The Guardian: Konuşurken etrafa saçılan tükürük damlacıkları koronavirüsün yayılmasına neden olabilir

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

The Guardian’ın Bilim Editörü Ian Sample, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yapılan bir araştırmaya göre konuşurken etrafa saçılan tükürük damlacıklarının koronavirüsün yayılmasına yol açabileceğini yazdı.

Araştırmaya göre enfekte birinin konuşurken istemsizce havaya saçtığı binlerce tükürük damlacığı, başkalarının sağlığını da tehdit edebilir. Bilim insanları, çıplak gözle göremeyeceğimiz kadar küçük binlerce tükürük damlacığının, “Sağlıcakla kal” (stay healthy) gibi kısacık bir cümle kurulduğunda dahi nasıl yayılabileceğini gözlemlemek için lazer görüntüleme ve yüksek hızlı videografi tekniklerini kullandı.

Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından yürütülen çalışma, mevcut bulguların koronavirüs salgınıyla mücadelede toplu yaşam alanlarında maske kullanımının gerekliliğine ve maske kullanımının salgını bitirmeye yardımcı olabileceğine vurgu yaptı.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’nin Kimyasal Fizik Laboratuvarı’nda Adriaan Bax liderliğinde çalışan ekip, 17 milisaniyelik kısacık bir zaman aralığında, “Sağlıcakla kal” diyen bir bireyin etrafa 360 civarında tükürük damlacığı yayabileceğini gözlemledi.

Çalışma henüz başlangıç aşamasında, diğer bilim insanlarının dikkatine sunulmadı ve sonuçları yayımlanmadı. Ancak çalışmayı yürüten bilim insanları tarafından kaleme alınan rapor, elde edilen bulguların pandemiyi durdurmak adına hayati önem taşıyabileceğini vurguluyor.

Raporda, “Eğer konuşma sırasında etrafa saçılan ve virüs içeren ağız sıvısının koronavirüsün (resmi adıyla Sars-Cov-2) bulaşmasında önemli bir mekanizma olduğu kanıtlanırsa, sokağa çıkan herkesin maske takması, sosyal mesafenin korunması ve ellerin sık sık yıkanmasıyla birlikte virüsün yayılımını ciddi oranda azaltabilir ve hatta aşı bulunana kadar pandeminin kontrol altına alınmasını sağlayabilir” deniliyor.

Sözkonusu araştırma sonuçlarının, sağlıklı bireylerin halka açık alanlarda maske takması gerekip gerekmediği konusundaki tartışmaları alevlendirmesi bekleniyor. ABD Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezleri’nden gelen son tavsiyeler, eczane ve market gibi sosyal mesafeyi korumanın zor olduğu mekanlarda maske kullanılması yönünde.

Ancak ABD’li uzmanların tavsiyesi, maske kullanımıyla ilgili tutumunu geçen hafta itibariyle gözden geçiren Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile çelişiyor. DSÖ tarafından pazartesi günü yayımlanan güncellenmiş kılavuz, maske kullanımının bireyleri koronavirüs ve benzeri solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruduğuna ilişkin herhangi bir bilimsel bulgu olmadığına dikkat çekiyor.

İki tarafın yaklaşımı, ilk bakışta göründüğü kadar çelişkili değil. DSÖ, koronavirüsü taşıyan ancak hiçbir belirti göstermeyen bireylerin virüsü sağlıklı bireylere bulaştırabileceğini ve maske kullanımının havaya saçılan damlacık sayısını azaltabileceğini kabul ediyor. DSÖ’nün başlıca argümanı ise maske takan kişinin virüsten korunamayacağı, virüsün kumaş maskeden ya da gözlerden içeri girerek bireyleri etkileyebileceği yönünde. 

Henüz tükürük damlacıklarının koronavirüs taşıyabilme kapasitelerini incelenmedi ancak parçacıkların kızamık ve grip gibi solunum yolu enfeksiyonuna neden olan çeşitli virüsleri taşıyabilecek kapasitede olabilecekleri biliniyor.

Araştırmayı yapan bilim insanları evde, kumaştan yapılmış bir yüz maskesinin damlacıkların etrafa saçılmasını önemli ölçüde azaltmaya yettiğini, üstelik konuşmanın etkisiyle maskenin bireyin yüzünü kapatan kısmı üzerindeki damlacık sayısında bir artış gözlenmediğini de belirtti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus