Sivil toplum kuruluşları Paris İklim Anlaşması’nın onaylanması için çağrı yaptı: “Türkiye, iklimi merkeze alan küresel hareketin bir parçası olmak için bir an önce harekete geçmeli”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sivil toplum kuruluşları (STK), Paris İklim Anlaşması’nın beşinci yıldönümü vesilesiyle Türkiye’nin anlaşmayı onaylaması için çağrı yaptı. STK’ların çağrısında, “Türkiye’nin iklimi merkeze alan küresel hareketin bir parçası olmak için bir an önce harekete geçmesi hem gezegene ve topluma hem de ekonomiye fayda sağlayacaktır” denildi.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Doğa Koruma Merkezi, Ekosfer, Greenpeace, İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği, Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA), TEMA Vakfı (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı), WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Yeşil Düşünce Derneği, Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe), 350.org Türkiye ve Tohum – Eğitim Kültür Doğa Derneği, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı onaylaması ve ulusal katkı hedeflerini iyileştirmesi için ortak açıklama yaptı.

İklim alanında çalışan STK’lar, 12 Aralık 2015 tarihinde kabul edilen Paris İklim Anlaşması’nın beşinci yıldönümünde, Türkiye’nin anlaşmayı imzalamasına rağmen hâlâ onaylamayan yedi ülkeden biri olduğunu hatırlattı.

İklim politikaları açısından dünyada hareketli ve iddialı bir döneme girildiği belirtilen açıklamada, Avrupa Birliği’nin (AB) 2030 için yüzde 55’lik bir iklim hedefi belirlediği, Çin’in ise 2060 için karbon nötr olma hedefi açıkladığı, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika ve Kanada’nın ise sıfır emisyon planlarını duyurduğu belirtildi. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise 3 Kasım’da yapılan başkanlık seçiminin ardından Paris İklim Anlaşması’na geri dönüldüğü vurgulandı.

Türkiye’nin iklimi merkeze alan küresel hareketin bir parçası olmak için bir an önce harekete geçmesi gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, “Hem gezegene ve topluma hem de ekonomiye fayda sağlayacaktır. Türkiye bunu başarmak için gerekli enerji dönüşümünü sağlayacak enerji verimliliği, rüzgar ve güneş enerjisi potansiyeline sahip. Bu sayede, Türkiye 2030 iklim hedefini kolaylıkla iyileştirebilir ve 2050’ye kadar sıfır karbon hedefini açıklayabilir” denildi.

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Genel Müdürü Aslı Pasinli konuya ilişkin, “Salgın sonrası ekonomik toparlanma paketlerinin düşük karbonlu sektörleri önceliklendirmesi hem istihdam olanaklarını artıracak hem de Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandıracaktır” diye konuştu.

AB’de de ciddi bir dönüşüm yaşandığını söyleyen SEFiA Kurucu Direktörü Bengisu Özenç, “AB, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile tüm üretim, tüketim ve ticaret sistemlerini iklimi merkeze alacak şekilde dönüştürüyor. Buna paralel olarak karbon kaçağını önlemek için AB ile ticareti olan ülkeleri kapsayacak çeşitli gümrük kontrol mekanizmaları gündemde. İhracatının yarısını AB ülkelerine yapan Türkiye için, bu yeni mekanizmalara uyum sağlamak hem iklim hedefleri hem de ticari faaliyetleri açısından fayda sağlayacaktır” dedi.

Greenpeace avukatı Deniz Bayram, “Türkiye’nin iklim krizinden en çok etkilenen sağlık, tarım ve kentleşme alanlarında iklim değişikliğine uyum politika ve uygulamaları gözden geçirmesi hem ekonomik kayıpları en aza indirmek hem de yaşanması muhtemel kayıpların önüne geçmek için kritik” diyerek, iklim değişikliğinin önüne geçilmesi için bir an önce adım atılması gerektiğini hatırlattı.

Avrupa İklim Eylem Ağı İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz de şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye enerji dönüşümü için büyük potansiyele sahip. Güneş ve rüzgârdan elektrik üretimini iletim-dağıtım sistemine ek yatırım yapmadan kolayca ikiye katlayabilecek, küçük bir yatırımla ise üç katına çıkarılabilecek önemli bir potansiyele sahip. Ayrıca enerji verimliliği açısından da kayda değer fırsatlar mevcut. Shura raporuna göre tasarruf miktarı 18 milyon hanenin veya ülkenin tekstil ve ana metal sanayi sektörlerinin günümüzdeki toplam elektrik tüketimine eşdeğer.”

İmzacılar:

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği

Doğa Koruma Merkezi

Ekosfer

Greenpeace

İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği

Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA)

TEMA Vakfı (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı)

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı)

Yeşil Düşünce Derneği

Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe)

Tohum – Eğitim Kültür Doğa Derneği

350.org Türkiye

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus