Prof. Dr. Daron Acemoğlu salgın sonrası için dört senaryo çizdi: Üçü felaket, biri zor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bilim Akademisi konferansında konuşan Prof. Dr. Daron Acemoğlu, “Covid-19 sonrası Dünya Ekonomisi” başlıklı konuşmasında salgın öncesinde de olan demokrasi, eşitsizlik ve üretkenlik problemleri ışığında salgın sonrası için dört seçenek olduğunu söyledi. Bunlardan üçünün kötü sonuçlanacağını söyleyen Acemoğlu, dördüncünün ise kolay olmayacağını belirtti.

Konuşmasında teknolojinin ve otomasyonun gelişmesinin karışık ve tahmin edilemez sonuçlarına ve sıkıntılarına da değinen Acemoğlu, 30 yıldır küresel ölçekte yaşanan reel maaşlardaki durgunluk ve demokrasi sancılarıyla mücadele etmek için devletin yeni roller üstlenmesi gerekeceğini söyledi. 

“Büyüme herkese refah getirmeyebilir, Türkiye otomasyondan olumsuz etkilenecek”

Bilim Akademisi’nin 18 Aralık’ta altıncısını düzenlediği “Yılın Konferansı’nda” konuşan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) iktisat profesörü Prof. Dr. Daron Acemoğlu, teknoloji ve otomasyon konularında uyarılarda bulunarak, “Teknolojinin büyümenin motoru olduğu doğru ama bu büyümenin herkese refah getireceği kesin değil” dedi. Bu anlamda, artan otomasyonla özellikle orta gelirli işlerin azaldığını ve daha da azalacağını belirten Acemoğlu, Türkiye gibi gelişmekte olan ve işgücü avantajına sahip ülkelerin otomasyondan kötü etkileneceğini söyledi.

“Demokrasiyi kaybetmek ekonomiyi kötüye götürüyor ve eşitsizliği artırıyor”

“Ulusların Düşüşü” kitabının yazarı Acemoğlu, demokrasi ve ekonomi ilişkisinin de üzerinde durdu. “Demokrasiyi kaybetmek ekonomiyi kötüye götürüyor ve eşitsizliği artırıyor” diyen Acemoğlu, 2001 ve 2007 yılları arasında Türkiye’de yapılan kurumsal reformların ekonomiye olumlu bir şekilde yansıdığını ancak hükümetin ekonomiye müdahalelerinin artması ve özgürlüklerin kısıtlanmasıyla 2007 yılından sonra kötüye gidiş görüldüğünü belirtti. Demokratik geri gidiş hakkında basın özgürlüğü örneğini veren Acemoğlu, “Dünyada hapisteki gazetecilerin yüzde 30’u Türkiye’de” bilgisini paylaştı.

Koronavirüs sonrası dört seçenek

Acemoğlu, salgın süresince daha da artan otomasyonu da göz önünde bulundurarak, dünyanın koronavirüs sonrası ilerleyebileceği dört yol olduğunu söyledi. Bunlardan ilki koronavirüs öncesi dünyaya geri dönmek. Acemoğlu bunun “trajik” olacağını söyledi. İkinci bir seçenek ise “yanlış dersler öğrenip Çin’i kopyalamaya çalışmak”. Acemoğlu’na göre Çin’in ekonomik büyümesinin sebebi olarak otoriter ve yasakçı rejime işaret etmek yanlış olur çünkü Çin’in bürokratik verimliliği bu bağlamda önemli bir faktör. Acemoğlu, “Çin modeli taklit edilmeye çalışılırsa sadece yasaklar kısmı taklit edilebilir, büyüme sağlanamaz” diye konuştu.

Acemoğlu’nun masaya koyduğu üçüncü bir seçenek Silikon Vadisi’ne, dev teknoloji şirketlerine daha fazla güç vermek oldu. Ancak bu yapıldığı takdirde koronavirüs salgını öncesi eşitsizlik ve üretimde verimsizliğe yol açan sorunların daha da büyüyeceğini söyleyen Acemoğlu, bu seçeneği de olumlu değerlendirmedi.

Çözüm yeni bir refah devleti

Acemoğlu dördüncü seçenek olarak “Welfare State 3.0” yani yeni bi refah devletinden bahsetti ve bu yeni anlayış kapsamında devletlerin daha iyi regülasyonlara sahip olması gerektiğini söyledi. Daha iyi demokrasi ve daha iyi teknoloji sağlaması gerektiğini vurgulayan Acemoğlu bu ihtimali, “Zor ama imkânsız değil” diyerek değerlendirdi. Devletin fazla güçlenmesi konusunda tarihsel endişelere dikkat çeken Acemoğlu, şöyle devam etti: “Burada devletin fazla güçlenip totaliteryen hale gelebileceği söylenir ama biz kitabımızda (‘Dar Koridor’) buna karşı çıktık çünkü görüyoruz ki ekonomi ve toplumun en etken gelişimi devlet ve toplumun güçlerinin denge içinde olması.”

Acemoğlu, çözümün bir parçası olarak sosyal medya şirketlerinin gücünün azaltılması gerekliliğine de değindi.

“Türkiye beni çağırsa…”

“Türkiye sizi göreve çağırsa yapacağınız düzenlemeler neler olur?” sorusuna cevap veren Acemoğlu, Türkiye’de kısa ve uzun dönemli problemler olduğunu belirtti. Türkiye’nin yaşadığı ekonomik problemlerde dış faktörlerin etkisinin sınırlı olduğunu belirten Acemoğlu “Asıl sorun içeride” dedi. Acemoğlu, yapılması  gerekenin ilk aşamada “ekonomik kurumların ve yargının bağımsız hale getirilmesi” olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra, ekonomik krizin derinliğinden dolayı şirket ve bankaların bilançolarının çok kötü durumda olduğunu söyleyen Acemoğlu, “Yeni kaynaklar üretilmesi, dışarıdan para gelmesi, bilançoların düzeltilmesi lazım” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus