TBMM’de yeni yasama yılının ilk grup toplantıları yapıldı – Meral Akşener: “Güçlü bir Anayasa Mahkemesi ülkenin teminatıdır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Derleyen: Özgür Özdemir

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yeni yasama döneminin ilk grup toplantıları bugün yapıldı.  Koronavirüs salgını nedeniyle yapılan grup toplantılarına sınırlı sayıda katılımcı kabul edildi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) grup toplantısı ise Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın programı nedeniyle bu hafta yapılmadı. TBMM’de ilk grup toplantısını İYİ Parti yaptı. Grup adına Genel Başkan Meral Akşener konuştu. Akşener’in açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

Türk tarihi yeni bir mücadele ve yeni bir dirilişe sahne oluyor”

Akşener, yaklaşık yarım saat süren konuşmasının en uzun kısmını Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan çatışmalara ayırdı. Akşener konuyla ilgili şunları söyledi: “Türk tarihi yeni bir mücadele ve yeni bir dirilişe sahne oluyor. Azerbaycan’ın haklılığı en büyük gücümüz. Bu gerçeği, doğru zaman ve zeminlerde ortaya koyabildiğimiz takdirde sonuç alabiliriz. Ermenistan’ın işgalci olduğu gerçeği, Azerbaycan topraklarının beşte birinin işgal altında olduğu gerçeği, elimizdeki en önemli kozdur. Bu kozu akıllıca kullanmalı, Ortadoğu politikalarındaki beceriksizliği tekrar etmemeliyiz.”

“İktidar Azerbaycan’a destek konusunda doğru bir duruş sergiliyor

Akşener, Azerbaycan’a milletvekili göndermek için Azerbaycan Büyükelçiliği’nden istekte bulunduklarını ve iktidarın Azerbaycan’a destek konusunda doğru bir duruş sergilediğini belirtti: “Bu duruşu destekliyoruz. Umarım ki; bu vesileyle gözlerini, gönüllerini ve akıllarını, İhvan coğrafyasından alıp, Türk Dünyası’na çevirirler.”

Akşener hükümete yürütülmesi gereken siyasetle ilgili tavsiyelerde de bulundu: “Desteğimizle birlikte, aynı zamanda iktidarı uyarmak istiyorum: Bu konuda, tek bir devletle değil, taraf olabilecek tüm devletler ve kuruluşlarla diplomasi yürütülmeli. Aklı devreye sokmak ve sonuç alacak adımlar atabilmek çok önemli.”

“Güçlü bir Anayasa Mahkemesi ülkenin teminatıdır”

Meral Akşener konuşmasının ikinci kısmını Anayasa Mahkemesi (AYM) ile ilgili tartışmalara ayırdı. Daha önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin hedef aldığı AYM’nin, ülkenin en önemli kurumlarından biri olduğunun altını çizen Akşener şunları söyledi: “Güçlü bir Anayasa Mahkemesi, ülkenin teminatıdır. Anayasa Mahkemesi, bizim de onaylamadığımız birçok karara imza attı. Ancak karar çıktıktan sonra, hukuk devletine olan inancımız gereği, bu kararlara hep uyduk çünkü sözünü ettiğim devlet ciddiyeti bunu gerektirir. Her kararını beğenmek zorunda değilsiniz. Ancak her kararına uymak zorundasınız.”

“Döviz kuru bir ülkenin parasının değeridir”

Ülkede hem adalete hem de ekonomiye güven kalmadığını vurgulayan Akşener, konuşmasının son kısmını ise ekonomiye ayırdı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı eleştiren Akşener, “Damat Bey, döviz kuru bir ülkenin parasının değeridir. Bir ülkenin refahını belirleyen en önemli gösterge de parasıdır. Paramız değerini yitiriyorsa bil ki fakirleşiyoruzdur. Binlerce fabrikanın döviz borcu var. Tekstilden otomotive, ilaç sanayisinden gıdaya, ürettiğimiz her ürün ithalata bağımlı” diye konuştu.

İsraf ve yolsuzluğun giderek arttığını belirten Akşener sözlerini, “Türkiye’nin tez zamanda kuvvetler ayrılığına dayanan yeni bir sisteme ihtiyacı var” diyerek tamamladı.

“Terör devleti olan Ermenistan yalnızca Azerbaycan’a değil Türkiye’ye de saldırmıştır”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) grup toplantısı da yaklaşık 40 dakika sürdü. Meral Akşener gibi Devlet Bahçeli de konuşmasının en uzun kısmını Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmaya ayırdı. Bahçeli şöyle konuştu: “Ankara ile Bakü kaynağı bir olan iki çağlayandır. On yıllardır işgal altındaki Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın hakkıdır. Terör devleti olan Ermenistan 27 Eylül sabahı yalnızca Azerbaycan’a değil Türkiye’ye de saldırmıştır. Ermenistan’ın en iyi bildiği şey masumlara kurşun sıkmaktır. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ön şartsız katılması bir varoluş namusudur.”

“Ermeni çeteleri ya Karabağ’dan çekilecekler ya da ezilecekler”

Mevcut aşamada her türlü müzakere önerisinin reddedilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, “Bize göre Azerbaycan – Ermenistan çatışmasının ateşkes, diyalog, müzakere, diplomasi gibi kandırmacalar yoluyla çözüm tehditleri şu aşamada tuzaktır, yenilgiye onaydır. Düşmanın beli kırılmadan, askeri başarı siyaseten tasdik edilmeden kurulacak her masa, tavizdir. Ermenistan’ın silahlı çeteleri ya Dağlık Karabağ’dan çekilecekler ya da ezileceklerdir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) de eleştiren Bahçeli, “Macron ne diyorsa, Ermenistan hangi iftiraları atıyorsa CHP onu dile getiriyor. Bir kez olsun siyasetiniz soydaşlarımıza ses olsun” diye konuştu.

“6-8 Ekim olaylarının sorumlusu terörist Demirtaş’tır”

Bahçeli, 6-8 Ekim olayları soruşturmasına da değinirken soruşturmanın doğru olduğunu savundu. Bahçeli, “6-8 Ekim olaylarıyla ilgili yürütülen soruşturmanın ucu nereye dayanıyorsa oraya kadar gitmeli. 53 kişinin ölümüne neden olan bölücü alçaklara en ağır ceza verilmelidir. CHP’nin övdüğü, İYİ Parti’nin değer verdiği terörist Demirtaş bu olayların bir numaralı sorumlusudur” dedi.

“TTB kapatılmalı”

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) kapatılmasına ilişkin daha önce yaptığı çağrıları tekrarlayan Bahçeli, “Bizim sorunumuz TTB Merkez Konseyi’ne yuvalanmış bir avuç Türkiye düşmanlarıyladır. Küçük bir azınlıkladır. Bu nedenle TTB kapatılsın diyorum. TTB başkanlığına kimin seçildiğini ve bu kişinin ne kadar kötü bir sicile sahip olduğunu herkes görmüştür”  diye konuştu.

Bahçeli, Sağlık Bakanlığı’nın salgınla mücadele sürecini iyi yönettiğini ve Bilim Kurulu’nun salgın sürecine hâkim olduğunu da sözlerine ekledi.

HDP Eş Genel Başkanı Buldan: “Tek talep IŞİD katliamlarının durdurulması ve Kobani’ye insani yardım koridorunun açılmasıydı”

Günün üçüncü grup toplantısı Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından yapıldı. Saat 12:45’te başlayan grup toplantısı yaklaşık 45 dakika sürdü. HDP’ye yönelik gerçekleştirilen “Kobani olayları” soruşturmasını eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Güya HDP ayaklanma başlatmış, bunun üzerinden altı yıl geçmiş ve bu yalanı uydurmaya karar vermişler. O süreçte ne oldu? Kısaca bunları anlatacağım. Bugün Kobani’nin de yıldönümü. Kobani halkını sevgi ve saygıyla selamlıyorum. IŞİD Şengal’de yaptığı Ezidi soykırımının ardından 15 Eylül 2014’den itibaren Kobani’yi işgal etti ve aynı katliamları Kobani’de gerçekleştirmeye başladı. Kobani halkı da IŞİD’e karşı yaşamını savundu. IŞİD protestoları 7 Ekim’den çok daha önce başlamıştı. Tek talep IŞİD katliamlarının durdurulması ve Kobani’ye insani yardım koridorunun açılmasıydı” dedi.

“HDP olayların son bulması için çaba sarf etti”

HDP’nin 6-8 Ekim olaylarını durdurmak için çaba sarf ettiğini belirten Buldan sözlerini şöyle sürdürdü: “HDP olayların son bulması için çaba sarf etti. Hem o dönem hem ondan sonra. Heyetimiz 48 saat boyunca İçişleri Bakanlığı’ndaydı. Dönemin başbakanı, içişleri bakanı kamu güvenliği müsteşarı bunun canlı tanıklarıdır. Olayların durmasından sonra hükümetin temsilcileri tarafından bize teşekkür edilmiştir. İçişleri bakanı olayların durması için müzakere yürüten HDP heyetine ‘Güvelik güçleri içinde kontrol edilemeyen güçler var’ demiştir. Kendileri de olup bitenin bu kadar farkındaydı. Siz sanıksınız, biz ise hakikatin tanığıyız. Hesap vermesi gereken sizsiniz. Biz gerçeklik açığa çıksın diye araştırma ve soruşturma önergeleri verdik ama iktidar ve ortağı bunların hepsini reddederek olayın üstünü kapattı. Dürüstseniz Meclis’te bir komisyon kuralım. Kimin ne rolü varsa açığa çıksın.”

“İntikam almak için Ayhan Bilgen’i tutukladılar

Buldan konuşmasında, eski Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen’in tutuklanıp yerine kayyum atanmasını da eleştirdi. Buldan şöyle konuştu: “Kobani’yi bahane ederek Kars’ı gaspettiler. Belediye eşbaşkanlarımız Kars’taki hırsızlık, yolsuzluk ve çete düzenini bitirdiler. Şeffaf halkçı bir sistem kurdular. Toplumcu belediyecilik anlayışıyla belediyeyi Kars halkının hizmetine sundular. İşte tüm bunların intikamını almak için Ayhan Bilgen’i haksız şekilde tutukladılar. Belediye binasını gaspetseniz bile Kars halkını asla teslim alamazsınız.”

 “Ermenistan ve Azerbaycan halklarını birbirlerine boğazlatma çabası içindeler”

Buldan, “Doğu Akdeniz’de istedikleri olmayınca Ermenistan ve Azerbaycan halklarını birbirlerine boğazlatma çabası içindeler. Suriye’deki kamplardan eğittikleri cihatçıları Azerbaycan’a taşıdıkları yönünde ciddi iddialar var. Daha önce Libya’ya cihatçı taşıyan bu iktidarın yanı başındaki Azerbaycan’a taşıması kimseyi şaşırtmaz” diyerek hükümeti eleştirdi.

Günün son grup toplantısını ise Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gerçekleştirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

“Azerbaycan toprakları işgal altında olan bir devlet”

“Azerbaycan toprakları işgal altında olan bir devlet. Uluslararası hukuka aykırı olarak toprakları işgal edildi. 30 yıldır bekliyor, işgal ne zaman sona erecek diye. Bu çatışmada 83 milyon olarak yüreğimiz Azerbaycan’la… Onları seviyoruz, haksızlığa karşıyız. Uluslararası hukuk Azerbaycan’ın haklı olduğunu söylüyor.”

“Seçimle gelen seçimle gider”

HDP’li Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen’in tutuklandıktan sonra görevden alınıp yerine kayyım atanmasını eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Demokrasilerde insanlar düşüncelerini özgürce ifade ederler. Siz gazeteciyi farklı düşündü diye hapse atarsanız, uluslararası arenada Türkiye’de demokrasinin olmadığı inancını güçlendirirsiniz. Demokrasilerin bir diğer özelliği de seçimle gelenin seçimle gitmesidir. Çünkü meşruiyetin kaynağı halktır. Halkın iradesini arkasına alan bir kişiyi görevden alıp kayyum atıyorsanız bu yanlıştır. Seçimle gelen belediye başkanı daha önce aynı sebeple tutuklanmış, Anayasa Mahkemesi’ne gidip tazminat kazanmış. Bu durum daha da vahim. Bu nedenle seçimle gelen seçimle gitmelidir.”

“Miting yapmak serbest, baro seçimlerini yapmak yasak”

Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanlığı tarafından koronavirüs salgını gerekçesiyle baro seçimleri dahil birçok etkinliğin yasaklanmasına da tepki gösterdi: “Baroların seçimlerini yapması ile ilgili yasak getirildi. Hukukçuya, yasaya aykırı işler yapıyorsunuz, sonra da ses çıkarma diyorsunuz. Miting yapmak serbest, baro seçimlerini yapmak yasak.”

“Pandemi döneminde 700 bin esnaf dükkanını kapattı”

CHP lideri koronavirüs salgınında hükümetin uyguladığı ekonomi politikalarını eleştirdi. Kılıçaroğlu “Pandemi döneminde 700 bin esnaf dükkanını kapattı. ‘Sicil affı’ çıkarın dedik çıkarmadılar, üç ay kiralarını devlet ödesin dedik yapmadılar, kredileri bir yıl faizsiz ertelensin dedik bunu da yapmadılar” dedi.

“Esnaf bakanlığı kurulacak”

Esnafın büyük sıkıntılar yaşadığını belirten Kılıçdaroğlu, CHP’nin iktidarında esnaf bakanlığının kurulacağını söyleyip sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP iktidarında esnaf bakanlığı kurulacak. Mutlaka sicil affı çıkmalı. Esnafa verilen kredilerde faiz alınmamalı. Esnaf, stopaj vergisinin kaldırılmasını istiyor. Zincir mağazalar ile ilgili düzenleme istiyorlar, AVM’lerin en azından haftanın bir günü kapatılmasını istiyorlar. Esnafın sosyal güvenlik primlerini en azından devlet ödesin diyorlar. Eğer esnaf bunu ödeyemezse sağlık hakkından da yararlanamıyor. Bir çekip vurmadığınız kaldı! Bu dönemde bir de esnafa ceza yazıyorlar. Kahvehanelerde oyun oynanmasına izin verilmeli. Kamu kuruluşlarına ait işyerlerinde çalışan esnaftan kira alınmamalı. İcra işlemleri bu dönemde durdurulmalı. Kantinci esnafının ayakta kalması için, devlet kantin esnafından kira almamalı. Altı milyon sokak esnafının güvencesiz çalışmasının önüne geçilmeli. Esnafa kira desteği verilmeli.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus