Gezi Davası’nda sona doğru – New York Times gazetesi sanıklardan Yiğit Aksakoğlu’yla söyleşi yayımladı: “Geçmişim artık bir şey ifade etmiyor, geleceğim de yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kapak görseli: New York Times

ABD’nin önde gelen gazetelerinden New York Times, Gezi Davası’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Yiğit Aksakoğlu’yla bir söyleşi yayımladı. Carlotta Gall imzalı röportajda Aksakoğlu, “Geçmişim artık bir şey ifade etmiyor, geleceğim de yok” diye konuştu.

Fotoğraf: New York Times

Gezi Davası’nın altıncı duruşması 18 Şubat 2020’de yapılacak. Yiğit Aksakoğlu, davanın 16 sanığından biri ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. New York Times gazetesine konuşan Aksakoğlu, 2018’in Kasım ayında ilk gözaltına alındığında öğleden sonraki yüzme antrenmanı için evine döneceğini düşündüğünü anlattı. Tutuklanmayı aklındanın ucundan bile geçirmediğini belirten Aksakoğlu, yedi ay süren tecrite hiçbir zaman alışamadığını ve kendini kimseye anlatamadığını söyledi.

New York Times’taki söyleşisinde, Aksakoğlu’nun hayatına dair ayrıntılar da yer aldı. Aydın’ın bir köyünde doğan Aksakoğlu babasını 11 yaşında bir trafik kazasında kaybetti. Annesi, onu ve kız kardeşini tek başına büyüttü. Yiğit Aksakoğlu liseyi İzmir’de bitirdi ve ardından İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okudu. Ardından hem London School of Economics hem de Barcelona Üniversitesi’nde sivil toplum çalışmaları üzerine mastır yaptı.

Aksakoğlu, tutuklandığı sırada okul öncesi çağındaki çocuklar için çalışmalar yapan Bernard van Leer Vakfı’nın Türkiye’deki projelerini yürütüyordu. Bunlardan “Urban 95” projesi, Sultanbeyli gibi dezavantajlı çocukların çok olduğu ilçelerde, bu çocukların durumunun iyileştirilmesini amaçlıyordu. Proje devam ederken kendini hapiste buldu:

“Yaşadığım şokla baş edemiyordum. Durumum hakkında kimseyle konuşamıyordum.”

Fotoğraf: New York Times

Aksakoğlu, tutukluluğuna ilişkin ayrıntılar da anlattı. Buna göre Aksakoğlu’nun başka tutukluların da olduğu hücrelere nakil talepleri hep reddedildi. Hücrede tek başına olan Aksakoğlu sonunda bir iletişim yöntemi bulmuş kendine: Her gün saat 16.00’da, kapı boşluğundan koridora seslenmeye başlamış. Diğer hücredekilerle böylece sohbetler yapılmış.

Aksakoğlu, İstanbul Gezi Parkı’nda 2013 yılında çıkan olaylarla ilgili de şunları anlattı:

“Ben toplumsal olayları çalıştım. Gezi’de, böyle bir toplumsal olayı ilk kez yerinde gözlemleme fırsatım oldu. Tabii ki oradaydım, ama barışçıl bir izleyici olarak.”

Aksakoğlu’na göre bu duruşmada karar çıkabilir. Ümitli olmadığını söyleyen Aksakoğlu, bozuk para gibi harcandığını anlattı ve şunları söyledi:

“Bir anda hayatımıza girip bizi mahvettiler. Geçmişim artık bir şey ifade etmiyor, geleceğim de yok.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus