Madrid’de COP25 İklim Konferansı: Güçlü ülkeler iklim krizine yanıt verecekler mi?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

2015 yılında yapılan Paris İklim Zirvesi’nden sonra, ülkeler bu kez İspanya’nın başkenti Madrid’de bir araya geliyor. Dün başlayan COP25 İklim Konferansı 11 gün sürecek.

Güçlü ülkeler bütün dünyanın deneyimlediği iklim krizi karşısında önlem almaktan kaçınıyor. 2015’te gerçekleştirilen Paris İklim Zirvesi’nden bu yana doğayı kirleten ve iklim değişikliğini zorlayan sera gazı salımı artmaya devam etti. Ancak bu kez ülkeler daha kesin ve detaycı davranmak zorundalar. 2 Aralık’ta başlayan COP25 İklim Konferansı 13 Aralık’a kadar devam edecek.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nda (WWF) iklim uzmanı olarak çalışan Pierre Cannet, Madrid zirvesinde esas yapılmak istenenin, Paris İklim Anlaşması’nı imzalayan 197 ülke için önlem ve mekanizmaları ortaya koymak, anlaşmaya son halini vermek olduğunu söyledi.

Bu mekanizmalardan biri de ülkeler için karbon piyasası kurulması. 2015’te bu yana ülkelerin delegasyonları anlaşmanın mekanizmalarını ve önlemlerini ortaya koymak için çalışıyor. Ancak şu ana kadar epeyce zaman kaybedilmiş durumda. Konferansa Afrika’daki yerli halkları temsilen katılan Hindou Oumarou İbrahim “Zaman kaybettikçe halkım giderek azalan su kaynaklarından daha az içmek zorunda kalıyor” dedi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) sunduğu raporlara göre, eğer insanoğlu karbon salımına aynen devam ederse, bu durum yüzyıl bitmeden dünyanın 3,2 derece ısınmasına neden olacak. Rapora göre, ülkeler bir an önce karbon salımlarını azaltmak zorundalar. Ancak 2015’te Paris’te verilen sözler bugüne kadar tutulabilmiş değil.

ABD başkanı seçilmeden önce de iklim değişikliği karşıtı görüşleriyle tanınan Donald Trump’ın resmen göreve başladığı 20 Ocak 2017’de Washington DC.’deki protestolar sırasında açılan, “İklimi değil Trump’ı reddet” yazılı afiş. Fotoğraf: Julia DeSantis/Flickr

Rapor, 2020 ile 2030 arasında her yıl yüzde 7,8’lik bir düşüş öneriyor. 2015’te yapılan anlaşmaya göre, ülkelerin karbon salımlarını azaltacak sayısal bir hedef koyup bunu her beş yılda bir gözden geçirmesi gerekiyor. BM güçlü ve zengin ülkelerden yukarıdaki maddelere sadık kalmasını talep ediyor.

Şu ana kadar sadece Marshall Adaları buna katkıda bulundu. Eylül ayında New York’ta yapılan bir başka zirvede ise 68 ülke mevcut duruma katkıda bulunma sözü verdi. Aralarında 28 Avrupa Birliği (AB) ülkesinin de bulunduğu 44 ülke ise hedeflerini yeniden gözden geçireceklerini açıkladı.

ABD, Çin ve Hindistan birlikte dünyada artan karbon salımının yüzde 85’ine sebep oluyor. BM’ye göre karbon salımı önlemlerine direnen üç ülke arasında Türkiye ile birlikte Kanada ve Japonya da bulunuyor. Bu üç ülke, 2015 ile 2018 yılları arasında karbon salımlarını yüzde 18 artırdı.

Ancak umutlu olmak için bazı sebepler de olduğu belirtiliyor. Bunların arasında, bankaların özellikle AB içerisinde hidrokarbon yatırımlarına kredi desteğinin azalması, gençlerin iklim için sokağa çıkması, iklim aktivistlerinin birçok vakayı mahkemelere taşıması, kent yönetimlerinin artık merkezi hükümeti beklemeden harekete geçmeleri ve yenilenebilir enerji sektörünün giderek gelişmesi gibi unsurlar var.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus