Diyarbakır Tabip Odası: “Koronavirüs sürecinin gizlilik içerisinde yürütülmesinden vazgeçilmelidir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs ile ilgili rapor hazırlayan Diyarbakır Tabip Odası Başkanlığı, herkesi etkileyen bu sürecin anlam veremedikleri bir gizlilik içinde yürütülmesinden vazgeçilmesini talep etti. Raporda,  sahadan alınan bilgilere göre Diyarbakır’da 30 Mart 2019 itibarıyla altısı yoğun bakımda olmak üzere yaklaşık 150 hastanın koronavirüs teşhisiyle yatmakta olup koronavirüs teşhisiyle beş yurttaşın hayatını kaybettiği belirtildi ve “İlgili kurumlardan resmi açıklamalar yapılmamakla birlikte sahadan aldığımız bilgilere göre, ilimizde koronavirüs teşhisi konulmuş ya da karantinaya alınmış sağlık çalışanı bulunmamaktadır” denildi.

Diyarbakır Tabip Odası, koronavirüs salgınıyla ilgili hazırladığı raporu kamuoyu ile paylaştı. Diyarbakır’da şüpheli vakaların görülmeye başlanmasıyla birlikte İl Sağlık Müdürlüğü ile temasa geçildiği, İl Hıffızsıhha Kurulu’nun yaptığı ilk toplantıya katılım sağlandığı, ancak daha sonra kurulan İl Pandemi Kurulu’na Diyarbakır Tabip Odası ve diğer sağlık meslek örgütlerinin davet edilmediği belirtilen rapordaki tespitler şöyle:

  • İlimizde kurulan İl Pandemi Kurulu’na odamızın ve ilimizdeki sağlık meslek örgütlerinin katılımı ivedilikle sağlanmalıdır.
  • Tüm hastalıklarda olduğu gibi koronavirüs enfeksiyonu ile mücadelenin en iyi ve akılcı yolu hastalığın ortaya çıkmasına engel olmaktır. Hastalığı engellenmenin en iyi yolu kişisel hijyen kurallarına uyulması ve sosyal mesafenin korunmasıdır. Tüm uyarılara rağmen ilimizde de bunun öneminin yeterince anlaşılamadığı, günlük yaşam içerisinde bu kurallara dikkat edilmediği gözlemlenmektedir. İlimizde de koronavirüs pozitif vakaların görülmesinden dolayı kişisel hijyen kurallarına uyulması ve sosyal mesafenin korunmasının pandemiyi önlemedeki rolünü bir kez daha önemli hatırlatıyoruz.  
  • Ülkeyi yönetenlerin sağlık çalışanları başta olmak üzere salgın nedeniyle çalışamayacak, salgının özel olarak mağdur ettiği bütün yurttaşları gözeten bir sosyal devlet anlayışını benimsemesinin tarihsel bir zorunluluk olduğunu hatırlatıyoruz. Koronavirüs pandemisi ile mücadele, evde kalmak zorunda olan, asgari yaşam ihtiyaçları için maddi olarak desteklenmesi gereken milyonlarca yurttaşımızın bu ihtiyaçlarının karşılanmasını da içermelidir.
  • Yetkililerden ivedi talebimiz kişisel koruyucu ekipman eksikliklerinin bir an önce giderilmesidir. Salgın ile en ön safta mücadele eden sağlık emekçilerinin başta N-95 MASKE olmak üzere kişisel koruyucu malzemelerde yaşanılan eksiklikler ASM, İlçe Sağlık Müdürlüğü-TSM ve özel hastaneler dahil tüm sağlık kurumlarda ACİLEN giderilmelidir.
  • ASM ve TSM’ler bu süreçte personel ve ekipman boyutuyla güçlendirilmeli , çalışanların görevlendirilmelerinde  keyfi uygulamalardan vazgeçilmeli, iş huzurunu bozan haksız rapor ve izin kullanımlarına son verilmelidir. Performans uygulamaları bu süreçte askıya alınmalı ve ek ödenekten ASM ve TSM çalışanları da faydalanmalıdır.
  • Başta koronavirüs şüpheli veya pozitif hastalarla temas edenler olmak üzere ildeki tüm sağlık çalışanlarının hızlı bir şekilde taramadan geçirilmesi gerekmektedir.
  • Koronavirüs testi pozitif gelen hastaların ve klinik+radyolojik olarak koronavirüs olduğundan şüphelenilen olası vakaların temasta olduğu kişilere ulaşımın sağlanması, bilgilendirme yapılması ve bu kişilerin teste tabi tutulması sağlanmalıdır.
  • Özel sektörde çalışan sağlık emekçilerin koruyucu ekipman temini sağlanmalı, yıllık izinden kullandırma/ücretsiz izin kullandırma gibi uygulamalar bir an önce durdurulmalı, sağlık emekçilerinin yaşadığı belirsizlikler bir an önce giderilmelidir.
  • Hastalıkla en ön safta mücadele eden sağlıkçılar en büyük risk grubunu oluşturmaktadır. Bu süreçte hastalığın bulaşma riski nedeniyle eve gitmek istemeyenlere otel, yurt ve misafirhanelerde kalabilme olanakları ihtiyaç arttıkça takip edilip sağlanmalıdır.

Raporun sonuç bölümünde, mevcut yönetim anlayışı ile salgının üstesinden gelinmesinin olanaksız olduğu belirtilerek, “Hepimizi etkileyen bu sürecin anlam veremediğimiz bir gizlilik içinde yürütülmesinden vazgeçilmelidir. Tıp ve bilimin verileri doğrultusunda, bilim insanlarının önerileri dikkate alınarak ve diğer ülke deneyimlerinden faydalanılarak hızla önlemler alınmalı, sağlık meslek örgütleri il pandemi kurulları ve bilim kuruluna katılmalı, başta sağlık emekçilerinin koruyucu ekipmanları olmak üzere tüm gereksinimleri karşılanmalı ve salgın ile mücadelede toplumun katılımı sağlanmalıdır” denildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus