Arjantin’de kürtaj yasallaşıyor: “Tüm engellere rağmen, değişim ve ilerlemenin mümkün olabileceğini bütün dünyaya gösterdik”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Arjantin’de, kürtajın tecavüz sonucu meydana gelen ya da annenin hayatını tehlikeye atan gebeliklerle sınırlandırmasını kaldırmaya yönelik yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nin ardından Arjantin Senatosu’ndan da geçerek yasallaştı. Arjantin, tercihe bağlı kürtaja izin veren üçüncü Güney Amerika ülkesi oldu.

Arjantin Senatosu, Arjantin Devlet Başkanı Alberto Fernandez tarafından teklif edilen kürtaj yasa tasarısını 29 “hayır” oyuna karşı 38 “evet” oyuyla kabul etti. Arjantin’in başkenti Buenos Aires‘teki Kongre Sarayı önünde nöbet tutan kürtaj yasası destekçileri, 30 Aralık Çarşamba günü sonuçların açıklanması ile birlikte kutlamalara başladı.

Arjantin, “dönüm noktası niteliğindeki” bu kararla birlikte, kürtajın 1995 yılından bu yana yasal olduğu Guyana ve 2012’den itibaren kürtajı suç olmaktan çıkaran Uruguay’dan sonra seçmeli kürtaja izin veren üçüncü Güney Amerika ülkesi olacak.

Hamileliğin 14’üncü haftaya kadar isteğe bağlı sonlandırılmasını ve gerekli tedavinin ücretsiz sağlanmasını içeren tasarı, Arjantin Devlet Başkanı Alberto Fernández tarafından kongreye sunulduktan sonra 11 Aralık tarihinde Arjantin Ulusal Kongresi’nin alt kanadı olan Temsilciler Meclisi’nde onaylanmıştı.

Fernández, bu haftaki oylamanın öncesinde, “Tıpkı eşcinselliği reddetmekte olduğu gibi kürtajı reddetmekte de iki yüzlü bir Arjantin görüyoruz” diyerek kürtajı bir “halk sağlığı sorunu” olarak nitelendirmişti. Fernández ayrıca, ülkenin 1983’te tekrar demokrasiyle yönetilmeye başlanmasından bu yana, merdiven altı olarak adlandırılan yerlerde yapılan kürtajlar sebebiyle üç binden fazla kadının öldüğünü sözlerine eklemişti.

Güney Amerika, Katolik ve Evanjelik kiliselerinin oldukça etkili olduğu ve dünyada kürtajın en çok sınırlandırıldığı bölge. Feminist aktivist Giselle Carino, Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francis’in anavatanındaki bu başarının hem Arjantin hem Güney Amerika’da oldukça yankı getireceğini düşündüğünü söyledi.

“Başardıklarımızdan inanılmaz derece gurur duyuyorum. Bu karar, şüphesiz ülke adına tarihi bir an” ifadelerini kullanan Carino, “Arjantinli kadınlar olarak tüm engellere rağmen, değişim ve ilerlemenin mümkün olabileceğini bütün dünyaya gösterdik” diyerek Brezilya, Şili ve Kolombiya’daki kadınların da benzer mücadeleler verdiğini hatırlattı.

Giselle Carino

Kolombiya’daki kadın aktivistler de geçtiğimiz haftalarda Kolombiya Anayasa Mahkemesi’ne kürtaj yaptırmanın ceza kapsamından çıkarılması talebiyle dava açmıştı. Şili’deki aktivistler ise anayasa değişikliği ile birlikte kadın hakları konusunda geniş çaplı kazanımlar elde etmeyi umuyor.

Arjantin’de kadın mücadelesi

Arjantin’de kadınlar beş yıldır cinsiyet eşitsizliğine karşı Twitter’dan #NiUnaMenos (Eksik değil), hashtag’i ile kampanya yürütüyordu. Senato oylamasının ardından kürtajın yasallaşması, yürütülen mücadelenin somut bir kazanımı olarak değerlendirildi.

Daha sonra düzenli hale gelecek olan protesto yürüyüşlerinin ilki, 3 Haziran 2015’te hamileyken dövülen ve erkek arkadaşının evinin altında gömülü bulunan 14 yaşındaki Chiara Páez‘in öldürülmesine tepki olarak başladı. Yürüyüş, radyo muhabiri Marcela Ojeda’nın “Sesimizi yükseltmeyecek miyiz? Bizi öldürüyorlar” tweeti üzerine bir grup kadın gazetecinin #NiUnaMenos hashtag’i altında binlerce tweet atması ile birlikte Buenos Aires’teki Kongre Meydanı’nda on binlerce kadının katılımıyla gerçekleşmişti.

2016 yılında Arjantinli feministler, kıyı kenti Mar del Plata’da 16 yaşındaki Lucía Pérez‘in tecavüze uğramasına ve öldürülmesine tepki olarak kitlesel bir grev yapmıştı. 2015’teki #NiUnaMenos yürüyüşünden sonra, seçim yanlısı kampanyacılar kadın cinayetleriyle mücadelenin, yasal kürtaja erişim taleplerini de kapsayabileceğini fark edip, hareketlerinin sembolleri olarak yeşil bandana, yeşil başörtüsü ya da bileklerinin etrafına takılan yeşil bir bileklik kullanmaya başlamıştı. 

Kürtaj yanlısı aktivistler, Ağustos 2018’de Katolik Kilisesi’nin baskısı altındaki senatonun benzer bir kürtaj tasarısını reddetmesiyle umutlarının suya düştüğünü düşünse de 2019 yılında Fernández’in seçilmesi, aktivistleri yeniden umutlandırmıştı. Aktivist Giselle Carino, gerçek motivasyonun, “salgında olmamıza rağmen sokakları asla bırakmayan ve dinlenmeden mücadele etmeyi sürdüren” kadınlarda olduğuna inanarak, “Fark yaratan bir şey varsa, o da budur” dedi.

Derleyen: Senem Görür

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus