Şırnak Savcılığı, Roboski davasına “takipsizlik” kararı verdi, avukatlar kararı yeniden AYM’ye taşıdı – HDP MYK Üyesi Ferhat Encu: “34 insanı katledenler hakkındaki dosyalar takipsizlikle sonuçlandı ama Roboski aileleri hala yargılanıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Şırnak’ın Uludere ilçesinde 2011 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucunda 34 kişinin hayatını kaybetmesiyle ilgili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yeniden başvuruda bulunuldu. Başvuruyu bombardımanda yakınlarını kaybeden aileler adına Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Ferhat Encu ile avukat Kerem Altıparmak yaptı. AYM önünde yapılan açıklamada Altıparmak, “Bu sadece Roboskili ailelerin davası değildir. Bu, Türkiye’de insan haklarına, insani değerlere inanan, evrensel değerlere inanan herkesin davasıdır. Hukuki gerekçeleri ise fazlasıyla mevcuttur. Bu yönde bir başvuru yapıyoruz” dedi.

TSK’ye ait savaş uçaklarının 2011 yılında Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyüne (Roboski) yönelik bombardımanı sonucu 34 sivilin hayatını kaybetmesiyle ilgili açılan davanın avukatları, yeni deliller ile birlikte Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru yaptı ancak 1,5 yıl sonra başvuruya takipsizlik kararı verildi. Önce kısıtlılık kararı getirilen soruşturma dosyasına verilen takipsizlik kararında, yeniden soruşturma açılması için gereken şartlar sıralandı. Kararda şöyle denildi:

Savcılık: “Yeni soruşturma açılması için yeni delil yok”

“Bu bağlamda yapılan değerlendirmede, mevcut vakıadaki müşteki vekillerinin şikayetlerinin daha önce ‘kovuşturmaya yer olmadığına dair’ karar verilen somut olaya ilişkin yeniden soruşturma açılmasını gerektirecek mahiyette yeni delil olmadığının değerlendirildiği, aynı olayla ilgili yukarıda safahatı ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı üzere daha önceden verilmiş bir karar olması ve bu kararın itiraz üzerine kesinleşmesi nedeniyle mevcut 2020/5469 sayılı soruşturmanın mükerrer kayıt niteliğinde olduğu, konusu ve tarafları aynı olan olaydan dolayı aynı deliller ile tekrar soruşturma ve kovuşturma yürütülemeyeceğinin tüm soruşturma dosyası kapsamından anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle olay hakkında yeniden soruşturma yürütülemeyeceği anlaşıldığından, kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.”

Takipsizlik kararına, Şırnak Sulh Ceza Hâkimliği’ne yapılan itiraz da reddedilince avukatlar, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. AYM önünde konuşan HDP MYK Üyesi ve eski Şırnak Milletvekili Ferhat Encu, 10 yıldır faillerin yargılanması için adalet arayışı içinde olduklarını söyledi. Roboski aileleri olarak, katliamın emrini veren ve faili olanların açığa çıkarılarak hukuk önünde hesap vermelerini talep ettiklerini söyleyen Encu, “Biz adalet mücadelesi veren Roboski ailelerine davalar açıldı, gözaltılar, tutuklamalar yapıldı. 34 insanı katleden kişiler hakkında dosyalar takipsizlikle sonuçlandı ama adalet mücadelesi verenler, Roboski aileleri halen yargılanmaktadır” dedi.

Ailelerin avukatlarından Kerem Altıparmak da sundukları yeni deliller ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduklarını, Diyarbakır’ın da başvuruyu Şırnak’a gönderdiğini belirtti:

“Bir önceki olayda olduğu gibi Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı önce kısıtlama kararı aldı. Kısıtlama kararı ne demek, ‘dosyanın içinde bir bilgi var ve o bilgiye bizim ulaşmamızı engelliyorlar’ demek. Biz o bilginin ne olduğunu öğrenemeden bu kez takipsizlik kararı verdi, 1,5 yıl sonra. Biz bu karara itiraz ettik. Aynı delillerimizi ve hukuki gerekçelerimizi bir kez daha ileri sürdük. 1,5 yıl karar verilmeyen konuda 72 saat içinde karar verilerek talebimiz reddedildi. Tabii ki birçok örnekte gördüğümüz gibi gerekçesiz bir kararla.”

Avukat Altıparmak, ülke tarihinin en büyük katliamlarından birini açığa çıkarma imkânının AYM’nin elinde olduğunu da ekleyerek, “AYM burada bir hak ihlali kararı verirse bu soruşturmanın açılması zorunlu bir hale gelecek. Bu sadece Roboskili ailelerin davası değildir. Bu Türkiye’de insan haklarına, insani değerlere inanan, evrensel değerler inanan herkesi davasıdır. Hukuki gerekçeleri ise fazlasıyla mevcuttur. Bu yönde bir başvuru yapıyoruz. Şunun karıştırılmamasını talep ediyorum. Bu dava önceki verilen kararın tekrar getirilmesi başvurusu değildir. Bu yeni delillerin bu dosyayı tekrar açma mecburiyeti doğurmasının başvurusudur. Talebimiz de bu yönde olacak” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus