Yıllardır beklenen hayvan hakları yasa tasarısı hala TBMM’ye gelmedi – “Evdeki hayvan sayısına gösterilen hassasiyetin, hayvanlara karşı işlenen suçlara da gösterilmesini bekliyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yaklaşık 10 yıldır beklenen hayvan hakları yasası hâla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) geçmedi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Grup Başkanvekili Özlem Zengin 3 Şubat’ta yaptığı açıklamada yasa tasarısının iki hafta içinde TBMM’de olacağını söylemişti. Mart ayı ortasına gelinmiş olmasına rağmen yasa konusunda bir ilerleme yok.

Hayvan hakları savunucuları, hayvan hakları yasa taslağının bir an önce TBMM’den geçerek yasalaşmasını istiyor. Hayvansever Nuran Orta, hayvan hakları yasasının “kesinlikle geç kalmış yasalardan bir tanesi” olduğunu söyledi ve yasanın bir an önce görüşülmesi gerektiğini belirtti. Başka bir hayvansever Necibe Doğan ise “Bu yasanın bir an önce çıkması lazım. Bu toplum hepimizin, her yer hepimizin, sadece bizlere ait değil” ifadeleriyle duruma tepki gösterdi.

Sadece hayvanseverlerden değil, siyasetçilerden de yasanın hala görüşülmemesine yönelik tepkiler büyüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, sürecin başından beri verdikleri mücadeleyi şu sözlerle anlattı:

“2018 genel seçimleri öncesinde hayvan hakları yasasını çıkaracağımıza ilişkin bir taahhütname imzaladık. Seçimler öncesi meydanlarda, AKP Genel Başkanı da 27. yasama döneminin bir numaralı kanunu hayvan hakları yasası olacak demişti. Hala bu konuda adım atılmadı. Ardından yerel seçimler geldi. Yerel seçimlerde de İstanbul adayları sayın Binali Yıldırım’a hayvanlara karşı suç ve hak ihlallerinin araştırılması için bir komisyon kurması önergesi verildi. Tam yerel seçimlere yakın bir zamanda bir komisyon kuruldu. O komisyonda CHP adına ben, Zonguldak milletvekilimiz ve İstanbul milletvekilimiz Sera Hanım (Kadıgil) vardık. Birlikte beş ay gerçekten uzun soluklu bir çalışma yürüttük. ‘Hayvan Hakları İhlalleri Komisyon Raporu’ hazırlandı, altını çizerek ifade etmek isterim ki bu komisyon raporu oybirliği ile geçti. Kanun teklifine girmesi gereken 55 öneri ile biz bu raporu teslim ettik. 2019 Ocak ayındaydık. 2020 Ocak ayı oldu, 2021 Ocak ayı oldu, hala hayvan hakları yasası geldi, gelecek, geldi, gelecek.” 

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) temsilcisi Avukat Senem Demirel Acar, sürecin başından beri hem bürokraside hem de sahada yaşanan sıkıntıları gördüklerini belirterek, “Biz bu gördüklerimizi meclise sunduk fakat incelemeye alındı değerlendirmeye alındı sürekli bir eklemeler çıkarmalar yapıldı 10 yıl geçmesine rağmen hala meclis gündemine girip bir türlü imzalanıp oylanıp yasalaşamadı” dedi.

Öte yandan, Özlem Zengin şubat ayında yaptığı açıklamada yasa tasarısının içeriğinde bazı revizeler yapılacağını belirtmiş, o değişiklikleri şöyle sıralamıştı:

  • Yasanın Türk Ceza Kanunu kapsamına girecek ve hayvanlara yönelik şiddete hapis cezası verilebilecek.
  • Bir kişiye, bir canlıyı canice öldürmesi durumunda altı aydan dört yıla kadar, eziyet etmesi halinde ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Ve iki yılın üstünde bir ceza verilmesi durumunda da hükmün ertelenmesi söz konusu olmayacak. 
  • Hayvanların petshop ve küçük kafeslerde satışının yapılmasının önüne geçilecek. 
  • Hayvan alımı şarta bağlanacak. Sahiplenilen her canlının kimliği olacak, bu sayede ikameti tespit edilecek. 
  • Bir apartman dairesinde 3’ten fazla köpek beslenmesi mümkün olmayacak. Yine aynı şekilde fazla sayıda hayvan besleyen kişilere de sınırlandırma getirilebilecek. 
  • Tasarıdaki “sahipli – sahipsiz hayvan” tanımlaması yerini “ev hayvanı – evcil hayvan” ifadesine bırakacak.  
  • Tüm hayvanlara çip yerleştirilecek.  
  • Sokağa hayvan terk edenlere idari para cezası verilecek.  
  • Belediyelere sokak hayvanlarının bakımları  ve korunmaları konusunda zorunluluk getirilecek.  

Cumhuriyet Halk Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Karaca, içeriği değiştirilen yasa tasarısı hakkında şeffaf bir bilgiye ulaşamadıklarını söyledi:

“Sayın Özlem Zengin açıklama yaparak bir çalışma yürüttüklerini ifade etti, biz de böyle öğrendik. Ama gönül isterdi ki o komisyonda görev alan tüm siyasi partilerin, o komisyonda gerçekten beş ay gibi kanun yapma tekniği açısından belki de TBMM tarihinde bir ilk olan ve oy birliği ile geçen o 55 maddenin içinde yer aldığı, bizlerin de paydaşı olduğu bir kanun teklifi hazırlansın. Birlikte bu kanun teklifini parlamentodan geçirelim. Ama maalesef bugün ana muhalefet partisinin genel başkan yardımcısı, milletvekilleri ve diğer muhalefet partilerinin milletvekilleri ancak ve ancak sizler yani basın mensupları aracılığıyla duyabildiklerimizin dışında bu teklifin içeriği konusunda çok sağlıklı bir bilgiye erişemiyoruz.”

Avukat Senem Demirel Acar ise hazırlanan maddelerde bir soruna dikkat çekti. Acar’a göre hayvana eziyet cezasında alt sınırının altı ay olması, uygulamada problem yaratacak. Çünkü iki yılın altında verilen cezalarda her şeyden önce hükmün açıklanmasını geri bırakma kararı veriliyor ve bu hükmün açıklanmasını geri bırakma kararı verilen sanık beş yıl içerisinde tekrar bir suç işlemezse, bu suçu hiç sabıkasına işlenmiyor ve hiç bu suçu işlememiş kabul ediliyor. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karaca ise ceza alt sınırının yeni torba yasa ile üç yıla çıktığını belirterek konu ile ilgili şunları söyledi:

“Hayvan hakları yasasında eğer biz gerçekten can dostlarımızın haklarını koruyacaksak, onlara karşı her türlü eziyet, işkence, taciz, tecavüz gibi suçlar TCK kapsamında bir cana karşı işlenmiş su olarak tanımlanacak ve caydırıcı olmasını istiyorsak o zaman alt sınırın en az 3 yıl 1 ay olması gerekiyor. Bu nedenle bu kanun teklifinde kendilerinin altına imza attıkları komisyon raporuna sahip çıkmalarını bekliyoruz onlardan.”

Özlem Zengin’in yaptığı açıklamada hayvanseverlerin tepkisini çeken bir madde daha var. O madde, bir apartman dairesinde üçten fazla köpek beslenmesinin mümkün olmayacağı ve köpek dışında da fazla sayıda hayvan besleyen kişilere sınırlandırma getirilebilmesi.

Karaca, evde bakılacak kedi-köpek sayısına sınırlama getirilmesini eleştirdi:

“Birçok hayvansever evinde, bahçesinde ciddi sayıda hayvan besliyor. Sokak hayvanlarını besliyor, onların tedavileri ile ilgileniyor. Yani insanların evinde kaç hayvana bakacağının kararını Özlem Zengin ya da iktidar veremez. Bu nedenle biz evdeki hayvan sayısına gösterdikleri hassasiyeti ya da istifçilik anlamındaki hassasiyeti hayvanlara karşı işlenen suçlarda da göstermelerini bekleriz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus