığınmacıyı Suriye’de kurmak istediği “güvenli bölge”ye gönderme projesini gündeme getirdiği bir sırada, CHP bu konferansta Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri dönmeyebileceklerini de hesaba katan, hak temelli uyum politikalarına da kapı araladı. Konferansın sonuç bildirgesinde öncelikli hedefler arasında “Suriye yeniden güvenli ülke haline geldikten sonra sığınmacıların gönüllü geri dönüşlerinin teşvik edilmesi”nin yanı sıra, “ülkemizde kalabilecek olan Suriyelilerin ise toplumumuza uyum sağlamaları için plan ve stratejilerin oluşturulması” ifadesi de yer aldı.

Konferansta CHP lideri Kılıçdaroğlu’na CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu eşlik etti.

Kılıçdaroğlu: “Barışa giden en kısa yol Ankara-Şam arasındaki

Gün boyu süren ‘Suriye’de Barışa Açılan Kapı’ temalı konferansın açılışında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da birer konuşma yaptı. “Ankara ile Şam arasındaki yolun barışa giden en kestirme yol olduğunu asla unutmamalıyız” diyen Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Suriye topraklarındaki terörle mücadele amaçlı operasyonlarını desteklediklerini ancak bunun Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilerek ve doğrudan Şam yönetimiyle ilişki kurularak sürdürülmesi gerektiğine inandıklarını söyledi. CHP lideri “ABD ve Rusya’nın çıkarları arasında savrulmamak için siyasi bağımsızlık, egemenlik, iyi komşuluk ilişkilerine dayanan” bütünlüklü bir Suriye politikası izlenmesi gerektiğini söyleyerek, diplomasinin etkin kılınması vurgusu yaptı.

Ekrem İmamoğlu ise İstanbul’daki Suriyelilerin sayısının resmi kayıtlarda 550 bin olarak görünmesine rağmen, sahada yapılan araştırmalara göre gerçek rakamın kayıt altına alınmamış olanlarla birlikte 1 milyondan fazla olduğunu söyledi. Mevcut politikaların sığınmacılar sorununu çözmekte yetersiz kaldığından yakınan İmamoğlu, “Mültecilerin durumlarının iyileştirilmesi ve sorunun kalıcı biçimde çözümü için uluslararası organizasyonlarla çalışmak istiyoruz” dedi ve ekledi: “Suriyelileri elbette asla kendi kaderlerine terk etmeyeceğiz. Suriye barış ve huzura kavuştuğunda, en iyi koşullarda kendi ülkelerine dönmelerini teşvik edeceğiz.”

Panelin konuşmacılarından Suriye Hıristiyan Derneği Başkanı Wael El Malasi, Türkiye’nin
Fırat’ın doğusunda oluşturmak istediği güvenli bölgede 1 milyon mülteciyi barındıracak yerleşim inşa etme planını gerçekçi bulmuyor: “Güvenli bölge kimin için güvenli? Kime karşı ve kime göre güvenli? Güvenli bir Suriye olursa anlamı var. Bu insanlar geri dönerlerse, memleketlerine, kendi yaşadıkları yerlere dönmek ister. O yüzden gerçekçi değil.”

Panellerinde Chatham House kuralının* uygulandığı konferansta öne çıkan ortak görüş, Suriye’de çatışmaların sona erdirilmesi için Ankara ile Şam arasında ilişkilerin yeniden tesisi ve Suriyeli sığınmacılar meselesinin uluslararası hukuk ve insan hakları ekseninde çözülmesi oldu.

*Konuşmacıların söyledikleri kim tarafından söylendiği belirtilmeden anonim bırakılarak kullanılabilir.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar