Meral Akşener’den “sözde cumhurbaşkanı” açıklaması: “Bu sert, kötü, iğrenç dili başlatan Sayın Erdoğan’dır. İYİ Parti olarak bu gündemi reddediyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul’un Avcılar ve Beylikdüzü ilçelerinde esnafı ziyaret etti. Ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akşener, “sözde cumhurbaşkanı” tartışmalarına değinerek, “Bu sert, kötü, iğrenç dili başlatan Sayın Erdoğan’dır. İYİ Parti olarak bu gündemi reddediyoruz” diye konuştu. 

İYİ Parti lideri Meral Akşener, Türkiye genelinde sürdürdüğü esnaf ziyaretlerine bu hafta İstanbul’da devam ediyor. Salı günü (12 Ocak) Avcılar ve Beylikdüzü’ndeki esnafı ziyaret eden Akşener, esnafın sıkıntılarını dinledi ve bu hafta yapılacak grup toplantısında İstanbul esnafının dertlerine dair bir konuşma yapacağını söyledi.

Gazetecilerin gündeme dair sorularını da yanıtlayan Akşener, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “sözde cumhurbaşkanı” sözüyle başlayan tartışmalara dair şöyle konuştu:

“Balık baştan kokarmış. Anadolu’da bir söz vardır, istediğini söyleyen istemediğini duyarmış diye. Bütün bunları başlatan; bu sert, kötü, iğrenç dili başlatan Sayın Erdoğan’dır. Bir türlü AK Parti Genel Başkanlığı’ndan sıyrılıp hepimizin cumhurbaşkanı olmayı istemedi, yapmadı ve böyle bir tavra girmedi. Şimdi herhalde bir 15- 20 gün bu kavga devam eder. Bir algoritma var Türkiye’de. FETÖ’cü, sonra darbe, sonra hain, şimdi de sözde oldu. Etti dört algoritma. Dön baba dönerek bunları konuşmaya devam edeceğiz. İYİ Parti olarak bu gündemi reddediyoruz. Bu gündem basın emekçilerinin derdini anlatmıyor, bu gündem gezdiğimiz esnafın derdine bir çare getirmiyor. Bu pis çirkin iğrenç dil dönüyor, dolaşıyor sahibini buluyor bumerang gibi. Israrla bu tavrı bu dili bu davranışı reddetmeye devam edeceğiz ki sizleri konuşabilelim diye.” 

“Böyle bir pozisyonda bu ülke nasıl yönetilir?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan için, “AK Parti Genel Başkanlığı’nı da dün bıraktı” diyen Akşener, Erdoğan’ın dün (11 Ocak Pazartesi) düzenlenen kabine toplantısı sonrası CHP’ye yüklenmesini de eleştirdi:

“Bir cumhurbaşkanı düşünün ki iki dakika salgın, 20 dakika CHP’nin her kademesindeki insanına bağırdı. Şimdi böyle bir pozisyonda bu ülke nasıl yönetilir? Bir saniyecik cumhurbaşkanı ol be kardeşim. Dün AK Parti Genel Başkanı gibi bile değildi, Ak Parti’nin propagandadan sorumlu kişisi konumundaydı. O da doğru bir davranış değil. Biz bir öneride bulunduk. ‘Kardeşim otobüse binip, münibüse binip toplu taşıma araçlarıyla işine gidip çalışmak zorunda olan, evden çalışamayan insanları öne koyun’ dedik. Yani sağlık çalışanlarını, güvenlik çalışanlarını önceleyin, kronik hastaları önceleyin ama bunun dışında daha genç olup fabrikada çalışanlar, burada işyerinde çalışanlar, onlar toplu taşıma araçlarıyla gidip geliyorlar. Bu insanlar genellikle dar gelirli. Bu insanları öncelikli olarak aşılayın dedik. Dün iki dakikanın içinde bir kelime duymadım, yazık yani.”

“Melih Bulu’nun yerinde olsam affımı isterdim”

Akşener, Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasından sonra devam eden protestolara dair de “Kardeşim orada hiç hoca yok mu? Orada bulunan, köklü Boğaziçili hocalardan bir kişiyi atayamaz mısınız? Bunların tamamı ben istersem olur tavrıdır.  Sayın Melih Bulu, ben onun yerinde olsam affımı isterdim. Bu kadar ‘istenmiyorsun durumunda’ o öğrencileri nasıl yönetir, o hocaları nasıl yönetir? Bu gerginliğe, bu çirkinliğe müsaade etmezdim eğer bir bilim insanıysanız. Bütün bunlar baştan aşağı yanlış” diye konuştu.

“Seçimden 15 gün önce ‘istifa et’ diye arandım”

Birkaç gün önce yaptığı bir açıklamada, 2018’deki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi telefon aldığını söylediğinin hatırlatılması üzerine Akşener, şu açıklamayı yaptı:

“Ben çok açık bir insanım. Birinci turda muhalif seçmenin öyle bir ruh hali oldu ki ‘birinci turu alıyoruz ve bu hanım aday olduğu takdirde bu birinci turu zora sokuyor’ inancı oluştu. Beni CHP’den veya bir başka yerden yöneticiler aramadı, yanlış anlaşılmasın. Beni sokakta insanlar aradılar ama nasıl insanlar: Çeşitli siyasi partilere oy verip bu defa partili cumhurbaşkanlığı sisteminden kurtulmak isteyen aklı başında kanaat önderi bir kişi de değil, epey insan aradı. Son 15 gün kala dediler ki, ‘Meral Hanım istifa et, birinci turda alıyoruz’. Ben de kendilerine bunun böyle olmayacağını anlatmaya çalıştım. Benim orada anlatmaya çalıştığım şey şuydu: Eğer gerçeklik duygusunu kaybedersek sonuç alamayız. O gün öyle bir heyecan yaşandı ki ‘birinci turu alıyoruz’. Sonra alınamayınca fatura Sayın İnce ile bana çıktı, niye gidip YSK ile dövüşmediniz diye. Sonuç itibariyle gerçeklik duygusunu kaybetmeden, 31 Mart umudunu kaybetmiş muhalif seçmenin başarma duygusunu tahkim etti. Bu iki farkı anlatmaya çalıştım.”

Akşener son olarak, partiler arasında kurulacak “memleket masası” önerisinin hâlâ arkasında olduğunu belirtirken gezisinin son bölümünde de Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ı makamında ziyaret etti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus