DİSK Kadın Komisyonu, KESK Kadın Meclisi, TMMOB Kadın Çalışma Grubu ile TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu çağrı yaptı: “8 Mart’ta sokaklarda ve alanlarda olacağız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Kadın Komisyonu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Kadın Meclisi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kadın Çalışma Grubu ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, bugün (1 Mart) TTB Genel Merkezi’nde bir araya gelerek, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için çağrı yaptı: “Eşit ve özgür bir hayatı biz kadınlar kuracağız, 8 Mart’ta sokaklarda ve alanlarda olacağız.”

Toplantıya TTB’yi temsilen Deniz Erdoğdu ve Güleser Karakoç, DİSK adına Nevin Kızılöz, KESK adına Gülistan Atasoy ve TMMOB adına Ayşegül İbici Oruçkaptan ve Buket Çelik katıldı.

Ortak açıklamayı okuyan Deniz Erdoğdu, İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı kanunun etkin uygulanması için çağrıda bulundu ve “Kadınlara sendikasız ve güvencesiz çalışma biçimlerini dayatmaya devam ediyor. Hangi meslekten, hangi toplumsal kesimden olursa olsun kadına yönelik şiddet yaşamın tüm alanlarında ve yaygın olarak sürmekte. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddete uğruyor” dedi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Kadınlar hem toplumsal yaşamda hem de çalışma hayatında erkek egemen düzene karşı mücadele etmeye devam ediyor. Kadınların çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve eşit değerde iş, eşit ücret talebi ile İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması için mücadeleyi ısrarla ve inatla sürdürüyor!

Koronavirüs salgınının birinci yılında çalışma ve toplumsal hayatta derinleşen eşitsizliklere karşı sosyal politikalar geliştirmek yerine kadınların yaşadıklarını görmezden gelen iktidar, kadınlara güvencesiz ve sendikasız çalışma biçimlerini dayatmaya devam ediyor. Ancak kadınlar yaşamın her alanında her türlü eşitsizlikle mücadele etmeye devam edecekler!

Hangi meslekten hangi toplumsal kesimden olursa olsun kadına yönelik şiddet yaşamın tüm alanlarında ve yaygın olarak sürmekte, kadın cinayetlerinde cezasızlık kural haline gelmektedir. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddete uğruyor, ‘intihar’ denilen son derece şüpheli ölümlerle kadınların yaşamları çalınıyor. Buna karşın yaşamlarını korumak için öz savunmasını kullanan kadınlar serbest bırakılmak yerine, ağırlaştırılmış cezalarla cezaevlerinde yaşamaya mahkûm ediliyor. Biz kadınlar biliyoruz ki eşitlik ve özgürlük talebimiz devletin erkek egemen hukukuna sığmayacak, evde, işyerinde, sokakta cinsiyetçiliği ve tacizleri ifşa etmeye devam edeceğiz!

Tüm dünyada, özellikle de yaşadığımız Ortadoğu coğrafyasında ve ülkemizde kazanılmış haklarımıza dönük yoğun saldırılara ve dinselleştirme politikaları ile bizi toplumsallıktan kopararak yaşamımız üzerinde kurulmak istenen denetime karşı ‘Hayatımızdan ve haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz’ diyerek direniyoruz.

8 Mart, dünyanın neresinde olursa olsun sömürüye, ayrımcılığa, baskıya karşı yürütülen, kadın haklarının kazanılmasında verilen direnişin simgeleştiği bir mücadele günüdür. Eşitsizliğin, sınırsız tüketimin, sömürünün, yoksulluğun sistemleştiği; kapitalizmin, kadın ile kurduğu ‘ucuz emek-kutsanmış annelik’ ilişkisinin neoliberal politikalarla tüm dünyada yeni kölelik koşullarının dayatıldığı bu dönemde, kadının varoluş mücadelesi çok daha anlamlı bir hale gelmiştir. Hep birlikte sesimizi yükseltmek, demokratik, özgür ve eşit bir dünya kurabilmek, aşağıdaki taleplerimizi haykırmak için mücadelemizi yükseltelim!

  • Kadın istihdamının önündeki engellerden olan bakım hizmetleri kadının üstünden alacak özel politikalar uygulanmalıdır.
  • Salgın döneminde, artan kadın işsizliğini azaltacak istihdam politikaları hızla hayata geçirilmelidir.
  • Kadın istihdamında tek seçenekmiş  gibi sunulan esnek-güvencesiz ve kayıt dışı çalıştırmaya son verilmeli, güvenceli iş, güvenli yaşam koşulları sağlanmalıdır.
  • Kadınlar regl döneminde en az iki gün ücretli izinli sayılmalıdır.
  • Yetki ve karar mekanizmalarında eşit temsiliyetin hayata geçirilmesi sağlanmalıdır.
  • Kadını eğitimden, istihdamdan, yaşamdan koparan, çocuk yaşta evliliklerin hızla artmasına yol açan 4+4+4 eğitim sistemi hemen iptal edilmelidir.
  • 8 Mart kadınlar için ücretli izin günü sayılmalıdır.
  • İstanbul Sözleşmesi tartışmasına son verilmeli, sözleşme ve 6284 sayılı yasa etkin bir şekilde uygulanmalıdır.
  • Koronavirüs aşısı en kısa sürede yaygın ve ücretsiz uygulanmalıdır.

Kadınların eşit ve özgür olduğu, sömürünün, baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için, hayatlarımıza sahip çıkmak için, savaş ve işgal politikalarına geçit vermemek için, ‘Emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz bizimdir’ demek için, doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için, emeğimizi ve hayatı örgütlemek için, demokrasiyi, barışı, laikliği kazanmak için, tüm kadınları, gökkuşağı gibi tüm renklerimizle bir arada olmaya, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya 8 Mart alanlarına çağırıyoruz. Evde, işte, okulda, tarlada, fabrikada, atölyelerde, emeği ve hakları için mücadele eden tüm kadınların 8 Mart mücadele gününü kutluyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus