Tabip odaları salgını anlatıyor – Sivas: “18 gün makineye bağlı yaşayan bir hastayı alkışlarla taburcu ettik”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’nin tabip odaları koronavirüs salgınını Medyascope’a anlatmaya devam ediyor. Sivas-Erzincan Tabip Odası Başkanı Dr. Hüseyin Gökgöz, Sivas’taki mevcut durumu, vaka ve ölüm sayılarını ve Türkiye’ye dair değerlendirmesini Batu Bozkürk’e anlattı.

“Bizi zorlayacak bir durumla karşılaşmadık”

Salgın boyunca Sivas’taki vaka sayılarının sağlık sistemini sıkıntıya sokacak boyuta gelmediğini aktaran Dr. Gökgöz, “Şu an için 10’lu rakamlarda aktif vakamız ve 10’lu rakamlarda vefatımız var. İlk vakalarımız Fransa’dan gelen bir karı kocaydı. Sonraki vakalarımızın büyük çoğunluğu İstanbul kaynaklı oldu. Diğer illerle kıyasladığımızda Sivas kötünün iyisi diyebilirim” dedi.

“Enfekte olan arkadaşlarımız iyileşerek görevlerinin başına döndüler”

Dr. Gökgöz ildeki sağlık çalışanlarının koruyucu ekipman konusunda sıkıntı yaşadığına tanık olmadığını söylerken, “Özel hastanede acil hizmeti veren bir hekim arkadaşımız, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden iki araştırma görevlisi kardeşimiz ve hastanemizde çalışan bir yoğun bakım hemşiresi arkadaşımız bu süreçte enfekte oldu. Şükür ki onlarda kötüye giden bir durumla karşılaşmadık, iyileşerek görevlerinin başına döndüler” diye konuştu.

“İki tip insanla karşılaştık”

Salgının başlarında Sivaslı vatandaşlarda iki farklı durum gözlediklerini söyleyen Gökgöz, “Bunlardan birincisi, ‘Bana bir şey olmaz, zaten grip geçiriyoruz, çok büyük önlem alınıyor, abartılıyor’ diyenler, ikincisi ise olayı kabullenip aşırı derecede hassas davrananlardı. Ortayı bulmakta güçlük çektik ilk dönemde” dedi. Dr. Gökgöz, Sivas’ta 18 Nisan tarihinde açık alanlarda maske takma zorunluluğu getirildiğini de hatırlattı.

“18 gün makineye bağlı yaşayan bir hastayı alkışlarla taburcu ettik”

Gökgöz salgınla ilgili tanıklıklarını da şöyle paylaştı: “Bir kişiye maskesiz manava girmemesi gerektiğini söylediğimde, ‘Sen takıyorsun da ne oluyor, abartıyorsunuz, gerek yok böyle şeylere’ gibi cevaplar almıştım. Ama bizi mutlu eden olaylar da oldu. İlk hastalarımız olarak Fransa’dan gelen bir karı kocadan bahsetmiştim. Burada, 48 yaşındaki kadını maalesef solunum sıkıntısı arttığı için cihaza bağlamak zorunda kaldık. 17-18 günlük süreçten sonra ise makineden kurtararak alkışlar eşliğinde taburcu ettik. Entübe dediğimiz, makineye bağladığımız ilk hastaydı. Yüz güldürücü bir olaydı.”

“Küçük sıkıntılar haricinde Türkiye’de salgın yönetimi başarılı”

Türkiye genelindeki salgınla mücadeleyi de değerlendiren Dr. Gökgöz, şunları söyledi: “Bilim Kurulumuzun çok erken faaliyete geçmesinin, kapılarımızın elden geldiğince erken kapatılmasının, okullardaki eğitimin erken aşamada sonlandırılmasının sağlık sistemimizi rahatlattığı konusunda şüphem yok. Eksikliklerimiz yok mu, mutlaka vardır. 83 milyonluk bir ülkeyiz. Dönem dönem küçük küçük sıkıntılar yaşanmış olabilir, bunlara münferit hadiseler olarak bakıyorum. Tedavi konusunda ise Bilim Kurulumuzun ve Sağlık Bakanlığımızın 81 ilde aynı tedaviyi layıkıyla uygulaması da başarıdır.”

Dr. Gökgöz, Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) Sağlık Bakanlığı’na yönelik ‘şeffaflık’ eleştirilerine ise şöyle yanıt verdi: “Eleştirilerine katılmıyorum. Şeffaflık kavramından kasıt ilk etapta ilk vakanın nerede olduğu konusunda veri paylaşımı ise bunun yanlış olduğunu İtalya örneğinde görebiliriz. İtalya’nın kuzeyinden güneyine nasıl bir kaçış olduğunu, nasıl bir kaosun içine düştüğünü biliyoruz. Ülkemiz dünyadaki tecrübelerden ders çıkardı. Vakaların yaşlara göre dağılımını bir kez yayınladılar, sonrasında tekrar gelecektir bunlar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus