Zorunlu koronavirüs karantinası: Almanya’dan İzmit’teki Canfeda Hatun Yurdu’na yolculuk

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye, koronavirüs salgınının yayılmasını önleyebilmek için 20 ülkeye uçuş yasağı uyguluyor. Bu ülkelerden gelen herkes 14 gün boyunca zorunlu karantinaya alınıyor. Almanya da bu ülkelerden biri. Medyascope’tan Engin Deniz İpek, Almanya’dan gelip Kocaeli’ndeki Canfeda Hatun Öğrenci Yurdu’nda karantinaya alınan, adının açıklanmasını istemeyen bir yüksek lisans öğrencisiyle konuştu, ondan yaşadıklarını dinledi.

Yolculuk

Almanya’da yaşadığı bölgedeki halkın virüse karşı kayıtsız bir tavır içinde olduğunu ve sağlık sigortasında oluşabilecek sorunlardan dolayı ailesiyle olmak için Türkiye’ye dönmek istediğini belirten bilim insanı adayı, organize edilen uçuşların ücretlerinin devlet tarafından değil kendileri tarafından karşılandığını ve uçuş için yaklaşık 150 euroluk bir harcama yaptıklarını söyledi. “Bu rakam normalde uygulanan uçuş ücretlerinin yaklaşık iki katı fakat dönmek için başka şansımız yoktu” diye konuşan bilim insanı adayı, konsolosluk görevlilerinin süreç boyunca kendilerine yardımsever bir şekilde yaklaştıklarını belirtti.

Almanya saatiyle 18.55’te olan uçağa binişte pasaportlarının toplanarak kendilerine ateş ölçümü yapıldığını da belirten bilim insanı adayı, uçaktaki oturma düzeninin bir metre mesafe kuralına göre ayarlanmasına rağmen uçağa binişte bu mesafenin önemsenmediğini söyledi.

İniş sonrası uçağın içinde çok uzun bir süre beklemek zorunda kaldıklarını ve bavullarını almak için çıktıkları anda oluşan kargaşanın mesafe kuralının ihlaline sebep olarak sağlık için bir tehdit oluşturduğunu söyleyen bilim insanı adayı, İstanbul’a indiklerinde herhangi bir sağlık çalışanının kontrolünden geçmediklerini ve bilgi almak istedikleri çalışanların hiçbirinin kendileriyle iletişim kurmadığını anlattı.

“Herhangi bir açıklama yapılmadan yetkililerin yönlendirdikleri otobüslere bindirildik. Biz hangi şehre götürüldüğümüzü bilmiyorduk, bizi götüren otobüs şoförü de bizim kim olduğumuzu bilmiyordu” diye konuşan bilim insanı adayı, gidecekleri ilin Kocaeli olduğunu yolculuk sırasında şoförden öğrendiklerini ve kendilerine tahsis edilen otobüsün tamamen dolduğuna, uçaktakinin aksine otobüste tam kapasiteyle yolculuk yapmalarının sağlıklarını tehlikeye attığına dikkat çekti. Uçağa binişte toplanan pasaportlarının kendilerine hâlâ verilmediğini söyleyen bilim insanı adayı, “Buradaki bazı insanların pasaportlarında kendileri için önemli olan birtakım belgeler kaldı ve bu belgelerin kaybolmamasını umut ediyoruz” diye konuştu.

Konaklama

Psikolojik olarak yıpratıcı bir süreçten sonra yurt bölgesine geldiklerinde kendilerini kalabalık bir basın mensubu grubunun karşıladığını belirten bilim insanı adayı, sabah 07.30’daki yurda girişte kendilerini bir doktor ve bir hemşirenin karşıladığını, genel sağlık kontrollerinin yapıldığını söyledi. Akrabaların ve eşlerin birbirleriyle aynı odalara dağıtıldığını, geri kalan insanların ise tek kişilik odalara yerleştirildiklerini söyleyen bilim insanı adayı, yurttaki personelden doktorlara kadar tüm çalışanların önerilere ve isteklere son derece açık olduklarını ve genel yaklaşımın son derece iyi olduğunu anlattı. Her odada kişiye özel bir duş olduğunu söyleyen bilim insanı adayı, yemeklerin başlangıçta toplu bir şekilde servis edildiğini fakat virüsün yayılma ihtimali konusunda gelen şikayetlerin ardından yemeklerin personel tarafından odaların önüne bırakıldığını belirtti. Temel ihtiyaçların hepsinin karşılanmaya çalışıldığını belirten bilim insanı adayı, dışarıdan kendilerine temiz kıyafet gelmesinde de herhangi bir sorun olmadığını ve kendilerine TC kimlik numarasıyla giriş yapılabilen internet servisiyle beraber acil bir durumda ulaşabilecekleri personelin telefon numaralarının sağlandığını anlattı.

Temizlik ve sağlık

“Her odanın tek kişilik bir banyosu var ve odalar genel olarak iyi durumda. Yataktan çarşafa kadar her şey düzenlenmişti ve her gün şampuan, kolonya, diş macunu, duş lifi gibi çok sayıda temel ihtiyacın olduğu bir paket dağıtılıyor” diyen bilim insanı adayı, kendi odalarını temizleyip çamaşırlarını yıkayabilmeleri için çok sayıda temizlik ekipmanı da sağlandığını söyledi. Bilim insanı adayı, Aile, Çalışma ve Sosyal Çalışma Bakanlığı’nın da kendilerini arayarak psikolojik destek sağlanması için bir numara tahsis ettiğini, yurtta bulunan doktorların da kendilerini günde en az bir kere kontrol etmeye geldiklerini ve acil bir duruma karşı bir karantina odası oluşturulduğunu da vurguladı.

Bilim insanı adayı son olarak, 16 Mart’tan önce yurtdışından kendi imkanlarıyla dönüş yapan vatandaşların da kendileri gibi karantinaya alınmalarının toplum sağlığı açısından daha doğru olacağını söylerken, yurtlarda alınan bütün önlemlere rağmen mesafe kuralını uygulamanın çok zor olduğunu belirtti. Düzensiz başlayan sürecin ise her geçen gün daha düzenli bir hal aldığını ve bir bilim insanı adayı olarak alınan önlemlerin kendini mutlu ettiğini belirten bilim insanı adayı, yurt personelinin konaklama, temizlik ve sağlık şartlarını her gün daha iyiye götürmek için çok çalıştığını, bunun da bu zorlu süreçte morallerini yükselten bir durum olduğunu söyledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus