“Siyah Hayatlar Önemlidir” aktivisti Braelyn Willis, Medyascope’a konuştu: “Trump iktidarında birçok insan ırkçılığını çekinmeden ortaya koyuyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) siyah vatandaş George Floyd’un öldürülmesinin ardından sokaklardaki öfkenin sebebi ne? Burak Tatari, “Siyah Hayatlar Önemlidir” aktivistlerinden Braelyn Willis ile konuştu. Willis, sokaklardaki öfkenin sadece George Floyd’un öldürülmesinden kaynaklanmadığını, siyahlar olarak ABD’de 400 yıldan uzun süredir adaletsizlikle karşılaştıklarını anlattı.

“Siyah Hayatlar Önemlidir” hareketi 2013’te Trayvon Martin isimli siyah bir gencin katilinin salıverilmesinin ardından kuruldu. ABD, Birleşik Krallık ve Kanada’da faaliyetlerine devam eden organizasyon siyahlara yönelik devlet şiddetinin ortadan kaldırılması amacını taşıyor. 

Burak Tatari: Merhaba. Konuğum lise son sınıf öğrencisi ve Amerika Birleşik Devleti’nde Kaliforniya eyaletinin San Diego şehrinde yaşayan siyah bir kadın, Braelyn Willis. Braelyn, Medyascope’a hoş geldiniz. Tüm dünya George Floyd’un beyaz bir polis tarafından öldürülmesinin ardından Amerika Birleşik Devletleri’nde neler olduğunu izliyor. Floyd’un öldürüldüğünü öğrendiğiniz anı hatırlıyor musunuz?

Braelyn Willis: Evet, videoyu gördüğüm anı hatırlıyorum. ABD’de yaşayan siyah bir kadın olarak masum siyah insanların polis tarafından öldürüldüğü pek çok video izlemiştim. Bu yüzden izlediğimde beni şaşırtan bir şey olmadı. Ama izlemesi çok zordu. Hayatı için haykırıyor, nefes alamadığını söylüyor ve “Anne” diye bağırıyordu. 

BT: İzledikten sonra nasıl bir tepki verdiniz?

BW: Çok üzücüydü. Uzun zamandır süregelen bir süreç… Çok üzücü ve yorucu…

BT: Eylemlere gittiğiniz anı anlatır mısınız bize?

BW: Cumartesi günüydü. Annemle birlikte arabayla geçerken, henüz başlamakta olan eylemleri gördüm. Açıkçası bundan haberim olmamıştı. Buna katılmak istiyordum. Arkadaşlarıma mesaj attım, onları aldım ve eylemlere katıldık. 

“Amerika’da adaletsizlik 400 yıldan uzun süredir var”

BT: Oradaydınız. ABD sokaklarında öfkenin nedeni ne? Sadece George Floyd’un öldürülmesi mi, yoksa bundan çok daha fazlası mı?

BW: Kesinlikle bundan çok daha fazlası. 400 yıldan uzun süredir Amerika’da siyah insanlar adaletsizlikle karşılaştı. Eşitlik için çaba harcıyor ve mücadele ediyoruz. Sistem, iktidar ve başkan bize hak ettiğimiz adaleti sağlamıyor. Dolayısıyla mesele sadece George Floyd değil. Sosyal medyada yer almadıkları için ismini bile duymadığımız birçok insan…  

BT: Günlük hayatta nasıl bir ırkçılık, baskı ve adaletsizlikle karşı karşıya kaldığınızı anlatır mısınız?

BW: Okuduğum lisede, koridorda yürürken tuhaf bakışlar atan öğretmenler var. Bir mağazaya girdiğiniz ve o mağazadan bir şey almadan çıktığınızda insanlar size bir şeyler çalmışsınız gibi bakıyor. San Diego yakınında beyaz ırkın üstünlüğüne inanan grupların çoğunluğu oluşturduğu bir şehir var. Oraya giderken otomobillerinde Trump çıkartmaları olan birçok insan görüyorsunuz. Bu da çok rahatsız hissettiriyor. Bunların dışında daha birçok örnekte siyah bir Amerikalı olarak adaletsizliklerle karşılaşıyorsunuz. 

BT: Donald Trump başkan olduktan sonra neler değişti?

BW: Bir şeyler değişti ama iyi yönde değil. Trump iktidarında birçok insan ırkçılıklarını çekinmeden ortaya koyuyor. Trump’ın yol açtığı değişim bu oldu. 

BT: Koronavirüs salgını sonucunda 40 milyona yakın Amerikalı işlerini kaybetti. Sizce sokaktaki öfkede bunun da payı var mı?

BW: Kesinlikle. Yağmaya kalkışan insanların ve mağazalardan bir şeyler çalan insanların davranışlarının gerisinde işlerini kaybetmeleri olduğunu düşünüyorum. Mart ayına kadar işsizlik nedeniyle başvuru yapıldığında yaklaşık 1200 dolar teşvik desteği alıyorduk. Bu da ancak çok kısa bir süre için yeterli oluyor. Bu sebeple insanlar yorgun, aç ve hayatta kalabilmeleri için ellerinde hiçbir şey yok.

BT: Söylediğinize göre, protestocular yağmalama ve şiddete yönelmeleri sebebiyle suçlanıyor. Siz insanların binaları yağmaladıklarına şahit oldunuz mu?

BW: Ben protesto alanını, polisler göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullanmaya başladıkları anda terk ettim. Fakat oradayken bazı insanların bizimle beraber protesto etmek için orada olmadıklarını, sadece karmaşa yaratmaya çalıştıklarını, eylemcilerin onlara yapmamalarını söylemesine rağmen binaları sprey boyalarla boyadıklarını gördüm. Demek istediğim, orada protestoların içine karışıp o akşamın ilerleyen saatlerinde binaları ateşe verdiler.

“Yağma olayları eylemlerin yanlış algılanmasına sebep oldu”

BT: Sizce bu insanlar, protestocuların kendi haklarını savunmasını zorlaştırmıyor mu?

BW: Evet, kesinlikle öyle. Sosyal medyada ve her yerde protestolar bu yağmalamalar sebebiyle yanlış algılandı, sadece zarar vermek ve karmaşa yaratmaya çalışılıyormuş gibi göründü. Aslında eylemler barışçıldı.

BT: Sokakta çok fazla insan var ve ortak noktaları George Floyd’un katillerinin yaptıklarının hesabını vermelerini sağlamak fakat bunun dışında oradaki farklı toplulukların başka istekleri ve amaçları olması protestoyu daha zorlaştırıyor mu?

BW: Sanmıyorum. Bana göre, insanlar “Siyah Hayatlar Önemlidir” hareketi hakkında gerekli araştırmayı yaptılar ve ne anlama geldiğini biliyorlar. Farklı ırklardan insanlar siyah hayatlar için oradaydı. Biz diğer toplulukların yaşadıkları zorlukları göz ardı etmiyoruz ya da küçümsemiyoruz fakat bu protesto sadece siyah hayatlarla ilgili.

BT: Biz de Türkiye’den Başkan Trump’ın konuşmalarını takip ediyoruz. Söyledikleri sizi öfkelendiriyor mu?

BW: Evet. Açıkçası, kendisi yaşananları inkâr ediyor. Bizi umursamıyor ve bizim hayatımız önemsizmiş gibi davranıyor. Durumu düzeltmek için bir şey yapacak gibi de görünmüyor. Protesto eden herkesi vuracağı gibi şeyler söyleyerek ortalığı daha çok karıştırıyor. Bu da kimseyi daha iyi hissettirmiyor, kendimizi daha kötü hissediyoruz. Başkana dair hiçbir umuduz kalmadı.

BT: Bugün ABD’de olanlar ile ilgili bir makale okudum. Şöyle bir şey söylüyordu: Tek bir ABD var, protesto var, başkan var, insanların temsilcileri var fakat iki farklı medya var: CNN International’ın ve Fox News’un başını çektiği. Bu medyaları takip eden insanlar kutuplaşıyorlar ve birbirini anlayamıyorlar. Buna katılıyor musun?

BW: Evet katılıyorum. Tek bir haber ile ilgili, farklı haber kanallarından iletilen farklı mesajlar ve görüşler var. Bir haber merkezi bir şey söylüyor, diğeri daha farklı bir şey söylüyor. Taraflı haber yapıyorlar. Bu sebeple arkadaşlarıma sosyal medyada ve haber kanallarında gördükleri her şeye inanmamalarını söylüyorum. Çünkü izledikleri, birilerinin düşünceleri ya da yanlış yapılmış bir haber olabilir.

BT: Son olarak, eylemler bundan sonra hangi doğrultuda ilerleyebilir?

BW: Bana göre, barışçıl bir şekilde devam edecek. Bizler adalet ve eşitlik istiyoruz. Protestocular şu noktadan itibaren istediklerine ulaşabilmek için daha barışçıl ve daha iyi protesto yolları bulmaya çalışıyorlar. Bu sebeple, ben de hepimizin daha barışçıl olan yolu seçeceğini düşünüyorum.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus