Mersin’deki ağaç katliamı: Çevre örgütlerini harekete geçmeye çağıran muhtarın serası tahrip edildi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber-kamera: Onur Erdoğan

Mersin’in Mezitli ilçesinde aralık ayı sonunda bir gecede kesilen 1500’den fazla ağaçla ilgili çevre örgütlerinin harekete geçmesi çağrısı yapan muhtarın serası tahrip edildi. Medyascope’a konuşan muhtar, “Dik durmanın cezasını çektirmek istiyorlar” dedi.

Saldırı geçen hafta düzenlendi. Eski Mezitli Mahallesi’nin muhtarı Veysel Gılıçoğlu’nun serasına giren saldırganlar 25 yaşındaki 400 asmayı kesti. Gılıçoğlu saldırıyı ormandaki ağaçları kesenlerin düzenlediğini öne sürüyor. Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan da Gılıçoğlu’yla aynı görüşte:

“Türkiye’nin hemen her yerinde yaşanan fakat üstü örtülen bir sorun bu orman talanı. Eski Mezitli mahallemizin özelinde biz bunun üzerine gittik. 2017 yılında 50 dönüm, geçen günlerde de 72 dönüm alandaki ağaçlar, limon bahçesi yapılmak üzere kesildi. Bu sadece aynı kişi tarafından ağaçları kesilen iki alan. Belli bir süre sonra da bir yolunu bularak imara açıp konut yapıyorlar. Onlarca sera bahçesi arasında farklı yerlerde bulunan Gılıçoğlu’nun iki bahçesi de tahrip edilmiş, üzüm asmaları kesilerek katledilmiştir. Bunu yapanlar, burasının Gılıçoğlu’na ait olduğunu bilerek yaptılar. Manidar bir durum. Topluma bir mesaj verilmek istenmiş. Maalesef devletten ve kamu malından yana taraf olmak ülkemizde son derece zor. Kamunun malını korursanız maalesef başınıza bunlar geliyor.”

“Kesenler belli”

Geçen ay yapılan yasa dışı kesim sonrasında Mehmet Şenol isimli bir kişi tutuklandı. Şenol, sarhoş olduğunu ve ağaçları kestiğini hatırlamadığını söyledi.

Mahalleli Şenol’un savunmasına tepkili. Eski Mezitli Mahallesi sakinlerine göre bu, aynı kişilerin sürekli uyguladığı bir taktik. Medyascope’a konuşan ve isminin verilmesini istemeyen bir mahalle sakini daha önce yaşanan benzer olaya ilişkin şunları söyledi:

“Ormancı geliyor, ‘Kim kesti?’ diye soruyor. Kadın çıkıyor ‘Ben kestim’ diyor. Başka bir yeri daha kesip, bu kez de kardeşinin hanımının üzerine atıyorlar. Böylece aynı suçun tekrarını yapmamış oluyorlar, cezası artmasın diye.”

Aynı mahalle sakini ekliyor:

“Daha önce yaptılar, para cezasıyla geçiştirdiler. Şimdi tekrarı olunca da yine başkasına üstlendirdiler.”

Mahallede herkes ağaç katliamıyla ilgili aynı kişileri işaret ediyor. Mahalleliye göre ağaçları kesenler, Mezitli’de kimyasal tarım malzemeleri satan iki kardeş, M.K. ve B.K. Tutuklanan Mehmet Şenol da onların akrabası.

Mahalleliler belediyeye de savcılığa da bu kişilerin isimlerini verdiklerini söylüyor. Mezitli Belediyesi işin peşini bırakmayacağını vurguluyor ama Belediye Başkanı Neşet Tarhan, kanunların yetersiz kaldığını ima ediyor:

“Tüm devlet kademeleri muhtarımızın yanında olmalıdır. Biz de elimizden geldiğince yanında olacağız. Bunu yapanlar ortaya çıksın ki bir daha farklı kişilerin aynı olayı yapmaya cesareti olmasın. Tüm yönleriyle olay araştırılarak gerekenin yapılması gerekiyor. Yasal düzenleme gerekiyorsa mutlaka yapılmalıdır.”

Mersin Orman Bölge Müdürlüğü ağaçların kesilmesinden hemen sonra bölgenin en geç 15 gün içinde yeniden ağaçlandırılacağını açıklamıştı. Ama ağaçlandırma hâlâ başlamadı. Ağırlıklı olarak tarımla uğraşan mahalle sakinleri, sele yol açan aşırı yağışların gecikmeye neden olabileceğini söylüyor.

Muhtar Gılıçoğlu’nun verdiği bilgiye göre kesilen ağaçların arasına dikilen limon ağaçlarının bir bölümü söküldü. Orman Bölge Müdürlüğü bölgeyi tellerle kapatmaya da başladı.

Gılıçoğlu medyanın olayın üzerine gitmesi sonucu toplumsal baskı oluştuğunu söylüyor. Polisin ve savcılığın kendi bahçesine yapılan saldırıyla da yakından ilgilendiğini vurguluyor.

“Dönümüne 5 bin lira rüşvet”

Eski Mezitli Mahallesi’nde orman işgali artık neredeyse sıradanlaşmış. Başkan Tarhan’ın da vurguladığı gibi, aynı kişiler aynı yöntemle orman alanlarını işgal ediyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen mahalle sakinine göre bu sistematik saldırıda orman muhafaza memurlarının da rolü var:

“Ben arıyorum mesela, diyorum ki ‘Şu bölgede orman işgali var, müdahale edin.’ Orman Bölge ya da İşletme Müdürlüğü bu bölgeden sorumlu olan Davultepe İşletme Müdürlüğü’nü arıyor. İçeride hain olduğu için orman muhafaza memurları arasında, onlara haber geldiği anda o memurun da haberi oluyor. Nerede ne olduğunu o memurlar herkesten iyi biliyor, sahaya onlar çıkıyor çünkü. Hangi gün, hangi saatte, nerede orman işgali olacağını biliyorlar. Çünkü işgalcilerle beraber çalışıyorlar. İşgalciyi arayıp, ‘Hakkınızda ihbar var, oradan uzaklaşın’ diyor. Ormancılar gelmeden işgalciler kenara çekilip oturuyor. Ormancılar geliyor bakıyor, asılsız ihbar deyip geri dönüyor. Bu son katliam da bu şekilde oldu. Gece saat 01.00’de ihbar geliyor, muhafaza memuru, halk dilinde kolcu deriz, haber verince ormancılar oraya gitmeden motorlar susuyor. Çok tepki olmazsa hemen sabah gelip bir zabıt tutuyorlar. Kesenlerden biri üstleniyor hemen. Boylarına, yaşlarına göre ağaç başı 50-100 lira ceza ödüyorlar. 1500 ağaç kestiyse mesela, 750 ağaç kesmiş gösteriyor. Az bir para cezasıyla kurtuluyor. Orman gelip çam ağacı fidanı dikiyor, sabah gelip taze topraktaki fidanları söküp limon fidanları dikiyorlar. Orman Bölge Müdürlüğü tellerle çevirdiği için kesilen alanı, adam da oraya kendi limonunu diktiği için Orman onların işgal ettiği alanı koruma altına almış oluyor bu şekilde. Diyelim ki ben daha sonra fark edip arıyorum müdürlüğü, onlar gelip bakıyor. ‘Biz ne yapalım, zabıt tuttuk, savcılığa verdik, mahkemeye gitti’ diyorlar. Topu mahkemeye atıyorlar yani. Bu kolcular da bu işten rüşvet alıyor. Sana net rakamı da söyleyeyim, dönümüne 5 bin lira alıyorlar. Orman muhafaza memuru işgalciyi götürüp gösteriyor orman sınırlarını, ‘Bu bölüm orman’ diyor, ‘Dönümü 5 bin lira. Parasını öde aç.’ Bu kadar basit.”

“Cezalar caydırıcı değil”

Mahalle sakinleri işgalden rahatsız olduklarını söylüyor. Medyascope’a konuşan Ahmet Soylu, cezaların caydırıcı olmadığını savunuyor:

“Benim halkım geldiği zaman arabasına üç beş tane odun, bir kozalak bir şeyler koyduğu zaman hemen ‘Dur! Götüremezsin!’ Vatandaş bunu sadece ısınmak için götürüyor. Bizim tabirimizle bu kolcularımız nerede? Niye gelip de burada, onlarca makine çalışmış sabahlara kadar, neredesiniz sizi göreve çağırıyorum ben. Bu orman bize de lazım, çocuklarımıza da lazım. Oksijen kaynağımızı bitiriyorlar. Bunlar nasıl bir güce sahip de gelen muhafaza memurları bunları durduramıyor? Cezalar caydırıcı değil. Bu katliamı yapanlar iyi bir cezalandırılmalı ki bunu bir daha yapamasın.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus