Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz ile söyleşi: “Devletin en üstten desteklediği ve yaydığı bir nefret söylemiyle karşı karşıyayız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş‘ın dört gün önce verdiği hutbede sarf ettiği eşcinsellikle ilgili sözler tepki çekmiş, Ankara Barosu konuyla ilgili açıklama yapmıştı. Baronun açıklamasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmış, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok isim baroyu kınamıştı.

Diyanet ve Ankara Barosu’nun yaptığı açıklamaları karşılaştıran anayasa hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, Erbaş’ın açıklaması için, “Korumak istediğimiz gruplara karşı zarar tehlikesini artırıyor mu, azaltıyor mu ona da bakmamız lazım. Söyleyen bir kamu görevlisi” dedi. Prof. Boyunsuz ayrıca, Erbaş’ın eşcinsellerle ilgili sözlerinin neden nefret suçu olduğunu da şöyle anlattı:

”Diyanet’in açıklamasında hedef gösteriliyor. Eşcinsellere karşı hedef göstermeler dünyada çokça yapılıyor ve nefret suçu bu insanları korumak için getiriliyor hukuk sistemlerine. Bilimsel olarak ispatlanması asla mümkün olmayan bakış açılarının toplumun bir kesimini hedef gösterecek şekilde dile getirilmesi nefret söylemi oluşturuyor. Bu noktada Ankara Barosu’nun çıkışı, hukuki bakımdan yanlış bir söylemi ifade etmiyor. Diyanet’in Sünni Müslümanları etkileme gücü olduğu açıktır. Hitap ettiği kitle üzerinde etki oluşturabilecek araçlarla söylenmiş ve mevcut zarar oluşturma gücüne sahip şekilde söylenmiştir. Zaten eşcinsellere yönelik şiddet dahil olmak üzere birçok suçun işlendiği ve cezasız kaldığı bir ülkede yaşıyoruz. Bizim hakkımız mı onların yaşam tarzı üzerinde birtakım değer yargıları ileri sürmek? Herkes bence kendi yargılarıyla yaşayabilirse çoğulcu bir toplum oluruz. Devletin en üstten desteklediği ve yaydığı bir nefret söylemiyle karşı karşıyayız.

Prof. Boyunsuz, baronun açıklamasına dair ise “Ankara Barosu’nun nefret suçu işlediğini ya da dini tahkir ettiğini düşünmüyorum. Hukukçuların güçlüden değil, haklıdan yana durması icap eder” diye konuştu. Boyunsuz, yapılmaya çalışılanın kutuplaştırma çabası olduğunu, Türkiye’nin uzun bir süredir demokratik, çoğulcu bir rejimle yönetilmediğini belirtti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus