İBB’nin çalıştayında Kanal İstanbul tartışıldı: “İstanbul, Kanal İstanbul’a mecbur bir şehir değildir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) düzenlediği Kanal İstanbul Çalıştayı’nda sekiz oturumda 40 uzman konuşmacı projeye dair sunumlarını gerçekleştirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in de katıldığı programda açılış konuşmasını yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul, Kanal İstanbul’a mecbur bir şehir değildir” dedi.

İBB’nin Harbiye’deki İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği Kanal İstanbul Çalıştayı, sekiz farklı oturumda, alanında uzman 40 akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. 

Kamera & Kurgu: Sedat Elbasan

Kanal İstanbul’un ekonomi politiği, mekansal planlama, şehircilik ve ulaşım, çevresel boyut, su ve ekoloji, toplumsal boyut ve katılım, hukuki çerçeve ve güvenlik, afet riski ve depremsellik, kültürel miras ve şehircilik, tarım, iklim ve ekoloji başlıklarında yapılan oturumlarda akademisyenler proje hakkında görüşlerini paylaştı. 

“İstanbul, Kanal İstanbul’a mecbur değildir”

Açılış konuşmasını yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul, Kanal İstanbul’a mecbur bir şehir değildir. Ama İstanbul, duran metro yatırımlarını başlatmaya, çok daha fazla yeni metro ve kent içi ulaşım alternatifleri için yatırım yapmaya, onlarca yıldır çözülememiş trafik sorununu bütün medeni metropoller gibi çözmeye mecburdur. İstanbul, elinde kalan yeşil alanlarını korumaya, geliştirmeye ve artırmaya mecburdur. İstanbul, elindeki su kaynaklarını titizlikle korumaya, geliştirmeye ve yeni alanlar yaratmaya mecburdur. İstanbul, gerektiği gibi beslenemeyen, yeterli eğitim alamayan küçücük çocuklarına yiyecek yemek, içecek süt bulmaya, okul öncesi eğitim imkanları sunmaya mecburdur. İstanbul, gençlerine eğitim imkanları sunmaya, burslar sağlamaya ve iş imkanları yaratmaya mecburdur. İstanbul, kadınlara huzur ve güven içerisinde toplumsal hayata katılma imkanı sunmaya mecburdur. İstanbul, işsizlerinin, dar gelirlilerinin ve emeklilerinin hayatlarını kolaylaştırmaya mecburdur. Biz, İstanbul’un bütün bu mecburiyetlerini yerine getirmeyi öncelik olarak görüyor ve onun için çalışıyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu: “Bu projenin önceliği rant, para hırsı”

İmamoğlu’nun ardından kürsüye gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise “Türkiye açısından büyük sorunlar doğuracak bir olayı tartışıyoruz. Bir kişinin dayatması üzerine tartışıyoruz. Ailelerin öncelikleri vardır. Bir toplumun öncelikleri vardır. Bir devletin öncelikleri vardır. Bunlar planlamayla olur. Planı kim yapar? O toplumun insanları, mühendisleri, ekonomistleri aynı liyakat erbabı olan kişiler bir toplumun önceliklerini belirlerler. Peki bu projenin önceliklerini kim belirliyor? ‘Hayır ben bunu yapacağım’ diyenler belirliyor. Kusura bakma yapamazsın. Bu projenin önceliği rant, para hırsı” diye konuştu.

“21. yüzyılın Türkiye’sinde kişi başına aylık geliri 673 liranın altında olan kişi sayısı 8 milyon 647 bin kişi. Ve biz bu kanalı yapmaya çalışıyoruz” diyen Kılıçdaroğlu, projeyle ilgili TÜBİTAK raporunu örnek gösterdi: “Putin söylediğinde çıkıyorsun dediğimi söylüyorsun. Akıl var mantık var, Putin mi söyleyecek ‘Bu yanlıştır’ diye. TÜBİTAK bizim saygın kuruluşlarımızdan biridir. Bu kurumun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdiği bir rapor var. 14 madde halinde bu projenin ne kadar yanlış olduğunu sayıyorlar. Altı sayfa, altında da altı bilim insanının imzası var. Bana inanmayabilirsin. Ama sana bağlı bir kurum. TÜBİTAK dediğimiz Türkiye’nin gözbebeği bir kurum. Tavsiyem eğer bulamazsan ben sana o raporu göndereceğim.”

Akşener’den seçim vurgusu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Ecdad, ecdad diyenler açısından, Kanal İstanbul Fatih Sultan Mehmet’in vasiyetine uygun mu? Hayır. Bunlar niye oluyor biliyor musunuz? İstanbullu 31 Mart’ta Ekrem Başkanı seçtiğiniz için. Beyefendinin sinirini bozdunuz. 23 Haziran’da İstanbullu 804 bin oy farkla Ekrem İmamoğlu’nu yeniden seçti. Beyefendinin sinirini iki kere bozdunuz. Bu proje İstanbullular’a ders verme niteliğidir. Bu İstanbullu’yu cezalandırmaktır. Bu ‘Ben bu ülkenin her şeyiyim’ diyen bir bakış açısının tezahürüdür. Bu ‘Güç benim elimde, canım isterse herkesin kafasına o çekici vururum’ demenin tezahürüdür” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus