Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hem darbecileri aklıyorlar hem de ekonomi üzerinden milletimizi kaosa yönlendirmeye çalışıyorlar”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Gündeme dair açıklamalar yapan Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu “Bir grup emekli amiralin, buram buram darbe iması kokan açıklamalarını, ekonomiyle ilişkilendirerek, ‘gündem saptırma’ olarak aklamaya çalışacak kadar şirazeyi kaybettiler” diyerek eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:

“Darbeciye darbeci dememizden huzursuzluk duyuyorlar”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun emekli amirallerle ilgili açıklamasını sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir grup emekli amiralin, buram buram darbe iması kokan açıklamalarını, ekonomiyle ilişkilendirerek ‘gündem saptırma’ olarak aklamaya çalışacak kadar şirazeyi kaybettiler. Darbecinin emeklisi-muvazzafı olmayacağını bilmeyecek kadar cahil, yoksa sinsiler mi orasının takdirini milletimize bırakıyoruz. Bununla da kalmayıp bizi, herkesi terörist, herkesi darbeci ilan etmekle suçluyorlar. Kendileri teröristlerle al takke ver külah ilişkisi içinde oldukları için teröriste, ‘terörist’ dememizden rahatsız oluyorlar. Yine kendileri tüm hayatları boyunca iktidarı, darbe ve vesayet gölgesinde aradıkları için darbeciye, ‘darbeci’ dememizden huzursuzluk duyuyorlar. Teröristlerle ve darbecilerle mücadelemizi ekonomiyle ilişkilendirerek bir taşla iki kuş vurmanın hesabını yapıyorlar. Hem teröristleri ve darbecileri aklıyorlar hem de ekonomi üzerinden milletimizin, özellikle de gençlerimizin umudunu kırarak, ülkemizi güven ve istikrar yerine kaos iklimine yönlendirmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

“Darbe heveslilerini savunmalarına millet müsaade etmez”

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir grup emekli askerin aslı astarı olmayan meseleler üzerinden milli iradeyi, ülkenin seçilmiş yönetimini tehdit etmelerini küçümseyen, darbecinin ta kendisidir. Hadi 15 Temmuz’da tankların arasından sıvışıp milletin sokakta verdiği mücadeleyi rahat koltuklarında kahve içerek televizyonda seyretmelerini korkaklıklarına verelim… Peki, şimdi darbe heveslilerini bu derece hararetli bir şekilde savunmalarına millet müsaade etmez, biz hiç etmeyiz. Demek ki mesele korkaklık, yüreksizlik, geçmişinden utanmak değilmiş. Oturduğu koltuğa, mide bulandırıcı bir kaset kumpasıyla getirilen bu zata, diyet olarak darbecilerin sözcülüğü vazifesinin tevdi edildiği anlaşılıyor. Aksi takdirde, akıl ve izan sahibi hiçbir siyasetçi, doğrudan kendi varlığını hedef alan antidemokratik bir girişim karşısında böyle bir tavır içine giremez.”

“Salgınla mücadeleyi siyaset üstü, milli bir mesele olarak görüyoruz”

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun “Bilim Kurulu” hakkındaki açıklamalarına değinen Erdoğan, “Kendi iktidarını ülkenin ve milletin felaketinde gören bu habis zihniyeti, en az teröristler ve darbeciler kadar tehlikeli görüyoruz. Kılıçdaroğlu dün hızını alamayıp, işi salgınla mücadelede ülkemizin en yetkin isimlerinden oluşan Bilim Kurulu’na saldırmaya kadar vardırdı. Biz salgınla mücadeleyi siyaset üstü, milli bir mesele olarak görüyoruz. Bilim Kurulu üyelerimize verdikleri hizmetler için teşekkür ediyorum. Kılıçdaroğlu’nun bir dakikalık şov uğruna bunca emeği ayaklar altına almasının takdirini sağlık çalışanlarına bırakıyorum” dedi.

İş bulmakta zorluk çeken her gencimizin sıkıntısına biz çözüm bulacağız

Kılıçdaroğlu’nun “Türkiye’de 10 milyon işsiz var” açıklamasını sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Bu ülkede tenceresini kaynatmakta zorlanan her vatandaşımızın derdine, 19 yıldır olduğu gibi yine biz derman bulacağız. İş bulmakta zorluk çektiği için geleceğine tereddütle bakan her gencimizin, vatandaşımızın sıkıntısına 19 yıldır olduğu gibi biz çözüm bulacağız. Bu ülkede salgın şartları sebebiyle ekmek teknesini çevirmekte zorlanan her esnafımızın, sanatkârımızın, KOBİ’mizin önünü 19 yıldır olduğu gibi bugün de yarın da biz açacağız. Bu ülkede tek bir insanımızın bile kendini sahipsiz hissetmemesi için tarihimizin en kapsamlı ve etkin sosyal destek mekanizmalarını 19 yıldır olduğu gibi bugün de yarın da biz işleteceğiz. Üstelik biz bunları sadece vaat olarak, taahhüt olarak, afaki sözler olarak ifade etmiyoruz. Söylediğimiz her sözün arkasında 19 yıllık bir müktesebat var. Türkiye’yi bugüne kadar demokraside ve kalkınmada, cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların beş katı, 10 katı hizmetlere nasıl kavuşturduysak bundan sonra da fazlasını gerçekleştirecek azme ve hazırlığa sahip tek parti biziz.” 

“Kanal İstanbul için hazırlıkları tamamladık”

Kanal İstanbul’un hazırlıklarının tamamlandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin en büyük ve stratejik altyapı projesi olan Kanal İstanbul’la ilgili hazırlıklarımızı büyük ölçüde tamamladık. Projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu, 56 kurum ile kuruluşun, 200’den fazla bilim insanının, medyanın ve vatandaşlarımızın katkılarıyla tamamlandı. Kanalın iki yakasında kurulacak toplam 500 bin nüfuslu şehir, aynı zamanda İstanbul’un depreme hazırlık sürecini de hızlandıracaktır. Proje, İstanbul’a kazandırdığımız yeni havalimanı, köprü, otoyol, metro hatları gibi ulaşım ağlarıyla da bütünlük arz edecektir. Dünya ticaretinin yüzde 90’ının denizyolu ile gerçekleştirilmesi, Boğazlarımızın da en önemli deniz ticaret yollarından biri niteliğini taşıması, Kanal İstanbul projesinin önemini artırıyor. Karadeniz’de hem biz hem de kıyısı olan diğer ülkeler sürekli yeni ve büyük limanlar yapıyor. Bu durum, Boğazlar’daki gemi trafiğinin gelecekte azalmak bir yana, daha da artacağına işaret ediyor” diye konuştu.

“Kanal İstanbul, bölge için yeni bir nefes borusu olacaktır”

Erdoğan, sözlerine şu şekilde devam etti: “Kanal İstanbul, bölge için yeni bir nefes borusu olacaktır. İnşallah bu önemli projenin, etaplar halinde yapılacak ihalesine çok yakında çıkıyor, yaz aylarında da temelini atıyoruz. Epeyce bir gecikmeyle de olsa inşasına başlayacağımız Kanal İstanbul’un, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

“Güçlü sanayi altyapımız ve yenilik yapma kabiliyetimizle gelişmekte olan ülkeleri geride bıraktık”

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz hakkında konuşan Erdoğan, “Türkiye ekonomisi 2002 yılı öncesi dönemde yüksek kamu açığı, yüksek enflasyon, zayıf bankacılık sektörü, kırılgan sanayi altyapısı ve yenilikçi faaliyetlerden mahrum bir reel sektöre sahipti. Ülkemize hâkim olan bu dinamikler, siyasi dalgalanmalarla birleşerek, istikrarsız ve sağlıksız ekonomik bir yapıyı besleyip büyütüyordu. Türkiye’nin asırlık kalkınma gayretleri bu sebeple derin yaralar alıyor, bir türlü istediğimiz atılımları gösteremiyorduk. Türkiye ekonomisi, şoklara karşı önemli ölçüde dayanıklılık kazanmıştır, güç kazanmıştır. Küresel çapta meydana gelen krizleri, daha az hasarla ve daha kısa sürede atlatma kabiliyetine kavuşmuştur. Güçlü sanayi altyapımız ve yenilik yapma kabiliyetimizle pek çok gelişmekte olan ülkeyi geride bıraktık, gelişmiş ülkelerle rekabete başladık” dedi.

“Enflasyonu tek haneye düşürmekte kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Milli gelirimizi, döviz kurundaki ekonomik temeli olmayan dalgalanmalara rağmen 238 milyar dolardan üç katlık bir artışla 717 milyar dolara yükselttik. Sağlanan ekonomik istikrar ve iyileşen yatırım ortamı sayesinde, özel sektör sabit sermaye yatırımlarının milli gelirimize oranı yüzde 14,8’den yüzde 22,6’ya yükseldi. Tüketici enflasyonunu, 2002 yılındaki yüzde 29,7 seviyesinden yüzde 6,2’e geriletmiştik. Son dönemde bir miktar artış gösteren enflasyonu, yeniden tek haneli rakamlara düşürmekte kararlıyız.”

“Kılıçdaroğlu’nu yalancı ve provokatör ilan etmekten başka çaremiz kalmıyor”

Kılıçdaroğlu’nun dün (7 Nisan) grup toplantısında esnaf ve sanatkârlara ilişkin açıklamasına dair de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son bir yılda, ülke genelinde 3 milyon 115 bin esnaf ve sanatkârımıza toplam 165 milyar lira tutarında faiz indirimli kredi kullandırdık. Güven ve istikrar ortamı, ülkemize yönelik doğrudan yabancı yatırımları da hızlandırdı. Dün Kılıçdaroğlu kürsüde bir rakam vererek, esnaf ve sanatkârlarımızı bize karşı kışkırtmaya çalıştı. Kılıçdaroğlu geçtiğimiz yıl 99 bin 588 esnafımızın terkin yaptığını, yani işini terk ettiğini söyledi. Peki, hakikati ifade ediyor mu? Hayır. Çünkü aynı dönemde 365 bin 533 esnaf tescil yaptırmış yani işe başlama bildiriminde bulunmuştur. Esnafımızın derdini, sıkıntısını, beklentisini dile getirmek başka, rakamları eğip bükerek yalan söylemek, kışkırtıcılık yapmak başka şeydir. Şayet bu zat, her iki rakamı birlikte telaffuz etmiş olsa saygı duyardık. Ama birini söyleyip diğerini gizleyince, kendisini yalancı ve provokatör ilan etmekten başka çaremiz kalmıyor” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus