Halk sağlığı uzmanı Dr. Nuriye Ortaylı yazdı: Koronavirüs hastalarına deneysel bitkisel kökenli ilaç verilmiş

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halk sağlığı uzmanı Dr. Nuriye Ortaylı, Yetkin Report’ta yayımlanan yazısında, koronavirüs tedavisiyle ilgili yazılan ve sonradan silinen bir makaleyi ele aldı.

Ortaylı, “Novel Treatment Approach To The Novel Coronavirus with a New Inhaler Theurapetic” (Yeni Bir Solunum Yoluyla Verilen Tedavi Ajanıyla Yeni Koronavirüs Tedavisine Yenilikçi Bir Yaklaşım) başlıklı makaleyi şöyle anlattı:

“Araştırma camiasının ilgisini çekebilecek ve aciliyeti olan konularda (mesela Covid) yapılan çalışmaların henüz bir dergi tarafından kabul edilmeden önce (preprint) yayınlandığı bir platform olan Researchgate’de bulunuyor(du) bu makale. Bakan Yardımcısının makaleleri tartışma konusu olunca, diğer makaleler gibi hızla silindi, ama başlığı hâlâ orada, ve ben erken ulaşanlar arasında olduğum için makaleyi indirip okuyanlardanım.”

Ortaylı, “göz hastalıklarından kulak burun boğaza, otizmden çocuklarda depresyona, oradan temel bilimlere atlayıp virüs genomlarına, derken Kovid zatürresi tedavisine, son iki yıl içinde yirmiden fazla yayın yapmış” dediği, makalenin “sorumlu araştırmacısı” Oğuz Güvenmez’in Türkiye sağlık sistemi tarafından doktor olarak tanınmadığını belirtti. Makalenin araştırmacıları arasında, Sağlık Bakanı Yardımcısı Şuayip Birinci de bulunuyor.

Sağlık Bakanlığı’ndan çalışma için izin alınan fakat etik kurulundan izin alındığına dair herhangi bir ibare içermeyen makalede, Ortaylı’nın aktardığına göre, toplam on altı hastaya, bir kısmı entübe, bir kısmı değil, adı açıklanmayan bir bitkisel üründen elde edilen maddenin buharlaştırılarak entübasyon tüpünden ya da oksijen maskesinin içine eklenerek verildiği belirtildi. Nuriye Ortaylı, konuya ilişkin şunları yazdı:

“Bitkinin ne olduğunu bilmiyoruz. Patent başvurusu olduğu için yazmadıklarını söylüyorlar. Bitki tedavileri konusunda uzman olanlar bitkilerin patentlenemeyeceğini, sadece onların çeşitli formlara, mesela merhem, mesela uçucu madde vb. dönüştürme yollarının patentlenebileceğini söylüyorlar. Dolayısıyla böyle bir makalede bitkinin adının açıkça yazılması gerekiyor. İkinci olarak tedavi aracıyla geleneksel olarak kullanılan bitkiler de geleneksel kullanımda olmayan bir yöntemle, örneğin bu makalede anlatıldığı gibi doğrudan solunum yoluna verilecekse, bu kullanımının insana zararlı olmayacağının gösterilmiş olması, toksikoloji çalışmalarının yapılmış olması ve bunlara referans olması gerekiyor. 

Diğer bir deyişle ıhlamur çiçeklerini sıcak suyla demleyerek içmenin soğuk algınlığına iyi geldiğini biliyoruz, orada bir sorun yok. Ama ıhlamur çiçeklerinin yağını çıkarıp, bunları buhar haline getirip doğrudan ciğerlere verecekseniz, bu yeni şeklin ciğerlerde bir zararlı etkide bulunmayacağından emin olmak için, önce test tüpünde uygun yöntemlerle, sonra hayvan modellerinde ve en son da sağlıklı gönüllülerde denemiş, ve bunu belgelemiş olmanız lazım. Bu bütün yeni tedavi ajanları için izlenmesi gereken bir yol. 

Makale, bu yeni karışımları deneyecekleri hastalardan ve yakınlarından onam alındığını söylüyor. İnşallah. Becerikli Bay Oğuz’a güvenemiyoruz bu konuda. Ama ona araştırma yapma izni vermiş olan Sağlık Bakanlığı’nın ve çalışma bittikten sonra yaptığı başvuru ile durumdan haberdar olmuş olması gereken Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulunun sayın üyelerinin, bu onamların usulüne uygun alınıp alınmadığının takipçisi olduklarını umuyoruz.

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus