ABD’nin Afganistan savaşına dair yalanları ifşa oldu: “Eğer Amerikan halkı başarısızlığımızın gerçek boyutlarını bilmiş olsaydı…”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Afganistan’a dair temel anlayıştan yoksunduk – ne yaptığımızı bilmiyorduk, demografisi nasıldır, ekonomisinin taşıyıcıları nelerdir? Yardımlar: Cidden mi? 10 milyar dolar yardımla Afganistan’da bir şeyler mi yapacağız? Aşırılıkçıların direnişinin sürüp gitmemesine ve hemen arka bahçemizde küçük bir ülke olmasına rağmen Haiti’yi kalkındıramadık, 10 milyar dolarla Afganistan’ı mı kalkındıracağız? Yüzde 60’ı Pakistan’da yaşayan ve devletsiz bir halk olan Peştunların yaşadığı Afganistan’ı mı kalkındıracağız? Afganistan’da ne yapmaya çalışıyoruz? Nasıl bir yükün altına girdik? En ufak fikrimiz dahi yok

Bu sözler George Bush ve Barack Obama dönemlerinde Beyaz Saray’daki Afganistan masasına liderlik eden Korgeneral Douglas Lute’a ait. Lute, 2015 yılında yürütülen bir iç soruşturma kapsamında, gizli kalacağını düşünerek verdiği mülakatta sarfediyor bu cümleleri: “Eğer Amerikan halkı Afganistan’daki başarısızlığımızın gerçek boyutlarını bilmiş olsaydı

Vietnam savaşında da yalan söylediler, Afganistan savaşında da

Vietnam savaşı sırasında Amerikan ordusunun düzenlediği basın toplantıları, gazeteciler arasında “Saat Beş Yalanları” olarak anılırmış. Nitekim 1971 yılında Daniel Ellsberg, Amerikan Savunma Bakanlığı’nın tarihe “Pentagon Papers (Pentagon Belgeleri)” olarak geçecek Vietnam Savaşı belgelerini New York Times (NYT) gazetesine sızdırdığında, herkesin malumu ifşa olmuş, Johnson ve Nixon yönetimlerinin ne büyük yalanlar söylediği artık yalanlanamaz şekilde tescillenmişti.

O dönemde susturulmaya çalışılan NYT’ye destek vererek Pentagon Belgeleri’ni yayınlamayı seçen Washington Post gazetesi, şimdi bir kez daha kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirdi: Üç yıllık bir hukuk mücadelesi sonucunda elde ettiği Afganistan Belgeleri”ni yayınlayan gazete, 18 yıldır süren Afganistan savaşı konusunda da, Amerikan yönetimlerinin yine ve yeniden yalan söylediğini ifşa etti.

ABD, Afganistan’a 18 yılda 775 binden fazla asker gönderdi.

Gazete, Korgeneral Lute gibi, ABD’nin Afganistan’daki 18 yıllık askeri mevcudiyetinin çeşitli aşamalarında yer almış 400’ü aşkın karar verici ve uygulayıcının, 2015 yılında yürütülen bir gizli iç soruşturma kapsamında verdiği mülakatlarla ve belgeleri haberleştirerek, okuyucuları ile paylaştı.

Veriler manipüle edilmiş, yolsuzluklar görmezden gelinmiş

“Afganistan Belgeleri” Amerikalı yetkililerin halka savaş kazanılıyormuş gibi göstermek için istatistik ve verileri nasıl manipüle ettiklerini, Vaşington’dan giden para yardımlarını sifonlayan yozlaşmış Afgan muhatapların nasıl görmezden gelindiğini, savaşın gerçek maliyetinin nasıl gizlendiğini ortaya koyuyor.

Belgeler arasında dikkat çeken mülakatlardan bir diğeri de, Haziran 2009-Ekim 2010 arasında Afganistan’daki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’nün (ISAF) istihbarat direktörü olarak görev yapmış olan Michael Flynn’e ait. Flynn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak atandıktan kısa süre sonra, Trump’ın seçim kampanyası döneminde Rusya hükümeti ile kurduğu temaslar ve Türk hükümetine sunduğu hizmetler hakkında yalan beyanda bulunduğu ortaya çıkınca istifa etmek zorunda kalmıştı.

Michael Flynn, Washington Post’un elde ettiği mülakatlarda, Afganistan’da görevdeyken başkente gönderdiği raporlarda da gerçekleri çarpıttığını anlatıyor ve “üst düzey hükümet yetkililerinin gerçekleri söyleme konusundaki cesaret yoksunluğu”nu eleştiriyor:

Bir süre günlük operasyonel başarılar iyi hissetmemi sağlıyordu ama 2006’dan sonra bunun manası kalmadı, çünkü o kadar çok insan öldürmemize rağmen durum hiçbir şekilde iyileşmiyordu.

Flynn hiçbir ilerleme olmamasına rağmen, yine de herkesin “iyi haberler” verip parlak resimler çizmeyi tercih ettiğini söylüyor:Büyükelçilerden en alt düzeydeki yetkililere kadar herkes harika iş çıkardığını söylüyor. Sahiden mi? Peki öyleyse neden savaşı kaybediyormuşuz gibi görünüyor durum? Ülkeye yapılan yardımlar konusundaki hırsızlık ve yolsuzluk kadar büyük boyuttaydı, geri bildirim sürecindeki yalanlar ve çarpıtmalar… Buna Dışişleri Bakanlığı da dahil. Bu yıl (2015) da dahil, işlerin iyi gittiğini söyleyebilecek hiçbir şey yok.”

Birleşmiş Milletler (BM) raporuna göre, Afganistan’da 2019’un ilk altı ayında en az 3812 sivil öldü veya yaralandı. Ülke genelinde yılın ilk yarısında 1366 sivil hayatını kaybederken 2446 kişi de yaralandı. Toplam ölü ve yaralı sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 düştü ancak hükümet ve NATO önderliğindeki güçlerin operasyonlarında ölen sivillerin sayısı yüzde 31 arttı.

Amerikan ordusuna 2013-2014 yılları arasında isyan bastırma konusunda danışmanlık yapan Bob Crowley de Flynn’in ifadesini şu sözlerle doğruluyor: “Her bir veri, her biri, mümkün olan en iyi resmi çizebilmek için değiştirildi.”

ABD 2001 yılından bu yana, 775 binden fazla askerini, çoğu birkaç kez yeniden görev yapmak suretiyle Afganistan’a gönderdi. Savunma Bakanlığı rakamlarına göre 2300’ü öldü, 20 bin 589’u yaralandı. Sivil ölümlerin kaydı ise sağlıklı bir şekilde tutulmuyor. Tahminler 18 yılda 30 bin ile 50 bin arasında sivilin öldüğü yönünde.

Pentagon ile Uluslararası Kalkınma Ajansı ise, 2001 yılından bu yana Afganistan için yaklaşık 950 milyar dolar harcadı (bu rakam Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA ve Gaziler Departmanı gibi kurumların harcamalarını içermiyor).

“Değdi mi harcanan 1 trilyon dolara?”

Nitekim, Bush ve Obama yönetimlerinde Beyaz Saray çalışanları arasında yer alan emekli deniz komandosu Jeffrey Eagers, Washington Post’un yayınladığı 2015’teki mülakatında soruyor:

Bu 1 trilyon dolarlık çabanın karşılığında ne aldık? Değdi mi 1 trilyon dolara? Usame bin Ladin’in öldürülmesinden sonra, Usame’nin Afganistan için harcadımız paraları düşünüp denizdeki mezarında kahkahalarla güldüğünü düşündüm.”

Amerikan devleti için yukarıda alıntıladığımız mülakatları yapan SIGAR’ın (Afganistan’ın Yeniden İnşa Edilmesi İçin Özel Genel İncelemeci’nin Ofisi) Başkanı John Sopko, gazeteye yaptığı açıklamada “ABD halkına düzenli olarak yalan söylenmiş” diyor.

2008 yılında Amerikan Kongresi’nin talimatıyla savaş bölgelerindeki yolsuzlukları araştırmak için kurulan SIGAR, 2016’dan itibaren Afganistan’daki sorunlara dikkat çekmek için altı ayrı rapor açıklamış. Washington Post, sözkonusu raporların bürokratik dili ve mülakatların çoğunun kullanılmaması nedeniyle yeterince eleştirel olmadığını belirtiyor.

48 yıl önce yayınlanan Pentagon Belgeleri, o güne kadar sadece bazı gençlik gruplarının karşı çıktığı Vietnam Savaşı’na kamuoyu desteğini düşürmüş ve ABD’nin Vietnam’dan tamamen çekilmesine giden yolu açmıştı. ABD yönetiminin Katar’da Taliban ile masaya oturduğu dönemde yayınlanan Afganistan Belgeleri’nin, 18 yıldır kazanılamayan savaşın akıbetini nasıl etkileyeceğini ise önümüzdeki günler gösterecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus