CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu: “Yargı bağımsızlığının olmadığı bir ülkede milletvekilinin dokunulmazlık dışında bir güvencesi yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. 33 milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezlekelere değinen Kılıçdaroğlu, “Yargı bağımsızlığının olmadığı bir ülkede milletvekilinin dokunulmazlık dışında bir güvencesi yok” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün (2 Mart) partisinin Meclis’te düzenlenen grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu, Çin’nden getirilen koronavirüs aşılarında aracı şirket olduğunu bir kez daha belirterek, aşıların gelişinde aracı şirket olmadığını söyleyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, “Seni aldatıyorlar” diye seslendi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:  

“Arzu edersen senin bulamadığın anlaşmayı ben sana gönderebilirim”

“Geçen hafta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya bir soru sordum. Şimdi yine başlayalım. Gazeteci arkadaş soruyor Bakan Koca’ya, ‘Sinovac aşısının Türkiye’ye getirilişinde iktidara yakın bazı şirketlerin aracı olduğu iddiasına ne diyorsunuz?’. Cevap veriyor Koca, ‘Bu kesinlikle doğru değil. Biz anlaşmamızı doğrudan Sinovac’ın kendisi ile yaptık. DMO ile Sinovac arasında herhangi bir aracı yok’ diye. Ben de o aracı olan firmanın adını açıkladım. Koca’dan yanıtı şunun için istedim. Siz aracı yok diyorsunuz, size aracı yok diyen kim, onu iyi tanı. O kişi size doğru bilgi vermiyor, sizi aldatıyor. Sana doğru bilgiyi bu kardeşin veriyor. Senin bütün bakanların ve adına çalıştığın Erdoğan sana doğru bilgi vermiyor, seni aldatıyor. Devlet Malzeme Ofisi ile Sinovac’ın yaptığı anlaşma benim elimde var Sayın Bakan. Arzu edersen senin bulamadığın anlaşmayı ben sana gönderebilirim.”

Aşıları geliştiren Çinli Sinovac’ın aracı şirketin Keymen olduğunu kabul ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir milyon doz aşı ücretsiz olarak bizim iktidarımızda gelseydi, biz bu bir milyon doz aşıyı Filistin’e gönderirdik. Ben Keymen’i sorduğumda güya Türkiye ile Çin’in arasını bozuyormuşum. Çin Uygur Türkleri’ne zulmettiğinde aranız bozulmuyor da ben aşı parasını sorunca mı bozuluyor?”

Yargı bağımsızlığının olmadığı bir ülkede milletvekilinin dokunulmazlık dışında bir güvencesi yok

Kılıçdaroğlu, 33 milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle TBMM’ye gelen fezlekeler hakkında ise şöyle konuştu:  

Dokunulmazlıkların kaldırılabilmesi için Türkiye’de yargı bağımsızlığı olması lazım. Yargı bağımsızlığının olmadığı bir ülkede milletvekilinin dokunulmazlık dışında bir güvencesi yoktur. Milletvekilliğinin dokunulmazlığını kaldırmak için sayısal yeterliliğiniz var. Bu teminatın, bu güvencenin kalkmaması lazım.

Milletvekilliği dokunulmazlığı kaldıracaksak tarafsız yargı olmalı. Dokunulmazlıklar siyaseti kendi arzularına göre dizayn etme alanı değildir. Aradan altı-yedi yıl geçmiş, şimdi Millet İttifakı’nı nasıl bozabiliriz diye yola çıkıyorlar. Fezlekeleri getirelim, CHP zor durumda kalsın. CHP haksızlıklar karşısında susmaz.”

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarını Londra’daki bir avuç tefeciye teslim ettiniz

CHP liderinin gündeminde, “buharlaştığını” söylediği 128 milyar dolar da  vardı:

“128 milyar dolar küçük bir rakam değil. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı yenmiştir. Bunu uzun süredir dile getiriyorum. Erdoğan cevap verdi. ‘Salgın bahanesi ile yeni bir finansal dalgalanma oluşturmak isteyenlere elimizdeki tüm araçları kullanarak fırsat vermedik. Kılıçdaroğlu’nun sürekli sorduğu dövizlerin önemli bir bölümü bunun için kullanılmıştır’ diye. Yani salgın bahanesi ile bizi zora sokacaklardı, zora sokulmasın da diye kullandık diyor. Soru şu, ‘128 milyar doları kime sattın?’ Döviz düştü, güzel. Hiç onları sormayalım. 128 milyar doları kime, kimlere sattın?

Farz edelim Merkez Bankası döviz satıyor o zaman ilgili kurumlardan yetki almak zorundadır. Erdoğan’a beş tane soru soruyorum. Çiftçi, emekli, esnaf, tüyü bitmemiş yetim hakkı için soruyorum.

1. Bu satış hangi yöntem ile yapıldı? 2. Bu satış hangi tarihlerde yapıldı? 3. Hangi kurdan ne kadar döviz satıldı? 4. Bu ticaretin alıcıları kimlerdir? 5. Bu satış işleminin altında kimlerin imzası var?

Bu soruları Erdoğan’a soruyorum. Damadı tasfiye etti, bütün suçu onun omzuna attı. Sen ve damadın el ele verdiniz Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarını Londra’daki bir avuç tefeciye teslim ettiniz. Sorumlusu sensin.”

“Kanal İstanbul ile uğraşacağına demiryollarını yapsana”

Geçen hafta Aksaray’ı ziyaret ettiğini ve çiftçilerin sorunlarını dinlediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şubat ayında Aksaray’da kanaat önderleri ile görüştüm. Kırsalda küçük bir köyümüz varsa orda da bir kanaat önderi vardır. Onlarla bir araya gelip, varsa sıkıntısını dinlemek görevimizdir. Niğde-Ulukışla-Aksaray demiryolundan şikayet ettiler. Kanal İstanbul ile uğraşacağına yapsana bu demiryolunu. Yıllar yılı söz verdin neden yapmıyorsun? Herkese para var da Aksaray’a neden yok? Ben onlara söz verdim, CHP iktidarında Aksaray’da ürettiğiniz ürünleri demiryolu ile Mersin’e taşıyacaksınız, asla para ödemeyeceksiniz.

“Çocuğunu okula gönderen hiçbir anne ve baba eğitim sisteminden memnun değil”

Normalleşme süreci kapsamında okullarda eğitimin yüz yüze devam etmesine de değinen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Eğitim konusu üzerinde hemen hemen çok sayıda grup toplantısında konuştum. Şu bir gerçek, çocuğunu okula gönderen hiçbir anne ve baba eğitim sisteminden memnun değil. Eğitim sistemini bir deneme tahtasına dönüştüren, çocuklarımızı kobay olarak kullanan bu iktidara bütün anne ve babaların ders verme zamanı gelmiştir, geçiyor bile. Sandık gelince çocuklarınız için bu iktidara ders verin. Çocuklarınız çok değerli. 20 bin öğretmen ataması yapacaklar. Bakan, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ‘Geçen yıl 40 bin yaptık bu sene de 40 bin yapacağız’ diye. Geçenlerde Erdoğan açıklama yaptı, ’20 bin öğretmen ataması yapacağız’ diye. Eğitimde tasarruf olmaz, bizim çocuklarımız gidiyor. İyi eğitilen bir çocuk gerçekten devletimize büyük katkılar yapar. Eğitim sınıf atlatıyor. Kanal İstanbul için inat edeceğine eğitim için inat et. ‘Her evde, okulda internet altyapısı olacak’ de. Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre 107 bin öğretmen açığı var. Sayıştay raporuna göre ise 138 bin 393 öğretmen açığı var. 2 milyon öğrenci EBA’ya erişemedi. Hiçbir okulda kadrolu tek bir temizlik görevlisi yok. Çocuklara verilen değere bak. Biz öğretmenler meslek kanunu çıkaracağız. Öğretmenler için de özel kanun olacak. Toplumun en nitelikli sınıfı haline getireceğiz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus