Prof. Dr. Kemal Gözler yazdı: “Hak ve özgürlükler genelge, yönetmelik ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle değil ancak kanunla sınırlanabilir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Kemal Gözler blogunda, sokağa çıkma kısıtlamaları, sağlık personelinin istifa etmesine, alkollü içeceklerin satılmasına, kamusal alanlarda görevini ifa eden polislerin fotoğraflarının veya görüntülerinin alınıp yayınlanmasına getirilen yasaklar ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Gözler, konuyla ilgili, “Bunlar yönetmelikle veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yasaklanamaz. Kanunla getirilmemiş bir yasağın içeriğini tartışmaya dahi gerek yoktur. Kanun şeklinde yapılmamasından ötürü anayasaya aykırıdır” dedi.

Prof. Dr. Kemal Gözler, “GENELGE DEVLETİ: Hukukta Şeklin Önemi Üzerine” başlıklı yazısında genelgelerle getirilen yasaklarla ilgili şu değerlendirmelere yer verdi: 

“Bazıları, bu genelgelerin hukuka aykırılığını, onların içeriğine bakarak açıklıyorlar. Onlara göre, bu genelgelerle konulan normlar, içerik olarak, normlar hiyerarşisinin üst basamaklarında yer alan normlara aykırı oldukları için hukuka aykırıdırlar. Çünkü bu genelgeler normlar hiyerarşisinde en alt basamakta bulunurlar ve normlar hiyerarşisinin üst basamaklarında yer alan normlara aykırı olamazlar. Yanılıyorlar. Bu genelgelerin hukuka aykırı olmasının sebebi, bunların, normlar hiyerarşisinin en alt basamağında yer almaları ve bu hiyerarşide daha üst basamakta yer alan normlara içerik bakımından aykırı olmaları değildir. Bu genelgelerin hukuka aykırı olmasının sebebi, bunların normlar hiyerarşisine dâhil olmamasıdır.”

“İçki satışı yasağı, polislerin fotoğraflarını çekme yasağı, sokağa çıkma yasağı veya maske takma zorunluluğu yasaklarını getiren düzenlemeler, Resmî Gazetede yayınlanmalıdır ki vatandaşlar bu yasakları öğrenebilsinler ve davranışlarını ona göre ayarlasınlar. Hâlihazırda sokağa çıkma, içki satışı ve polislerin fotoğraflarının çekilmesi yasakları dâhil, pek çok yasak Resmî Gazetede yayınlanmamıştır.

“‘Ben bu yasağı bilmiyordum; bilseydim uyardım’ diyecek vatandaşlara devletin diyeceği tek bir söz yoktur. Vatandaşın gazete okuma zorunluluğu mu var? Vatandaşın televizyon izleme zorunluluğu mu var? Vatandaşın Cumhurbaşkanının, İçişleri Bakanının veya Sağlık Bakanının Twitter hesaplarını izleme zorunluluğu mu var? Vatandaşların İçişleri Bakanlığının, Sağlık Bakanlığının internet sitelerinin ‘genelgeler’ sayfasını takip etme zorunluluğu mu var? (Ki bu sayfalarda da söz konusu genelgelerin bazıları yoktur). Vatandaşların valiliklerin internet sitelerine girip il umumî hıfzıssıhha kurulu kararlarını arama zorunluluğu mu var?”

“Genelgeyle getirilen bu yasakların uygulanması konusunda da yığınla belirsizlik ve karmaşa yaşanması ihtimali vardır. Örneğin yasağa aykırı olarak polislerin görevini yaparken ses veya görüntülerini kaydeden kişiye uygulanacak yaptırım nedir? İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 27 Nisan 2021 tarih ve 2021/19 sayılı Genelgesinde emniyet personelinden ‘kayıt yapan kişileri engellemeleri’ istenmektedir. Polislerin ses veya görüntülerini kaydeden kişileri polisler nasıl engelleyecektir? Bu kişilerin fotoğraf makinesi veya cep telefonuna polis el mi koyacaktır? Veya fotoğraf makinesinde veya cep telefonundaki kaydını mı silecektir? Bunların yapılması bir ‘fiilî yol (voie de fait)’ oluşturur ve idarenin hukukî sorumluluğunu ve bunu yapan kamu görevlisinin de cezaî sorumluluğunu doğurur.”

Prof. Dr. Kemal Gözler’in yazısının tamamını okumak için tıklayınız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus