Dorothy Novick: Koronavirüsle mücadele eden sağlık çalışanlarına destek olurken dikkat etmemiz gerekenler

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
ABD’nin Philadelphia şehrindeki bir hastanede pediatri uzmanı olarak çalışan Dorothy R. Novick, Washington Post için kaleme aldığı yazıda koronavirüs salgını süresince sağlık çalışanlarına nasıl yaklaşmamız gerektiğini ve onlarla nasıl empati kurabileceğimizi anlatıyor. Yazının çevirisini paylaşıyoruz:
female silhouette icon

Arkadaşlarımdan biri, koronavirüs döneminde sağlığımdan endişe ederek bana çeşitli makaleler göndermeye başladı. İlki sağlık çalışanlarının neden diğer insanlara oranla daha çok hastalandığıyla ilgiliydi. Daha sonraki ise virüsün koruyucu maskemden nasıl içeri girebildiğiyle. Bir sonraki de yaşadığım şehrin dev bir kırmızı daire içine alınmış olduğu ABD haritasıydı. Bunların hepsi daha önceden okuduğum şeylerdi. Arkadaşımın bu makaleleri benim için endişelendiği ve güvende olmamı istediği için gönderdiğini de biliyorum ancak her yolladığı makalede gözeneklerimden dondurucu bir ürperti sızıyor ve tekrar tekrar titriyorum.

Çoğu günümü sinirlerimi yatıştırmakla geçiriyorum çünkü ancak bu şekilde hastalarım için yol gösterici bir güç olabilirim. Yaşadığımız zamanın en büyük salgını sırasında, bir çocuk doktoru olarak doğru kelimeleri bulmanın çok zor olduğunu anlıyorum. Her şeyi birlikte yaşadığımız için bazı arkadaşlarım ve ailem benim sağlığım için korkuyorlar. Diğer insanlar da her bakkala gidişimden sonra endişelenip endişelenmediğimi soruyor ya da yeni hobiler edinip edinmediğimi.

Korktuklarını biliyorum – kendileri için, aileleri için ve benim için. Ve herkesin karantinayla boğuştuğunu biliyorum. Bu mücadeleler gerçek. Ancak sevdiklerimin fark etmesinin zor olduğu şey şu: bu her ne kadar kolektif bir durum olsa da, hepimiz aynı deneyimi paylaşmıyoruz.

Yıllar önce, arkadaşım Margi, kocasının bir araba kazasında ölümünü izledi. Karavanla tatilden eve dönüyorlardı ve kocası önde tek başına otururken Margi çocuklarla arkadaydı. Acısı dayanılmazdı. Margi’yle yalnız kalır kalmaz ona kaza anında neler olduğunu sordum. Şoku ve yıkımı paylaştım. Onunla hep bu şekilde konuşuyorduk, kuralsız-açık seçik bir şekilde. Ancak bu konuşma dostluğumuzu yıllar boyunca değiştirdi. Söylediğim her şey onun acısını daha da kötüleştiriyor gibiydi. Kalbim kırılmıştı. Ona nasıl ulaşacağımı ve onu nasıl destekleyeceğimi bilemiyordum.

En sonunda, Susan Silk ve Barry Goldman tarafından yazılan ve “Ring Theory” (Halka Teorisi) ile ilgili olan bir makaleye rastladım. Bu makaledeki sisteme göre, Margi gibi acı çeken bir insanın eşmerkezli halkalarla çevrili küçük bir dairede oturduğunu hayal ediyoruz. En sevdiği akrabaları da ona en yakın olan dairede oturuyor. En yakın arkadaşları da daha büyük olan bir sonraki halkada oturuyor. Diğer arkadaşlar ve iş arkadaşları da sonraki halkada. Düzen bu şekilde devam ediyor.

Halka Teorisi’ne göre, herhangi bir çemberdeki bir kişi, içerideki kısımlara doğru sevgi ve merhametini yollamalı ve kederini de dışarıya, daha büyük halkalardakilere doğru yönlendirmeli. Yani Margi ve annesine “Sizi seviyorum ve size destek olmak için elimden geleni yapacağım” demeliydim. Ve başkalarıyla konuşurken “Onun çektiği acıya katlanmak imkansız” cümlesini kurmalıydım.

Halka Teorisi, koronavirüs salgını sırasında sağlık çalışanlarını desteklemek için kullanılabilir. Oldukça karmaşık olan bir görev ikiliği ve terörle boğuşuyoruz. Hastalarımızın iyi olması için katkı sağlayabilmekle ve buna kendimizi adayabilmekle gurur duyuyoruz. Ancak korkuyoruz – kendi güvenliğimiz için, hastalarımız için, görmek zorunda olduğumuz eşlerimiz ve çocuklarımız için.

Halka Teorisi’ni koronavirüs için hayal ettiğimde, acil serviste çalışan arkadaşlarımı merkez dairede görüyorum. Eşleri onlara en yakın olan halkada. Sonra ebeveynlerinin halkası geliyor. Sonra daha düşük riskli alanlarda çalışan benim gibi arkadaşları. Sonra benim ailem. Ve sonra korkan ancak her sabah saçlarını geriye bağlayıp doktor önlüğünü giymeyen diğer insanlar.

Acil serviste çalışan arkadaşlarıma onlar için ne kadar korktuğumu söylemek istiyorum. Ancak benim savaş alanına yakın olduğum kadar onlar daha yakınlar. Bu yüzden, bunun yerine onlara “Hiçbir risk almazsanız güvende olursunuz. Ben sizin için yolun her adımında buradayım” diyorum.

Eğer bu krizin ön saflarında çalışan bir sağlık çalışanını önemsiyorsanız, daireleri hayal edin ve nerede duracağına karar verin. Sonra içeri sevginizi yollayın. Bizimle gurur duyduğunuzu ve misyonumuza inandığınızı söyleyin. Endişeli olduğunu söylemeniz gayet güzel. Günümüzün nasıl geçtiğini sorduğunuzda ve dikkatli olmamızı hatırlattığınızda, sevildiğimizi hissediyoruz. Ancak bizimle ilgili kıyamet senaryolarınızın ve ölmemizden korktuğunuz için ağlamanızın kaygılarımızı artırdığını bilin. Lütfen en kötü kâbuslarınızı başkalarına saklayın. Ve lütfen, kendinizi daha iyi hissettiğinizde bizi aramayı unutmayın.

Dün bir akrabamdan şöyle bir mesaj aldım:

“Kalbimdesin çünkü bu zor zamanlarda en ön saflarda yer alıyorsun. Hastalarına ve sağlık camiasına verdiğin profesyonel beceri, nezaket, destek ve azim eminim ki bu karanlıkta hepimiz için bir rahatlık. Sana bolca sevgi, takdir ve hayranlık yolluyorum.”

Mesajı okudukça kalp atış hızım yavaşladı ve sıcaklık bastı. Sonra maskemi yüzüme çektim ve bir sonraki hastamın olduğu odanın kapısını açtım.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus