Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin ölüm belgesi hangi kriterlere dayanarak hazırlanıyor?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs kaynaklı ölümlerin artması ile birlikte hayatını kaybedenlerin ölüm belgelerinin nasıl düzenlendiği merak konusu oldu. Türkiye’de koronavirüs tedavisi görüp hayatını kaybeden bütün kişilerin ölüm belgesinde koronavirüs kaynaklı olduğu yazmadığı iddia ediliyor. Hayatını kaybeden birçok kişinin ölüm belgesinde “bulaşıcı hastalık”, “viral pnömoni” veya “doğal ölüm” yazıyor. 

Sağlık Bakanlığı’nın 6 Nisan 2020 tarihli Ölüm Bildirim Sistemi incelendiğinde kullanılan ölüm kodların, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kodlarıyla uyuşmadığı anlaşılıyor. DSÖ’nün koronavirüs salgını nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin ölüm belgelerinde kullanılmasını tavsiye ettiği kodlar şöyle: 

U07.1: COVID-19, virüs tanımlanmış (laboratuvar testi (PCR) ile kesinleştirilmiş olgular)
U07.2: COVID-19, virüs tanımlanmamış

DSÖ, U07.2 kodunu klinik olarak koronavirüs tanısı konulan (tomografi sonuçlarında belli olan) ancak laboratuvar testinde kesinleştirilmemiş olgular için kullanılmasını öneriyor. 

Türkiye ise U07.1 kodunu MERS COV HASTALIĞI ve U07.2 kodunu AVİAN İNFLUENZA ENFEKSİYONU olarak tanımlıyor. 

Türk Tabipleri Birliği ise Sağlık Bakanlığı’nın bu yöntemini şöyle eleştiriyor:

“Bu kodların DSÖ gibi uluslararası kuruluşların önerdiği biçimde kullanılmaması Kovid -19 pandemisi sırasında ölüm sayılarının az gösterilmesine yol açmakta, böylece sorunun boyutunun tam olarak belirlenememesi ve alınması gereken halk sağlığı önlemlerinin yeterli düzeyde alınamaması riskini doğurmaktadır.”

Defin işlemleri nasıl yapılıyor?

Sağlık Bakanlığı, Kovid-19 hastalığından hayatını kaybedenlerin ceset torbası ile defnedileceğini açıkladı. Bakanlık, koronavirüs salgını nedeniyle morg ve defin hizmetlerine yönelik alınacak önlemleri belirledi.

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünce belirlenen tedbirlere ilişkin yazı, Diyanet İşleri Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve 81 il valiliğine gönderildi.

Buna göre, morg görevlileri ve cenaze sorumlusu, ölen kişinin olası/kesin Kovid-19 tanısı konusunda bilgilendirilecek:

  • Olası/kesin Kovid-19 vakalarının ölümü halinde ceset torbasıyla defin yapılacak.
  • Cenaze kabre yerleştirildikten sonra standart defin işlemleri uygulanacak.
  • Gasilhane çalışanları eldiven, N95/FFP2 maske, gözlük/yüz koruyucu ve sıvı geçirmez önlük kullanacak.
  • Kullanılan kişisel korunma malzemeleri tıbbi atık kutusuna atılacak.
  • Yıkama alanının yoğun sekresyonlar ile kontamine olması nedeniyle 1/10 çamaşır suyu veya klor tabletle (ürün önerisi ile) dezenfekte edilecek.
  • Morg ve gasilhane çalışanlarına standart enfeksiyondan korunma ve kontrol önlemleri ile solunum sekresyonlarıyla temas önlemleri konusunda eğitim verilecek.
  • El hijyeni gibi kişisel hijyenin önemi vurgulanacak.
  • Birimde kullanılacak olan, maske, eldiven, koruyucu giysi, gözlük, alkol bazlı el antiseptiği ihtiyacı hastane yönetimi tarafından karşılanacak.
  • Evde ölüm olması durumunda, defin işlemleri mevzuat gereği devam edecek.
  • Cenazelerin ceset torbasıyla alınıp naklinin gerçekleştirilmesi sağlanacak.
  • Cenazenin kabre yerleştirilmesi sırasında eldiven kullanılacak.

Maddi destek sağlanacak olursa kim yararlanacak?

Ölüm belgesi konusu bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Çünkü eğer koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin ailelerine ileride bir maddi destek sunulacak olursa ölüm belgesi baz alınacak. Bu durumda klinik olarak koronavirüs tespit edilen ama laboratuvar testinde kesinleştirilmemiş hastaların yakınları maddi destek alamayacak. Bu nedenle ölüm belgelerinin neye göre ve nasıl düzenlendiği büyük önem taşıyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus