Köpek eti yenmesinin yasaklanmasını isteyen Çinli hayvan hakları aktivistlerinin yeni müttefiki: Koronavirüs

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Çin’de köpek eti tüketimi koronavirüs salgını sayesinde son bulabilir mi? Kedi ve köpeklerin etleri için öldürülmesine ve ticaretine karşı yıllardır mücedele eden Çinli hayvan hakları aktivistleri, koronavirüs salgını sebebiyle toplum sağlığı açısından oluşan farkındalık sayesinde, köpek ve kedi eti yemenin ülke genelinde yasaklanabileceğini umuyor.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde, “ıslak pazar” adı verilen, taze kesilen hayvanların satıldığı bir pazarda ortaya çıkan koronavirüs, hayvan tüketimi alışkanlıklarının gözden geçirilmesine yol açtı.

Çin’de bir ıslak pazar.

Çinli hayvan hakları savunucularının kazanımları

Hükümet şubat ayında vahşi hayvanların satışını yasakladı. Bunun sonrasında kedi ve köpek eti tüketiminin en yoğun olduğu Çin’in güney bölgelerinden iki şehir, Şenzen ve Zunai, kedi ve köpek eti tüketimini yasaklayan ilk şehirler oldu. Çin Tarım Bakanlığı da geçen ay köpekleri “onaylanmış besi hayvanları” listesinden çıkarıp “evcil hayvan” kategorisine aldı.

Uluslararası tepkiye ve koronavirüse rağmen geçen hafta başlayan, binlerce köpeğin eziyete uğrayıp etleri için kesildiği Yulin Liçi Köpek Eti Festivali’ne katılım ise geçmiş senelere göre oldukça düşüktü.

Yulin Festivali’nde bir satıcı.

Aktivizm önünde engeller: Yükselen milliyetçilik ve devlet baskısı

Bu alanda uzun senelerdir çalışan hayvan hakları grupları bu gelişmelerin ivmesiyle, hayvan haklarını gözeten mümkün oldukça fazla sayıda yasanın hayata geçirilmesini sağlamak istiyor.

Çin’de “hayvan hakları” siyasetin odağında değil. Bu nedenle sivil toplumu sıkıca kontrol eden ve insan hakları, kadın hakları gibi konularda çalışan aktivist gruplara baskı uygulayan Çin hükümeti, hayvan hakları aktivizmini direkt bir tehdit olarak görmüyor. Ancak yine de hükümeti ve politikalarını sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarından eleştirmek bile suç teşkil ediyor.

Hayvan hakları aktivistlerinin önündeki bir diğer engel ise geçmiş yıllardaki milliyetçilik dalgası ile sayısı artan, köpek eti yemeyi Çin kültürünün bir parçası olarak gören milliyetçi gruplar.

Emekli Profesör Zhao Nanyuan, New York Times’a verdiği röportajda hayvan hakları aktivizminin “Batı tarafından manipüle edildiğini” ve “köpek eti festivalini yasaklatmak isteyenlerin arkasında yabancı karanlık güç odakları” olduğunu iddia ediyor.

Nanyuan, “Hayvanları yüceltmek insanların statüsünü düşürür; bu hümanizm prensiplerine aykırıdır” diyor.

Aktivistler ise bu engellere rağmen farklı söylemler geliştirmeye çalışıyor. New York Times’a konuşan hayvan hakları savunucusu Cynthia Zhang şunları söylüyor:

“’Köpekleri sevdiğimiz için köpeklerin ticaretine karşı çıkıyoruz’ demek yerine, bu ticaretin gözetimsiz yapıldığını ve toplum sağlığına karşı bir tehdit oluşturduğunu ön plana çıkartmak daha etkili bir strateji. Hükümeti eleştirmediğimiz sürece mesajımızı yayabiliriz.” 

Yeni yapılan bir ankete göre, Çin’de 55 milyon evcil köpek bulunuyor.

Hayvan hakları aktivistlerinin dışında bu konuda kamuoyunun hayvanlar lehine şekillenmekte olmasının bir başka sebebi de Çin’in büyüyen orta sınıfı ve gittikçe daha fazla Çinli’nin evlerinde köpek besliyor olması.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus