TTB-UDEK’ten koronavirüs aşılama sürecine dair açıklama: “Güven bunalımının etkileri aşılama sürecini de olumsuz etkileyebilecektir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği-Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (TTB-UDEK) tarafından yapılan açıklamada, “Aşı gelişmelerini yakından izleyecek, gerektiğinde yanlış yönlendirmeler konusunda kamuoyunu uyarmak ödevini eksiksiz yerine getireceğiz” denildi.

Türkiye’de koronavirüs aşısının uygulanma süreci dün (14 Ocak) resmen başladı. Çinli ilaç firması Sinovac ve Brezilya’daki Butantan Enstitüsü’nün ortak geliştirdiği CoronaVac aşısından üç milyon doz, 30 Aralık günü başkent Ankara’ya getirilmişti. İki haftalık test süreci sona erdi ve aşıya, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından acil kullanım onayı verilmişti.

Tıp alanındaki uzmanlık derneklerinin oluşturduğu Türk Tabipleri Birliği-Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (TTB-UDEK), koronavirüs aşıları ve aşılama sürecine dair görüşlerini yazılı açıklama ile duyurdu.

Koronavirüs salgınının ortadan kaldırılması için aşının birçok bilim insanının ve araştırma kuruluşunun katkılarıyla, büyük bir kamusal destekle elde edildiğinin belirtildiği açıklamada, “Bu süreçte uluslararası işbirliğinin başarılı örnekleri yaşama geçirildi. İnsanlığın yaşadığı bu büyük felakete bu denli hızlı ve etkili bir yanıt vermesinde emeği geçenleri yürekten kutluyor, emek ve üretimlerinin değerini biliyoruz” ifadeleri yer aldı.

UDEK, Türkiye’deki koronavirüs aşı ve aşılama süreçleri ile ilgili değerlendirmelerini maddeler halinde sundu. Açıklamada yer alan tespit ve öneriler şöyle:

  1. Gerek salgın sürecinde gerekse aşı konusunda en önemli sorun bilgi kirliliği ve bunun yol açtığı güven sorunudur. Salgının önlenmesi, geçerli önlemlerin yanı sıra ancak yaygın aşılama ile mümkün olacaktır ve bunun için tüm toplumun desteği şarttır. Salgın boyunca toplumu bilgilendirme açısından yapılan yanlışlar toplumda ciddi bir güvensizliğe yol açmıştır. Bu güven bunalımının etkileri aşılama sürecini de olumsuz etkileyebilecektir.
  2.  24 Aralık 2020 Perşembe günü Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu toplantısı sonrasında ülkemizde yürütülen bir faz 3 aşı çalışmasının ara sonuçlarının toplumla paylaşılma biçimi bu nedenle çok önemlidir. Sayın Sağlık Bakanı’nın sunumu ile araştırmayı denetleyen yapıların bir ara değerlendirme isteği sonrasında elde edilen faz 3 verilerini toplum ile paylaşırken bahse konu olan aşı çalışmasının tamamen tamamlandığı şeklinde bir algı oluşmuştur.  Oysa, araştırmanın sunulan aşamasında, henüz araştırma protokolünde belirtilen rakamlara ulaşılmamış ve faz 3 çalışması tamamlanmamıştır. Konunun ayrıntıları ile ilgili daha sonra başka açıklamalar sözkonusu olabilir ancak TTB-UDEK aşı hakkında topluma yapılan ve yapılacak tüm bilgilendirmeleri yakından izlemek ve gerektiğinde yanlış yönlendirmeler konusunda kamuoyunu uyarmak ödevini eksiksiz yerine getirecektir. Bu nedenle, 24 Aralık’ta yapılan açıklamanın henüz tamamlanmamış, hedeflenen sayılara henüz ulaşılmamış bir çalışmanın verilerine dayandığını, bu açıklama ile yürütülmekte olan bu aşı çalışmasının yanı sıra olası yerli/yabancı diğer aşı çalışmalarının da Helsinki Bildirgesi gereğince zarara uğrayacağını, toplumda yanlış bir algı oluşacağını vurgulamak isteriz. Bu değerlendirme sözkonusu aşının etkisiz olduğu ya da güvenilir olmadığı anlamına gelmemektedir. Araştırma ile ilgili gerekli bilimsel süreçler tamamlandığında her bir bireyin aşı olmasının değeri açıktır.
  3. Türkiye aşı temini konusunda olduğu gibi, aşılama programının toplumla paylaşılması ve bu süreçte toplumun desteğinin sağlanması bakımından da geç kalmaktadır. Pek çok ülke aşılama programını, öncelikleri ve zaman çizelgesini toplumla paylaşmakta ve toplumu büyük bir uyum ve bilinç gerektiren bu sürece katılmaya hazırlamaktadır. Ülkemizde ise henüz böyle bir program açıklanmamıştır. Bunun için aşının gelmesini beklemek önemli bir zamanı boşa harcamak olacaktır. Bu nedenle UDEK, sağlık otoritesinden varsa mevcut programı hızla toplumla paylaşmasını beklemektedir. Bünyesinde bu konuda bilgisiyle destek olabilecek çok sayıda uzmanlık derneği barındıran UDEK, doğru verilere erişim sağlanması halinde, bu alanda yetkin uzman desteği de sağlayabilir; ya da en azından hazırlanmış plan konusunda görüş bildirebilir.
  4. Koronavirüs salgınının önlenmesi için ve bu süreçte her bir bireyin sağlık hakkının korunması için toplumda geniş ölçekli bir aşılama çalışması yürütmek şarttır. Bu süreci doğru yönetmek ve sonuç elde etmek sağlık otoritesinin ödevi ve kamusal bir yükümlülüktür. Aşılama sürecinde adil, dürüst ve hesap verebilir tutumlar benimsenmelidir. UDEK sürecin bu değerlere dayanılarak yönetilebilmesi için gereksinimi olan herkesin, adil bir önceliklendirme çerçevesinde bilimsel gerekler dışında ayrım gözetmeksizin, ücretsiz olarak, kalite farkı olmaksızın, etkili bir aşıya, makul zamanda ve uygun koşullarda ulaşmasının sağlanmasını gerektiğini vurgular.
  5. Süreç büyük bir şeffaflıkla toplumla paylaşılmalı, yetkin bilimsel çevrelerin görüşleri dikkate alınmalıdır. Aşılama oranları, kimlerin, hangi ilkeye dayanarak aşıya erişebildikleri, etkililik verileri, yan etki bildirimleri, olası istenmeyen durumlara kimler tarafından, nasıl müdahale edildiği ve nasıl tazmin edildiği dikkatle izlenmelidir. Aşılama sürecinin başarı ölçütleri en baştan ortaya konulmalıdır. UDEK bu şartların sağlanması durumunda, sürecin izlenmesi ve yönlendirilmesinde görev üstlenebilir. Çatısı altındaki uzmanlık dernekleri aracılığıyla, toplumda aşı konusunda bilinçlenmeyi arttırıcı faaliyetlerde bulunabilir. Akademik destek sağlayabilir; doğru ve güvenilir bilgi kaynağı olma işlevini üstlenebilir.

Aşılama sürecini izlemeye ve süreçte edindikleri bilgiyi paylaşmaya devam edeceklerini, sürecin doğru yürütülmesi için kendi uzmanlık alanlarında her türlü desteği vermeye hazır olduklarını bildiren UDEK bileşenleri, açıklamalarını “Uzmanlık dernekleri ile işbirliğinin, aşılar ve aşılama ile ilgili bilimsel dayanağın ve halkın güven duygusunun sağlanmasında önemli olduğu açıktır” diyerek sonlandırdı.

 Açıklamada imzası olan uzmanlık dernekleri şöyle:

1.       Türkiye Biyoetik Derneği

2.      Türk Biyokimya Derneği

3.      Türk Oftalmoloji Derneği

4.      İşyeri Hekimleri Derneği

5.      Patoloji Dernekleri Federasyonu

6.      Türk Toraks Derneği

7.      Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği

8.      Türk Göğüs Cerrahisi Derneği

9.      Türk Nöroşirürji Derneği

10.   Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği

11.    Halk Sağlığı Uzmanları Derneği

12.   Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği

13.   Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği

14.   Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği

15.   Türk Nöroloji Derneği

16.   Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti

17.   Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği

18.   Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği

19.   Türkiye Psikiyatri Derneği

20.  Türk Gastroenteroloji Derneği

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus